Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Son dönemde görevleri başında şehit olan polisleri hatırlatan Öztürk, düzenlemenin temel amacının polislerin hayati tehlike karşısında hukuki tereddüt yaşamadan müdahale edebilmesini sağlamak olduğunu belirtti.

“POLİSİMİZİN HAYATI SANİYELER İÇERİSİNDE TEHLİKEYE GİREBİLİYOR”

Görev başında hayatını kaybeden polis memurlarına dikkat çeken Öztürk, 7 Ekim’de Ankara’da kimlik kontrolü sırasında silahlı saldırıya uğrayan Ahmet Türkoğlu’nu, eylül ayında İstanbul Esenyurt’ta trafik denetimi sırasında saldırıya uğrayan Mehmet Ali Topatan’ı ve mayıs ayında Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde silahlı kavga ihbarına müdahale ederken şehit olan Erkan Tütüncüler ile Emrah Koç’u andı.

Bu olayların polislerin saniyeler içerisinde ölümcül tehlikeyle karşı karşıya kalabildiğini gösterdiğini ifade eden Öztürk, kanun teklifinin müdahale yetkisinin hangi şartlarda kullanılacağını açıkça belirlemeyi amaçladığını kaydetti. Öztürk, polislerin kendilerine veya vatandaşlara yönelen ölümcül tehlike karşısında kanunun verdiği yetkiyi kullanırken hukuki belirsizlik nedeniyle çekinmemesi gerektiğini vurguladı.

SİLAH KULLANMA ŞARTLARI NETLEŞTİRİLECEK

Teklifte, mevcut kanunun 16’ncı maddesinde yer alan zor ve silah kullanma yetkisine ilişkin hükümlerin daha açık hâle getirilmesi hedefleniyor. Öztürk’ün açıklamasına göre, kişiye doğru ateş edilmesinin ölüm veya ağır yaralanmaya yol açabilecek ağır ve yakın bir tehlikenin bulunması ve bu tehlikenin daha hafif, etkili bir müdahale aracıyla giderilememesi şartına bağlanması öngörülüyor. Ölümle sonuçlanması kuvvetle muhtemel silah kullanımında ise kişinin hayatına yönelik mevcut ve yakın tehlikeyi ortadan kaldırmak için mutlak zorunluluk aranacak.

Teklifte ayrıca bıçak, balta ve benzeri kesici, delici ve ezici aletlerle gerçekleştirilen veya gerçekleşmesi muhakkak ve yakın olan ağır saldırılara ilişkin hükümlerin açıkça düzenlenmesi amaçlanıyor. Öztürk, burada belirleyici unsurun saldırıda kullanılan aracın türünden ziyade saldırının ağırlığı, tehlikenin yakınlığı ve müdahalenin zorunluluğu olduğunu ifade etti.

KAÇAN ŞÜPHELİYE ATEŞ ETMENİN SINIRLARI AÇIKLANACAK

Kanun teklifinde kaçan şüphelilere karşı silah kullanılmasıyla ilgili hükümlerin de netleştirilmesi öngörülüyor. Buna göre, bir kişinin yalnızca kaçıyor olması silah kullanılmasını haklı kılmayacak. Ağır ve yakın tehlikenin somut olgularla ortaya konulması ve şüphelinin başka şekilde yakalanmasının mümkün olmaması aranacak.

Öztürk, polisin müdahale kararının hukuki incelemesinde olay anında bilinen veya somut koşullara göre makul olarak bilinebilecek olguların esas alınmasını istediklerini belirtti. Böylece görev sırasında verilen kararların değerlendirilmesinde daha açık ve öngörülebilir ölçütler oluşturulmasının hedeflendiğini kaydetti.

POLİSLER İÇİN 24 SAAT İÇİNDE HUKUKİ YARDIM SÜRECİ BAŞLAYACAK

Kırıkkale FK, bugün Ağrı 1970 Spor'a konuk olacak
Kırıkkale FK, bugün Ağrı 1970 Spor'a konuk olacak
İçeriği Görüntüle

Teklifin önemli başlıklarından biri de polislerin görev sırasında karşılaşabilecekleri adli ve disiplin süreçlerinde hukuki güvencelerinin artırılması oldu. Öztürk, mevcut düzenlemede devlet tarafından karşılanan avukatlık ücretinin belirli şartlara bağlı olduğunu hatırlatarak, yeni teklifle görevi nedeniyle zor veya silah kullanan polis hakkında adli ya da disiplin soruşturması başlatılması durumunda talep aranmaksızın hukuki yardım sağlanmasının öngörüldüğünü bildirdi. Açıklamaya göre, soruşturmanın öğrenilmesinden itibaren müdafi veya vekil görevlendirilmesi ya da avukatlık ücretinin karşılanmasına ilişkin işlemler gecikmeksizin ve en geç 24 saat içerisinde başlatılacak.

UYARI ATIŞLARINA YENİ SINIRLAMALAR GELİYOR

Teklifte, elektrik akımıyla geçici etkisizleştirme sağlayan cihazlar gibi müdahale araçlarının maddi güç kapsamına açıkça alınması da yer alıyor. Bu araçların eğitimli personel tarafından, belirlenen güvenlik ve sağlık şartlarına uygun şekilde kullanılması düzenlenecek. Öte yandan yerleşim yerlerinde, kapalı alanlarda, kalabalık ortamlarda ve merminin güvenli şekilde düşeceği veya sekebileceği alanın belirlenemediği durumlarda uyarı atışının yasaklanması öngörülüyor. Kanuna eklenmesi teklif edilen bir diğer düzenlemeyle polislere koruyucu ekipman ve uygun olay kayıt sistemleri temin edilmesi, yılda en az bir kez senaryo temelli uygulamalı yenileme eğitimi verilmesi de kurumsal yükümlülük hâline getirilecek.

“POLİSİMİZE SINIRSIZ YETKİ TANIMIYORUZ”

Kanun teklifinin silah kullanımını artırmayı değil, gerekli müdahalenin hukuki şartlarını belirginleştirmeyi amaçladığını vurgulayan Öztürk, düzenlemenin hem polislerin görev güvenliğini hem de vatandaşların yaşam hakkını korumaya yönelik olduğunu ifade etti.

Öztürk, açıklamasında şu değerlendirmede bulundu: “Bu düzenlemeyle polisimize sınırsız bir yetki tanımıyoruz. Hukuka uygun müdahalenin şartlarını açıklığa kavuştururken keyfî ve ölçüsüz güç kullanımının önüne geçecek sınırları da belirliyoruz.” Görev başında fedakârca çalışan polislerin yanında olmaya devam edeceklerini belirten Öztürk, şehit polisleri rahmet ve minnetle andı, Türk Polis Teşkilatı mensuplarına görevlerinde kolaylıklar diledi.

Muhabir: Haber Merkezi