Bugün, 15 Ağustos 2022 Pazartesi

Ahmet YEŞİL


İSTİFA YOK!..

İSTİFA YOK!..


İsveç ulaştırma başbakanı evinde sigortasız işçi çalıştırdığı için istifa etmiş.

Japonya başbakanı Amerikan üssünün kapatılma sözüne sadık kalmadığı için istifa etmiş.

Mısır ulaştırma bakanı 49 kişinin ölümünden sorumluyum demiş istifa etmiş.

Letonya başbakanı alışveriş merkezinin çatısı çöktü diye istifa etmiş.

Makedonya ulaştırma bakanı etik kurallara uyamadım diye istifa etmiş.

Portekiz maliye bakanı yolsuzluktan gitmiş…

Feribot faciası güney Kore başbakanını götürmüş.

Daha çok yenilerde Avusturya başbakanı istifa etti yolsuzluk şaibesi çıkınca,

Aşı karşıtı olduğu için stadyuma almadılar Brezilya devlet başkanını, Ankaragücü amigosu Hüsnü gibi dımdızlak kalakaldı kapıda...

Dünya bu halde ise kime ne gam!..

Bir zamanlar bizde de,

Çok başarılı olmasına rağmen bir artistle adı çıktığı için istifa eden bakan vardı mesela…

Distribütörlüğünü yaptığı silahın bakanlığına alındığı anlaşılınca istifa edeni  vardı,

Parlamentoda  çoğunluğu olmasına rağmen ara senatör seçimini kaybettiğinde istifa eden hükümet bile vardı.

 Herkes dürüst, düzgün,

Kamu malına muhafız olacak diye bir şey yok memlekette…

Eskiden vardı münferit,

Ancak  günümüzde,

Kendi bakanlığına kazık atan,

Yolsuzluk yaparken yakalanan,

Hırsızlık,

Usulsüzlük,

Mafya ile habul-gubul olup,

Oraya-buraya çökene iltimas geçip,

Nüfus ticareti,

Hatta

Ayan-beyan, organize şekilde

Partizanlık yaparken cürm-ü meşit olanı da var,

 Lakin

 istifa yok!..

Görevden alma ise,

Hiç yok!...

Hani diyorlar ya mikrofon uzatıldığında geçmişimizde kuyruklar var,

Yokluk var,

sefalet falan-filan var diye…

Hah!..

Belki doğru  geçmişimizde o dedikleri vardı ama devlet adamlığı da vardı Almanya´yı, Avusturya´yı, Japonya´yı  velhasıl dünyayı kıskandıracak.

Saygı vardı,

Nezaket-zerafet,

Kırmızı ışıkta bekleyen başbakanımız,

Ana muhalefet partisi başkanımız,

Hatta

Cumhur başkanımız  bile vardı.

O cumhurbaşkanı ki,

Markete gidip sırasını beklerken,

Yaptığı düğün de harcadığı elektriğin,

Akıttığı suyun son kuruşuna kadar ödemiştir devlete.

Hem de çalışan herkesin o günlük yevmiyesini ve sigortasını vererek…

Makam arabasına çocuklarını bindirmeyeni  mi ararsın cumhurbaşkanlarından,

Kendi  aracı ile asker ziyaretine gelip nizamiye de bekleyen bakanı mı ararsın, (ben tanığım, zamanın  milli eğitim bakanı Metin Bostancıoğlu´nu As kebapta yemek yerken görüp, yanına gitmiş sohbet etmiştim. Sonrasında o, ben ve özel kalemi Ahmet İnal  tugay komutanlığının nizamiyesinde yeğenini ziyaret edip dönmüştük.)

Öz yeğeninin ceza evine girmesine ses çıkarmayan başbakanı mı ararsın geçmişimizde hangisini ararsın?

Şu anda imrenerek seyrettiğimiz,

Duyduğumuz ne varsa dünya ülkelerin de,

Yirmi yıldır ara versek de hepsi vardı bizim de geçmişimiz de.

İnşallah yine olur!..