Ev yangınında 75 yaşındaki kadın hayatını kaybetti
Ev yangınında 75 yaşındaki kadın hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle

Eskişehir'de meydana gelen damacana hırsızlığı ile alakalı, gerçek suçluya benzediği için açık cezaevinden çıkmaya hazırlandığı sırada, kendisine 2 yıl 6 ay hapis cezası verilen Seçkin Uslu, işlemediği suçtan dolayı 4 ay hapis yattıktan sonra avukatı aracılığıyla tahliye oldu. Sürecin takipçisi olacağını söyleyen Uslu'nun başından geçen olay Pardon isimli filmin senaryosuna benzetildi.

Odunpazarı ilçesi Akarbaşı Mahallesi Buket Sokak üzerinde bulunan bir ikamette 25 Ocak 2025 tarihinde yaşanan damacana hırsızlığı olayının ardından İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri bölgedeki güvenlik kamerası görüntülerini inceledi. Yapılan incelemeler neticesinde, daha önceden benzer suç kaydı bulunan ve açık cezaevinde bulunan Seçkin Uslu, olayla ilişkilendirilerek hakkında işlem yapıldı. Emniyetteki sorgusunda suçlamaları kesin bir dille reddeden ve damacana hırsızlığından haberi olmadığını belirten Seçkin Uslu, buradaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.

Mahkeme 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi

Mahkemeye çıkan Seçkin Uslu hakkında, geçmişteki infaz dosyaları da dikkate alınarak karar verildi. İlk aşamada 5 yıl hapis cezasına çarptırılan Uslu'nun cezası, mahkeme tarafından indirim uygulanarak 2 yıl 6 aya düşürüldü. Uslu, polisin kendisine bir yanlışlık yapıldığını ve avukat yardımıyla kısa sürede dışarı çıkabileceğini ilettiğini iddia etse de, Eskişehir L Tipi Cezaevine gönderilmekten kurtulamadı. Cezaevinde geçirdiği 4 aylık zorlu sürecin ardından Avukat Burak Ağıldere ve Avukat Buğra Sarı ile yolları kesişen Uslu için umut ışığı doğdu. Avukat Ağıldere'nin duruma müdahale ederek gerçekleştirdiği etkili itirazlar ve hukuki girişimler neticesinde Seçkin Uslu nihayet tahliye edilerek özgürlüğüne kavuştu.

Gerçek hırsız başka suçta yakalanınca her şey ortaya çıktı

Seçkin Uslu'nun cezaevinden çıkışını sağlayan asıl gelişme ise başka bir suç mahallinde yaşandı. Akarbaşı Mahallesi'ndeki damacana hırsızlığının asıl faili olan Gültekin H.B., bambaşka bir hırsızlık suçlamasıyla polis ekiplerince kıskıvrak yakalandı. Emniyette yapılan detaylı işlemler esnasında şüpheli, daha önce hiç alakasının olmadığını iddia eden Seçkin Uslu'nun yattığı suçu da bizzat kendisinin işlediğini itiraf etti. İtirafın ardından mahkemeye sevk edilen Gültekin H.B. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yanlışlık nedeniyle yaşadığı psikolojik ve maddi yıkımı dile getiren Seçkin Uslu, sürecin peşini bırakmaya niyeti olmadığını belirtti. Yaşadığı mağduriyetin sadece özgürlüğünün kısıtlanmasıyla sınırlı kalmadığını vurgulayan Uslu, çevresi tarafından hor görüldüğünü, evlatlarına karşı büyük bir mahcubiyet duyduğunu ifade etti. Aynı zamanda mesleği olan elektrik ustalığı nedeniyle esnaf olarak ticari itibarının zedelendiğini ve işlerinin kötü etkilendiğini kaydeden Uslu, avukatı aracılığıyla yaşanan bu haksızlığa karşı kapsamlı bir hukuki süreç başlatacağını vurguladı.

