Belki etkisi olur neyim diye bayramdan önce yazayım dedim aslında,
Ama
Başka başka konular girdi araya,
Bir türlü sıra gelmedi “kurbanı” paraya eviren mahalle arası “kasap” özentilerine…
Kasap ve özenti diyorum,
Çünkü
Kasap olabilmenin kırk türlü kriteri var memlekette.
Bunları tamamladıktan,
Gerekli sermayeyi bulduktan,
Kanun,
Ve
Nizamnamelere uyduktan sonra anca esnaf,
Yani,
Kasap esnafı olabiliyor,
Ve
Dükkan açabiliyorsunuz.
Halbuki,
Sokakta kasap olmak için bunların hiç birine gerek duymuyor ne devlet,
Nede kendini oraların doğal müşterisi sayan millet…
Elin bıçak tutsun,
Önünde kıyma makinası olsun yeter.
Hijyen sıfır!..
Ehil olmakta gerekmiyor zaten et doğrayabilmek için;
Vergi yok,
Ruhsat yok,
Sigorta yok,
Buzdolabı,
Kira,
Tabela neyim yok…
Ver parayı,
Çek kıymayı…
Sanki Afganistanız,
Sanki Pakistanız!..
Yakışmıyor!..
Çok samimi söylemek gerekirse anca üçüncü dünya ülkelerinde görülebilecek bu manzaraların bizim ülkemizde,
Hatta
Bizim şehrimizde görülmesi insanın içini acıtıyor.
En ufak,
En basit,
En sıradan işlere yaptırım getiren,
Ceza kesen,
Fatura çıkaran devlet
Ve
Onun ilgili kurum ve yetkilileri bu işe muhakkak bir çözüm getirmeliler.
Hadi bu yıl,
Görmedik-duymadık-bilmiyorduk mazeretleri ile geçti diyelim,
Ama
Gelecek için önlem alınmazsa şayet,
Bu gün,
Siftahsız dükkan kapatmaya başlayan “kasap” esnafı bir daha dükkanını ilelebet açamayacak…
Olan hem devletin katma değerine,
Hem de milletin sağlığına olacak…
Benden demesi!..