96 yada 97 tam hatırlamıyorum yılını…
Orhan Battaloğlu istifa etmiş,
Tüzük gereği teşkilattan sorumlu il başkan yardımcısı olarak Kırıkkale CHP il başkanı ben olmuştum.
Hükümet ortağıyız!..
Başta sanayi bakanlığı olmak üzere,
Bir çok icracı bakanlık biz de!..
Dolayısıyla,
Kimi iş için geliyor partiye,
Kimi tayin,
Bazısı da terfi için.
Gelenin gidenin haddi hesabı yok ama bizim de devlet içerisinde yapabileceğimiz, sözümüzü dinletip, nazımızı geçirebileceğimiz kimsemiz yok…
Tutturmuşlar bir adalet,
Adil olma hevesi,
İl başkanı olarak gidiyoruz kırk yıldır partiye hizmet etmiş adamın evladı için bakanın yanına,
“ biz onlar gibi olmayacağız” deyip geri gönderiyorlar bizi.
Uzun lafın kısası!
Gazeteci arkadaşlar geldi bir gün, makine kimyanın geleceği ile ilgili ne düşündüğümüzü öğrenmek için.
Anlattım!..
Aklıma gelen tüm güzel şeyleri sıraladım (tabi şimdiki gibi şirketleşiyoruz ayakları ile özelleştirileceği şeytanın bile aklına gelmezdi, gelse bile, o zamanki Kırıkkale insanı o şeytanı iki bacağından tuttuğu gibi ağzına kadar yırtardı.)
Ve
En sonunda “çok yakında tam kapasite ve mesai ile MKE işletmelerine en az 600 kişi alınacaktır” dedim.
Çay içtik,
Pasta yerken başkaca geyik muhabbeti yaptık ve vedalaştık arkadaşlarla…
Onları yolcu etmemle dükkana gelmem arasında bir saat geçti geçmedi,
Anam!..
Dükkanın içi adam dolu..!
Hayırdır!?
Başkan makine kimyaya altı yüz kişi alınacakmış, benim oğlanı da unutma kurban olayım!..
Allah allah!..
Diyemiyorum ki,
O rakamı sırf gazetecilerin baskısından kurtulmak adına ben söyledim. Ne bakanın, ne genel müdürün, ne de hükümetin başının bundan haberi yok!..
Dükkanı kapatana kadar gelenden gidenden başımı alamadım,
Sabaha kadar da ev telefonum (cep telefonu herkeste yok o zaman) bir dakika susmadı.
Sabah dükkana vardığımda ahaliyi beni beklerken buldum.
Yok,
Olmaz,
Bakarız falan dedimse de gelenden gidenden başımı alamıyorum!..
Öğleden sonra yedi-sekiz araba arka arkaya düştük sanayi bakanın Mehmet Dönen’in odasına. Arz ettim derdimizi,
600 kişi alacakmışsınız, partili arkadaşların çocuklarından-torunlarından tercih edin sevgili bakanım dedim…
Adam yok kardeşim öyle bir şey,
Hatta
Şu şu nedenlerle küçülmeye bile gidilebilir, onun olmaması için direniyoruz dedi, MKE genel müdürü Emin Gök’ün makamına pasladı bizi.
Rahmetli,
Kapıda karşıladı!..
Çay kahve faslı esnasında meramımızı anlatıp, alınacak 600 işçinin bu güne kadar kendine torpil bulamamış partili arkadaşların çocuklarının içinden olmasını talep ettim…
Adam bir la havle çekip kafayı oraya buraya salladıktan sonra,
“Yahu kardeşim kim çıkarıyor bu lafı, hangi fikirsiz, sorumsuz beynin üretimi bu işler, sabaha kadar milletvekilleri, genel müdürler, amir memur, bakan, lan babam bile uyutmadı beni ille de falanın oğluna yardımcı ol oğlum diye!”
Teşbihte hata olmasın;
MHP milletvekili Halil Öztürk son dönemde 83 kişiyi işe aldırmış,
Öncesinde de,
Kırıkkale de yüzlerce insana iş verip ekmek sahibi olmalarını sağlamış!.. (kimsenin haberi yok, kimse duymamış, işe gireni-çıkanı gören de yok! Ve haber doğru ise, AKP’li gençler niye işsiz?! Ramazan Can ne iş yapar?)
İlgisi alakası yok
Ama
Haberi okuyunca aklıma geldi laf olsun diye ortaya attığım martal..!,
Ve
Herkesi geçtim,
Başta kendi yalanıma kendimin inanması!..
O misal!..