KIRIKKALE SPOR VE SİNERJİ!..

KIRIKKALE SPOR VE SİNERJİ!..

Abone Ol

Başpınar stadyumunun duvarları henüz yeterli yüksekliğe ulaşmadığı günlerde oynanan bir maça bilet almış içeri girecekken,  ağacın üzerinde tünemiş on altı yaşlarında bir çocuk gözüme ilişti.

Hop oturup hop kalkıyor bebe,

Bazen mırıldanıyor kendi kendine,

Bazen de avazı çıktığı kadar bağırıyor herkese…

“beş numaraaaaa, senin varya senin… laaan dokuz numara öyle mi vurulur oğlum topa, yanına gelirsem ananı avradını..!”

Kaleci nasiplendi,

On, onbir numara nasiplendi,

İlerleyen dakikalarda karşı takımı bitirdi malzemeci ve yedekleri ile birlikte,

Kendi takımına, yani Kırıkkale spora başladı;

“lan seni takıma alanın… lan ruhsuz dönmeler, hocaaaaa; ulan görmüyor musun adam topa vuramıyor çıkar şu şerefsizi oyundan, üç numaraaaa senin sülaleni sülaleniiii!”

Hakemin zaten yedi nesil gerisine gitmişti de,

İşi, yönetimin istifasına kadar getireceğini tahmin etmemiştim.

Elimde bilet, maç yerine bedavadan hem topçuluk hem antrenörlük, hem hakemlik, hem de yöneticilik yapmaya çalışan çocuk irisi bu delikanlıyı öylece seyrettim bir müddet.

Sonra,

Vardım ağacın altına,

Ne yapıyorsun sen orda diye sordum alttan,

Maç seyrediyorum, dedi.

-Lan öyle maç mı seyredilir, bilet almadan bedava cinsinden?

-Param yok ki!..

-paran yok ama maşallah sana leleşten eğlence sunanlara ana avrat sövecek dilin, ömrünü-parasını, herşeyini futbola harcamış insanlara akıl verecek bilgin var,

Oluyor mu böyle?

!!!!!!

Ve o günden sonra yaklaşık yirmi beş yıldır bir daha Kırıkkale Sporun futbol maçlarına gitmedim, bir daha adını anmadım, bulunduğum ortamlarda Kırıkkale spor mevzusu açılmışsa ya kapattırdım ya da o ortamı terkettim…

Halbuki,

Gurubumuzun adı,

Bonjur´du.

İçerdeki maçlarda amigo Duran´a uyum sağlardık ancak, bizim için önemli olan deplasman maçlarıydı.

Gideceğimiz yerin uzaklığına göre Şeref Demirel otobüsü ya geceden getirirdi bonjur kahvesinin önüne, ya sabahın köründe.

 Güle oynaya,

Şarkı türkü söyleye,

Ortalarda da olsa takım, şampiyon kale diye bağıra çağıra yola çıkar, her seferinde annesinin karnında yeteri kadar oksijen alamamış birilerinin marazalığı yüzünden cam çerçeve inik, kafa göz patlak geri dönerdik.

Ne kimseden cam parası talebimiz olurdu,

Ne birilerine hastane masrafı açar,

Ne kimseden araba ister,

Ne kimsenin cüzdanına göz diker,

Nede bedava maça girelim diye en iyi tabirle onun bunun yalakalığını yada köpekliğini yapardık.

Yapan var mıydı?

Evet vardı ama bizden alabildiğince uzak, bir elin parmakları kadardılar.

Bir zaman Kırıkkale sporun ortalık yerde kaldığını hatırlıyorum borç yüzünden.

Ne şehrin eşrafları sahip çıkıyordu o zaman,

Ne MKE,

Nede belediye.

Takımda oynayacak topçu kalmamışken uçan kuşa borçluydu bir zamanların efsane kulübü.

Ve kulak misafiri oluyorum iki gün önce kulüple ilişkisi olan birilerinin muhabbetine.

Borç yok,

Kasada seneye kurulacak takımın omurgasını koruyacak bonservis ve onu destekleyecek para ve sponsorluk anlaşmaları var.

Takım,

Şampiyonluk şiarı ama az bir bütçe ile yola çıktı,

Lakin,

hedefe yaklaşmışken rakip yerine kendi oyuncuları ile mücadele eden bir gurup da türedi sağdan soldan, dedi biri diğerine.

Çok konuştular kendi aralarında,

Yaşadıklarımla özdeşleştirerek dinledim istemeden.

“Sinerji” yok dedim kendi kendime memlekette..!

İnsanımız arasında başarılı olmuşu omuzlayacak,

Empati kurup kahramanı kendi varlığı ile bütünleştirip alkışlayacak insani yaklaşım yok dedim.

Gelişip ilerlemenin, başarıp kazanmanın, Asyanın  Avrupanın kıskandığı ülkenin insanı olmanın  birinci kuralını karşı tarafın başarısızlığına yüklersen, elbette kaçınılmaz son bu olur dedim.

Kırıkkale spor playofa kalır mı,

Kalırsa şampiyon olur mu bilmiyorum

Ancak

Dinlediğimi anladığım kadarı ile başarının herkesin, başarısızlığın da herkesin emeği ile olduğunu özümsemedikten sonra “sinerji” yaratsanız, o sinerjiyi paraya evirip üç beş bedavacının cebine akıtsanız da olduğunuz yerden bir adım ileri gidemezsiniz.

İleri gitmek şöyle dursun,

İpliğiniz pazara çıktığı için yerinizi korumak bile mümkün olmaz.