'Bana önce 5 yıl, ardından indirimle 2 yıl 6 ay ceza verdiler'

Konuyla alakalı konuşan Seçkin Uslu, '8 ay önce Akarbaşı Mahallesi'nde su damacanalarından para çalınıyormuş. Yanıma gelen bir polis memuru, 'Benzerlikten dolayı sen çaldın' dedi. Ben 'Ben değilim efendim, bin tane şahit getiririm' dedim. Buna rağmen gözümün içine bakarak 'Tamam, sen değilsin' dedi. O sırada başka bir suçtan cezaevindeydim. Ben cezaevindeyken gerçek suçluyu bulamayıp dosyayı benim üzerime yıktılar. Hakimin ve savcının karşısına çıktığımda bana önce 5 yıl, ardından indirimle 2 yıl 6 ay ceza verdiler. Normalde cezaevinden çıkacaktım ancak bu ceza infazımı bozdu ve bu yüzden 4 ay fazladan cezaevinde kaldım' dedi.

'Bu mesele yüzünden 4 ay yattım'

Gerçeği anlama süreci ile alakalı da konuşan Uslu;

'Gerçeği nasıl mı öğrendim? O hırsızlık yapan şahıs halen mahallelerde, fotoğraftaki haliyle çalmaya devam ediyordu; bense o suçtan dolayı cezaevindeydim. Hakime ve savcıya 'Bin tane şahit getiririm' dememe rağmen bana yine de bu cezayı verdiler. Adli süreçten sonra Ankara'ya dilekçeler yazdım; 'Ben değilim, bin tane şahit getireyim' dedim. Ancak cezaevinde imkanlar kısıtlı olduğu için sadece dilekçe yazabiliyorsunuz. Param olmadığı için avukat da tutamadım. Mağdur durumdaydım. Daha sonra bir şekilde bir avukat bulduk, sağ olsun beni bu davadan kurtardı. Odunpazarı İlçe Emniyet Müdürlüğüne gittiğinde gerçek suçlunun suçunu itiraf ettiğini öğrendi. Avukat beni dışarı çıkarttı ama ben bu mesele yüzünden 4 ay yattım. Mahallede adım çıktı, çoluk çocuğum duydu. Ben adalet istiyorum.'

'Bunların sorgulanmasını istiyorum'

Cezaevine girmesinin işlerini ve aile yaşantısına olumsuz etkilediğini söyleyen Seçkin Uslu, 'Ağır ceza mahkemesi kararıyla suçsuzluğum kabul edildi ve bu şekilde çıktım. Ama benim orada yattığım 4 ay ne olacak? Mahallede çoluk çocuğuma rezil olduğum ne olacak? O polis memuru bana 'Sen değilsin' dediği halde o dosyayı neden benim üzerime yıktı? Bunların sorgulanmasını istiyorum. Önceki suçlarım arasında kavga gibi üzerime atılı bir suç vardı; suçumu biliyordum ve cezamı çektim. Bu yüzden daha dikkatli davranıyordum ama su damacanası olayından ceza gelince elimden infazımı aldılar. Mesele çözülene kadar 4-5 ay geçti. Kendim elektrik ustasıyım, işim ve piyasam vardı ama piyasam bitti. Artık insanlar bana başka gözle bakıyor. O tarihte Akarbaşı'ndaki su damacanacısında kesinlikle yoktuk, olayla uzaktan yakından hiç alakam yok. Şahısla vücut yapısı olarak biraz benzerliğim var ama yüz olarak yok. Buna rağmen savcı ve hakim bu cezayı bana nasıl verdi, nasıl onayladı? Bunun soruşturulmasını istiyorum. Avukat tutmasaydım yine çıkamazdım; infazımı aldıkları için 3 yıl daha yatacaktım. Avukatımdan; gerek apartmana gerekse o polis memuruna karşı maddi ve manevi her türlü tazminat davasını açmasını istiyorum. Benim olmadığımı bile bile, yüzüme söylemelerine rağmen dosyayı neden üzerime yıktıklarının soruşturulmasını istiyorum. Kaç yaşındayım, çoluk çocuğum var; mahallede 'su damacanası hırsızı' durumuna düşürüldüm' ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA