Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin normal tarihine epey bir süre olmasına hatta seçimlerin çok daha yeni yapılmasına rağmen ülkenin birinci gündem maddesi Cumhurbaşkanlığı seçimi.
Aslında ortalama bir hukuk devletinde tartışılması gereken konu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Anayasamıza göre normal şartlarda tekrar aday olamayacağından ötürü iktidarın Cumhurbaşkanı Adayının kim olacağıdır. Ancak anormal bir ülke olmamızdan olsa gerek Sayın Cumhurbaşkanının ama erken seçimle ama anayasa değişikliğiyle bir şekilde yeniden aday olacağı yönünde kimsenin bir şüphesi bulunmuyor.
Bunun yanında ise muhalefetin (muhalefetten kastım Cumhur İttifakı dışındaki tüm parti ve seçmenler) tek adayla mı yoksa herkesin kendi adayıyla mı seçime gireceğinin yanı sıra ana muhalefetin kimi aday göstereceği gündemin ana konusu. Aslında CHP’nin tavrı net Ekrem İmamoğlu’nu öyle ya da böyle aday yapacaklar. Adaylığı bir şekilde engellenirse mağdur edebiyatıyla, Genel Başkan sıfatıyla Özgür Özel kendisi aday olacak.
Yani Cumhuriyet Halk Partisinin gündeminde halkın en çok istediği isim olan Mansur Yavaş yok. Gündeme alıyorlarsa da ön seçim gibi kıvırmalarla önünün nasıl kesileceği noktasında alıyorlar.
Ekrem İmamoğlu kazanır mı? Kazanmaz mı? noktasında ki düşüncelerimi bir önceki köşe yazımda dile getirdim. Bugün ise Mansur Yavaş ve Recep Tayyip Erdoğan’ı değerlendireceğim. “Ekrem İmamoğlu Kazanacak Aday mı?” başlıklı önceki yazımda seçimin Kürt oyları üzerinden değil Anadolu’nun iç bölgeleri üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini, bu bölgede iktidar olmayanın Türkiye’de iktidar olamayacağını yazmıştım.
Yine aynı mantık üzerinden ilerlediğimizde İmamoğlu ile Erdoğan yarışında bu bölgelerin yani milliyetçi, muhafazakar ve merkez sağ seçmenlerin Erdoğan’ı destekleyeceklerini ifade etmiştim. Filmi başa sararsak ve Mansur Yavaş ile Recep Tayyip Erdoğan üzerinden bir seçim olacağını var sayarsak bütün senaryo bana göre değişir. Çünkü söz konusu seçmen yapısında aşırı muhafazakarlar ve merkez sağın bir bölümü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı desteklerken, kalan kısmın tamamı Mansur Yavaş’ı destekler.
Hele hele böyle bir seçim durumunda Kürt seçmenler ve PKK’nın uzantısı durumundaki DEM Parti, Mansur Yavaş’a oy moy yok şeklinde bir propaganda yürütürlerse Cumhur İttifakının içerisinde bulunan seçmenlerin milli duyguları iyice kabartılır ve Mansur Yavaş rekor oyla Cumhurbaşkanı seçilir.
Mansur Yavaş’ın ülkücü kökenli, CHP’li olmasının yanı sıra tüm siyasi görüşlere eşit davranıp yalnızca Kandil Dağı ve Domuz Bağcılara mesafeli olması önünü açan, halkta sevgisini büyüten en büyük etken.
Bunun yanında adaletin eğitimden ekonomiye her konuyu etkileyen faktör olması ve son yıllarda Türkiye’de adalete olan güvenin her geçen gün sarsılması hukukçu olan Mansur Yavaş’ı öne çıkartan bir başka etken. Ülke de adalet düzelirse her şey düzelir anlayışı Mansur Yavaş’ı iktidara taşıyacak olan düşüncedir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yerinde olsam 2023’te karşımda Kemal Kılıçdaroğlu’nu görmek isterdim bugün ise Ya Özgür Özel’i ya da Ekrem İmamoğlu’nu isterim. Karşımda görmek isteyeceğim en son kişi Mansur Yavaş olurdu… Sözün özü! Muhalefet ya Mansur Yavaş’ı aday yapacak ya da Erdoğan’ın bir dönem daha Cumhurbaşkanlığına razı gelecek! Hatta bu seçimde Kılıçdaroğlu’nun aldığı yüksek oyu bile beklemeyecek…