TARA BABAM TARA!..

Garip mi desem,

Tuhaf mı desem,

İlginç

Yada

İncelemeye değer garabet mi desem bilemedim Kırıkkale´mizin siyaset ve siyasetçi portföyü için.

Normal değil!..

Çünkü,

Öncesi hariç, özellikle seksen dört belediye seçimlerinden itibaren tüm seçimlerde sadece bize özgü “hemşericilik ve bölgecilik” hadisesi hortladı dağarcığında bilgi birikimi olmayan insanların siyaset sahnesine çıkmasıyla birlikte.

Adayın adamlığı önemli değildi artık bu saatten sonra.

Eğitimi,

Bilgisi,

Hayali-fikri,

Projesi-uygulanabilirliği hiç mi hiç önemli değildi.

Bizim bölge mi,

Hemşeri yada köylü mü, seçilmesi için yeterliliği almış demektir adaylık her nereye ise siyasetçinin.

O nedenledir bu memleketin bir adım öne çıkamaması kendi ile birlikte vilayet olanların içerisinde,

Dolayısı ile,

Ekmek yok,

Aş yok,

Beklese iş yok güç yok,

Hatta

Direniyorum dese hayal yok-umut yok vatandaşta,

Ve

O nedenledir dünyadan göç alan şehrin, en çok göç veren bölgeler arasına girmesi.

Son günlerde bir de para mevzusu var tabi bölgecilikle birlikte revaçta olan.

Bir şekilde çıkmış memleketten para kazanmaya hemşerilerimiz,

Kimi bayram da gelmiş atasını ziyarete,

 Kimi seneler  sonra bir esinti ile uğramış,

Kimi haritada  severken,

Kimi de bir daha dönmemiş belki de.

Gurbette olmayan ise için de yaşadığı halde tavşan boku gibi ne etlisine karışmış bu güne kadar memleketin, ne de sütlüsüne.

Tutmuş birilerinin eteğinden,

Hep kazanmış,

Hep de kendine kazanmış.

Ancak

Gurbettekilerle birlikte aklı fikri Kırıkkale de.

Kırıkkale demişsem Kırıkkale´nin fiziki yapısın da değil tabi,

İnsanına başkanlık etmekte!

Yada

İnsanımızın vekaleti ile birlikte dokunulmazlık zırhına bürünüp en iyi bildiği işi yaparak para kazanmaya devam etmekte.

Bunun için sadece bölge nüfusuna kayıtlı olmak önemli tabi.

Parada var!..

Para varsa, satın alınacak adam envay çeşidinden var!

Hal böyleyken, ki böyle,

Ve

Kaçınılmaz son!..

Başkansa, kendi işinde.

Vekilse,

Yine kendi işinde.

Ve

Bu garabet,

Bu ucube,

Bu satılık tercih nerdeyse otuz küsur senedir bu memleketin insanı iş beklerken, aş beklerken, eğitim, sağlık, umut, beklerken gelecek nesillere ulaşmada,

Devam edip gitmekte garip bir şekilde.

Ve

Düzeltmek için kimse de elini taşın altına koymuyor!..

Ne diyelim bu durum da;

“kel başa şimşir tarak”

Sabah tara akşam tara, tara babam tara…

Tarak da memnun, kel baş da nasıl olsa!..