BAHATTİN AKYÖN!..
Kim ki Kırıkkalenin gençlerine eğitim imkanı,
iş imkanı,
Sosyalleşme imkanı,
Onların,
Önce yaşadıkları mahalleye,
Şehre,
Bölgeye,
Ülkeye
Ve
En sonun da dünyaya faydalı birey olarak yetişmesine katkı sağlayacak aktiviteleri sunuyor, Allah ondan bin kere razı olsun derim, içinde kanımdan canımdan benim çocuğum olmasa bile. (ki, vatan evlatlarının hepsi bizim)
En genç nüfusa sahip illerden biriyiz.
Ağır sanayinin merkezi,
Hububatın türevi dahil,
Sulu tarımın ana vatanı,
Seracılığın henüz öğrencisiyiz.
Turizm cenneti olmamıza engel bir şey yok aslında,
Elimizden tutan olsa,
Bir de yol gösterenimiz,
Türkiyeyi geçtim dünya markası olmamız içten bile değil tarih ve çevre yönünden,
Ama
Kırıkkale burası!..
Tarihi dokumuzun yanı sıra,
Odunu diksen oduna hayat verecek toprağımız,
Yeşertecek suyumuz,
Büyütecek havamız var,
Ancak
Güvenimiz yok birbirimize.
Sırt sırta veremiyoruz,
Birleştiremiyoruz aklımızı,
Gücümüzü,
Sermayemizi,
Büyüyemiyoruz hep birlikte o nedenle.
Bir müselman,
Çıkarıyor kafasını malum cenderenin, kaynayan kazanın içinden,
Çekiyor aşağıdan başka bir müselman zebaniye gerek kalmadan.
Misal;
Aha bu yaz kimsenin aklında, fikrinde, fikriyatında olmadığı halde tüm dünyanın yaşadığı bizim ise sadece televizyondan seyrettiğimiz “Bisiklet” yarışlarını getirdi biri ayağımıza.
Nerdeyse her evde bir bisiklet olmasına,
Karneyi alan öğrencinin ilk hediyesi yine bir bisiklet olmasına
Lakin
Koca şehirde bir bisiklet yolu olmamasına rağmen bu adam, dünyanın ilgi-heyecan ve iddia ile izlediği ve katıldığı yarışların en büyük ayağının şehrimizden başlamasına neden oldu.
Tebrik etmek bir yana,
Hala köstek oluyoruz kimimiz rant hesabı yaparak,
Kimimizin yüksek egosu ve ben merkezciliği yüzünden,
Kimimizin ise kafasının çalışmadığından.
Adam;
Gençlerimizin kahvehanelerden,
Haptan-ilaçtan-sigaradan-alkolden, hırsızlıktan, kavgadan
Bilimum kötü alışkanlıklardan uzak kalmasını sağlayacak,
Üstüne,
Bizim bir bisiklet deyip geçtiğimiz, eskilerin şeytan icadı diye kapıya bastırmadığı aletle onların dünyayı tanıyıp cümle kainata entegrasyonunu sağlayacak imkanı ayağımıza getiriyor ve biz hala “mırın kırın” edip “üzümün çöpü-armudun sapı var” bahanelerini üretiyoruz.
Olmaz!..
Teşekkür etmeliyiz Bahattin Akyön’e destek olmalıyız, alkışlamalıyız, omuz vermeliyiz ki, yeni yeni Bahattin Akyönler çıksın aramızdan, çocuklarımızın umudu, klavuzu olup, onları dünyayla, dünyayı onlarla buluştursun.