OSMAN’I SOYDULAR!..

Haniiiii;

Bir zamanlar yerde biten pıtırak misali bitip,

Avrupa’nın her yerine örümcek gibi dağılmış,

 Ağlarına düşürdüğünün emeğini,

Alın terini,

Dünyalığını,

Ahiretini çalmış Konya patentli,

Din menşeili 

Cin paş,

Şeytan paş,

Ye paş,

Yut paş,

Yim paş,

Kombassan denilen şirketlerin-holdinglerin semirdiği,

Sömürdüğü,

Üttüğü,

Vanılattığı-cazılattığı-soyduğu,

Soyup soğana çevirdiği Alamancı Osman dayı var ya!..

Hani,

Onlar ütüldükçe bizim kahrolduğumuz,

Aman dikkat edin bu yamyamlara deyip onlar adına hırsızı arsızı ifşa ederken kolluk gücü yada adli makamlarca kulağımızın çekildiği Osman,

Veya

Memed,

Yada adı her neyse o dayı var ya hani!..

Hah o dayı Türkiye’de artık.

Alamanyadan emekli oldu!..

Yada bir şekilde kendine maaş bağlattı Alaman parasından. (çok samimi bir arkadaşım vardı 79’da liseden mezun olur olmaz Almanyaya giden. “Gardaşım bizden öncekiler sadece yalan söylemeyi öğretmiş Almanlara da biz varınca, sahtekarlığı, devleti ütmeyi, milleti kandırmayı da üstüne ilave ettik demişti! Bu sayede, bir taraftan işsizlik maaşı alırken hastayım, ustayım, psikolojim bozuk neyim diye, diğer yandan sigortasız orda burda çalışır oldu Almanlarda aynı biz gibi!”)

Çarşı Pazar geziyor geziyor artık “Almanya bizi kıskanıyor” diye..!

Tabii,

Bu lafa hepimiz ya kızıyor,

Ya gülüyor,

Yada

Karşı koyuyoruz “almanlar bizim nemizi kıskanıyor lan” diyerek.

Halbuki,

Adamlar yerden göğe haklı.

Hatta,

Sadece Almanya da Almanlar değil,

İtalyanlar, Yunanlar, Fransızlar, Avusturyalılar, İsveçliler kimi ararsanız bizim Osman yada Memed dayı ile çalışan, dinime imanıma hepsi kıskanıyor.

Ama kimi?

Almanyada birlikte çalıştığı mesai arkadaşı Osman’ı tabi!..

Neden?

Çünkü,

Osman dolandırılmıştı faizsiz gelir diye…

Ütülmüş,

Geleceği çalınmıştı kendi din ve vatandaşları tarafından.

Aynı yerde çalışıyor,

Aynı maaşı alıyor,

Aynı ikramiyeyi alıyor,

Aynı harcamayı yapmıyorlardı,  Osman’ı soymuşlardı çünkü…

Ve

Osman emekli oldu,

Yada

Alman devletinin yasal açıklarından faydalanarak  bir şekilde kendine Yuro üzerinden 1900-2000 gibi bir para bağlattı ve bununla Türkiye’ye geldi.

Ütüldüğünde bizimde üzüldüğümüz Osman dayının evi var şimdi.

Arabası,

Yazlığı,

Sucuğundan pastırmasına, peynirinden zeytinine, sebzesi-meyvası, içeceği miçeceği, yağı-şerbeti dahil  İçi zırhazırh dolu buzdolabı,

TL’ye çevrildiğinde bu gün itibarı ile bıyığından adam asılır dört çocuklu bir babanın asgarisinden beş bin beş yüz tl kazandığı yurdumda, gün itibarı ile her ay gelen otuz altı bin beş türkiş lirası (rakam ile 36 bin 500 türkiş tl) her ay artarak cebine girmeye devam ediyor.

Hans dolandırılmadı, Piyer’de öyle.

Kimi Almanyanın öz evladı, kimi de bizimkiler gibi ekmeğinin peşine gurbete düşmüş adem-i mahlugat!..

Dün evleri kira idi,

 Bu gün belki bir evi bir de arabası var adamların!..

Ama buzdolabı boş!..

Gelecek ay yine aynısı,

Sonrası yine aynı, hep aynı,

Üstelik gidip sığınacak yerleri, başkaca ülkeleri de yok!..

Şu Alman, İtalyan, Fransız, İsveç yada Norveçli mesai arkadaşı Osman’ı veya Memedi kıskanmasın da ne yapsın Allah aşkına?!..

Adamlar “Almanya bizi kıskanıyor” diyor!..

Vallahi de billahi de haklı  ve doğru diyorlar… (ben beniken orta yerimden çatlıyorum da adamlar ne mok yesin!)

Biz neden üstümüze alıp gönülleniyorsak!?

Anlamak mümkün değil!..