YANDAŞ MEDYA MIYIZ?

YANDAŞ MEDYA MIYIZ?

Abone Ol

 

Muhalif her hangi birisi ile oturalım hemen ülke veya şehir problemlerini saymaya başlar. Ve arkasında der ki “Bunları yazamıyorsunuz demi, çünkü yandaş medyasınız!” Bu yandaş medya sözü yalnızca temsil ettiğim kuruma değil bütün gazetelere ve gazetecilerimize söylenen bir yakıştırma.

Aylardır düşünüyorum acaba biz “Yandaş Medya mıyız?”

Şimdi muhalefet partilerimizin herhangi birinin il başkanıyla otursak bize işimizi öğretmeye başlar. Şunu yazın, bunu yazın, şehrin sorunlarını hiç dile getirmiyorsunuz.

Bakıyorum hem bizim, hem şehrimizde ki diğer gazetelerin arşivlerine, hangi siyasetçi ne demişse haber olmuş. Hangi açıklamayı yaptıysa yorum dahi eklenmeden haberleştirilmiş. Şimdi bu gazeteler “Yandaş” olsa muhalif il başkanlarının açıklamalarını çoğu zaman manşetten vermek sureti ile yayınlar mı?

Mesela Saadet Partisi İl Başkanı Sayın Faruk Vurgun her hafta basın açıklaması yapar. Yaptığı her açıklama şehirde faaliyet gösteren 4 gazetede de eksiksiz yer alır. Saadet Partisinin hem yerel hem genel oyu belli. “Yandaş” olunsa her hafta, hükümeti eleştiren açıklamaları gazeteler de yer alır mı?

CHP Milletvekili Sayın Ahmet Önal´ın, CHP İl Başkanı Sayın Av. Onur Yüksel Bozdağ´ın, CHP Merkez İlçe Başkanı Sayın Yücel Kızık´ın her açıklaması, her yaptıkları çoğunlukla manşetten veya sür manşetten verilir.

Cumhur ittifakı ortağı ama şimdi de, değilken de MHP´li bütün isimlerin haberleri her zaman geniş yer bulmuştur gazetelerde.

Sayın Bülent Şükrü Altınışık´a sorsanız gazetecilik bitti der. Şehrin sorunlarını sıralar ve ya korkuyorsunuz, ya tehdit ediliyorsunuz ya da yandaşsınız deyip üzerine yazamıyorsunuz diyerek kapatır konuyu.

Biraz araştırma yaptım, son 2 – 3 yıl içerisinde Muhalefet ne kadar sorununu dile getirmiş şehrin, gazeteciler ne kadar getirmiş? Ahmet Önal´ın milletvekili olması ile birlikte şehrin sorunlarını sık sık dile getirdiğinin altını çizip hakkını yemeyelim. Ancak özellikle il başkanlarının dile getirdiği sorundan çok gazeteler ve gazeteciler şehrin sorunlarını dile getirmiş. Muhalif İl Genel Meclis Üyeleri, Belediye Meclis Üyelerinin sessiz kaldığı gündeme getirmediği, il başkanlarının ilçe başkanlarının sessiz kaldığı tüm sorunları bir bir bir gazeteciler seslendirmiş.

Bu araştırmadan sonra kendi kendime ulan siyaseti yapan onlar, sorunları dile getirip kendini riske atan biz, gazeteci miyiz? Yoksa Don Kişot muyuz? Diye kendime sormadım değil!

Ama daha önemlisi, sorunun cevabını buldum, Yandaş mıyız? Değil miyiz?

Gazeteciler yandaş! Evet! Yanlış okumadınız ama gazeteciler şehrinden, halkından yana yandaş! Muhalif siyasetçilerde yandaş! Ama onlar sorunları dile getirmediklerinden, yanlışları göz ardı ettiklerinden, protesto etmek gibi eylemlerden uzak durarak iktidardan yana yandaş!

Ülke gündemi hakkında birkaç kaçak cümle kurup, sosyal medya hesaplarından Genel Başkanlarının söylemlerini paylaşarak muhalefet yapıyorlar. Bunu yaparken kimsenin ayağına basmıyorlar, bunu yaparken şehirde hiçbir tartışmanın içerisine girmiyorlar. Ya hu Belediye Başkanını en son hangi il başkanı ne zaman eleştirmiş? En son eleştirisinden önce en son ne zaman hangi il başkanı eleştirmiş?

Balışeyh´te ki imar uygulaması hakkında bir kereye mahsus Ahmet Önal´dan  ve İl Kongresinde Deva Partisi İl Başkanı İsmail Oğuz Karakuş´tan başka hangi siyasetçi ağzını açmış?

Pandemi sürecinde, ekonomik olarak birçok sorun yaşarken şehrin en işlek caddelerinde parkomat uygulamasına geçilirken, hangi muhalif isim sesini yükseltmiş?

Villa Projesi hariç Belediye Meclisinde hangi şeye muhalif olunmuş, belediye meclis üyeleri sesini yükseltmiş, sorunları en üst perdeden dile getirmiş?

Tıp Fakültesinde 9 aydır bozuk olan, Yüksek İhtisas Hastanesinde 24 saat esasına göre çalışmayan MR krizi hakkında konuşan, eleştiren bana bir tane siyasetçi söyleyebilir misiniz?

Sorun Kırıkkale´de gazeteci yokluğu değil! Sorun Kırıkkale´de “Yandaş Gazeteci” çokluğu da değil! Sorun Kırıkkale´de muhalif parti yoksunluğudur. Sorun Kırıkkale´de yandaş muhalefettir. Sorun Kırıkkale´de, Kırıkkale´ye hizmet edeyim mantığı ile siyaset yapan insan azlığıdır. Sorun Kırıkkale´de partilerin kalıplaşmış oyuna talip olup, genel merkez düzeyinde kalıplaşmış oyun kazanabileceği bir sırada yer almak için mücadele eden siyasetçi çokluğudur.

Yani sorun bizler değil, aynaya baktığınızda gördüklerinizdir!