2013'te bin 313 hasta
Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD) Başkan Yardımcısı ve Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr Sedat Kaygusuz yaptığı açıklamada Dünyanın az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerinde AIDS yayılmaya devam ettiğini Toplumun konu hakkında yanlış ve eksik bilgi düzeyi hastalığın yayılmasında ve kontrol altına alınamamasında önemli bir rol oynamakta olduğu belirterek ' Tüm dünyada AIDS veya HIV enfeksiyonu konusunda toplum farkındalığını arttırmak amacıyla 1988 yılından beri 1 Aralık günü 'Dünya AIDS Günü' olarak kabul edilmekte ve bu günde çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Bu yılki tema, 'Açığı kapatmak: HIV tanısı, tedavisi, önlenmesi ve bakım hizmetlerinde kişiler arasındaki açığı kapatmak' olarak belirlenmiştir. HIV (Human immmunodeficiency virüs=İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü) enfeksiyonu ve AIDS, ilk olgunun tanımlandığı 1981'den bu yana geçen sürede dünya çapında 35 milyondan fazla kişiyi etkilemiştir. Sadece 2013'de 2,1 milyon yeni hasta tespit edilmiş ve bunlardan 1,5 milyonu ölmüştür. Günümüzde 35 milyondan fazla kişi HIV virüsü ile enfekte durumdadır. Bunların büyük bir bölümü (%71) Sahra altı Afrika bölgesinde yaşamaktadır. Ülkemizde ise, Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2013 yılı sonuna kadar 7528 HIV pozitifliği tespit edilmiştir ve son yıllarda tespit edilen olgu sayılarında hızlı bir artış dikkati çekmektedir. Sadece 2013 yılında yeni tanı alan hasta sayısı 1313'dür.' ifadesini kullandı.
AIDS tehdit değil
Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr Sedat Kaygusuz 2014 itibariyle enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanları olarak, tedavide gelinen noktayı henüz hastalığı tamamen yok edebilme aşamasına gelinmediğini belirterek ' Başka bir deyişle günümüzde HIV'den tamamen kurtulmak mümkün olmasa da, hastalıkla barış içinde yaşamak mümkündür. Hekime zamanında başvuran, düzenli takip edilen, ilaçlarını aksatmadan kullanan hastalar hem uzun ve kaliteli bir yaşam sürebilmekte, hem de hastalığın başkalarına bulaşmasını engellemiş olmaktadırlar. Toplumumuzun bireyleri geçmişten kalma yanlış bilgilere dayanarak, halen HIV enfeksiyonu ve AIDS'in sıra dışı kişilerin hastalığı olduğunu, herkesin bu enfeksiyonlar açısından tehdit altında olmadığını, HIV'in sosyal ilişkilerle de kişiden kişiye geçebileceğini düşünmektedir. Toplumdaki ve hastalardaki korku, ilk olgunun tanımlanmasından yaklaşık 30 seneye yakın zaman geçmesine rağmen devam etmektedir' ifadesini kullandı.
Hastalıktan korunmak mümkündür
Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr Sedat Kaygusuz AIDS hastalığı ile ilglii olarak şu önemli açıklamalarda bulundu ' HIV/AIDS toplumdaki tüm sosyal sınıflarda görülebilmektedir. AIDS'i önleyecek bir aşı halen yoktur. HIV enfeksiyonunun oluşumunu ve hastalık yapmasını önleyecek aşı çalışmaları olmakla beraber günümüzde henüz kullanılabilir aşı bulunmamaktadır. Ancak, bulaşmasını engelleyecek önlemlerle hastalıktan korunmak mümkündür. En önemli geçiş yolu korunmasız cinsel ilişkidir. Bu nedenle HIV'den korunmada en önemli yol cinsel ilişki esnasında prezervatif kullanımıdır. Nadiren kan ve kan ürünleri nakli ile bulaşabilmektedir. 1987 yılından beri tüm kan ve kan ürünlerinin HIV yönünden test edilmesi zorunlu hale getirilmiştir. Yine ender olarak anneden bebeğe doğum ya da emzirme sırasında geçiş de mümkündür. Ülkemizdeki HIV/AIDS'lilerin sayısı artmaya devam etmektedir. Son yıllarda özellikle gençler arasında daha fazla görülmektedir. Bu sayıda gerekli düşüşü sağlamak için HIV/AIDS'lilerin kendilerini ve başkalarını korumada daha dikkatli olmaları kan vermemeleri ve cinsel ilişkiye girerken prezervatif kullanmak gibi önlemleri yerine getirmeleri gerekmektedir. HIV dokunmak, tokalaşmak, sarılmak, gözyaşı, ter, tükürük, aynı yerde oturmak, aynı havayı solumak, aynı havuzu, banyoyu ve tuvaleti paylaşmak, kapı tokmağı, kulaklık ortak kullanımı ya da sivrisinek, arı sokması ile bulaşmaz. Hastalığın yayılmasını azaltmak için hem toplum, hem de HIV/AIDS hastaları özellikle güvenli seks/doğru prezervatif kullanımı konusunda bilgilenmelidir. Unutulmamalıdır ki hem hastalar, hem de toplum basit yöntemlerle, doğru prezervatif kullanımıyla kendilerini ve toplumun geri kalanını koruyabilirler. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de HIV enfeksiyonunun yayılımını önlemede toplumsal farkındalığın artması ve doğru bilgilendirme büyük önem taşımaktadır. Siz değerli basın mensuplarımız aracılığı ile 'Dünya AIDS Günü' vasıtasıyla hastalığın bulaşma yolları ve hastalıktan korunma yolları konusunda toplumumuzun dikkatlerini çekmek istemekteyiz'




