KÖTÜ HASAN!..

KÖTÜ HASAN!..

Abone Ol

Gün doğmadan Eşeğine satacağı malı yükleyip  yola düşen köylü,

Dağlardan,

Tepelerden,

Derelerden geçtikten iki saat sonra Kalecik pazarında ürününü satıp dönerken henüz yolun yarısına ulaşmış Ahmet hocanın kötü Hasanla karşılaşırmış her Salı… ( kalecik pazarı Salı günleri kurulur ve son dönemlerini hatırlarım Hasan dayının, hala öyleydi!)

Nedeni,

Herkesten evvel kalkıp yola koyulmasına rağmen Eşeği Yarenin her gördüğü boku durup durup koklaması…

Adam ince,

Adam naif bir köylüye göre,

Kibar.

Merhametli her şeyden evvel,

Değil imballamak-vurmak,

Yüksek sesle bile hönkürmüyor bazen yoldan çıkıp tarlanın ortasındaki boku dahi koklamaya çalışan eşeğe!...

Dediği,

“varıyom yanına valla bu sefer döveceğim seni eşeğim”

Yaptığı,

En kısık sesle tehdit!..

Zaten,

 Yaren de ne duyuyor kısık sesle söylenmiş bu sözü,

Ne de bir yerine takıyor duysa da hönkürülmeden yapılan tehditi…

Dövmez,

Sövmez,

İncinecek diye korkar sadece eşeği değil konu komşu,

Kurt-kuş,

Ağaç-çiçek,

Börtü-böcek ne varsa gözünün gördüğü, görüp dünyayı paylaştığı…

Kendi halinde,

Kendi kendine yeten,

Olanı paylaşan,

Olmayan için kahırlanmayan dünya güzeli bir Adem-i mahlugat yani…

Ki,

Adam vurmaya,

Kırmaya,

Kırıp yıllarca damlarda yatmaya alışmış Kalecik’in Çukur köylülerinin gözünde O nedenledir Ahmet hocanın oğlu Hasan dayının lakabının “KÖTÜ” kalması…

O misal;

Naifliğinden,

Adamlığından,

Merhametinden

Ve

İnsanlığından şüphe etmediğim gazeteci bazı arkadaşlar, sırf muhatapları incinmesin kibarlığıyla bir şeyler anlatmaya çalışıyorlar hem kamuoyuna hem kendilerine ama, Ahmet hocanın kötü Hasan misali bunu en kısık ses ve incelikle yapıyorlar ki,  Eşeği yaren gibi ne duyan var, nede duysa bir yerlerine takan o sesi…

Bakalım sonuç nereye varır!..

Giderken giderken yeter artık kokladığın bok deyip o imbalı batırır mı insanlık sen şurada az biraz soluklan diye bizimkiler,

Yoksa,

Tehdit bile sayılmayacak incelik ve kibarlıkla hala birilerine “geliyom yanına vuracağım haaa” demeye devam mı ederler,

Yaşarsak göreceğiz!..