Eline herhangi bir nesne alır,
Gözgöze geldiği ilk öğrenciye “anlat bakalım evladım elimde gördüğün şeyi arkadaşlarına” derdi rahmet olası pisikoloji hocamız namı diğer deli Birsen.
Kitap olur,
Defter olur,
Bazen kendi özellikle seçip getirdiği nesne,
Hiçbir şey bulamazsa her ay yenilediği çantası,
Kapının ardında duran çöp kovası olur,
Yada
El menzilinde olup omuzuna dokunduğu arkadaşlarımızın birini kaldırıp, sıra ile sorduğu değişik değişik öğrenciye her açıdan teker teker baktırıp, anlat bakalım gördüğünü sınıfa derdi.
Önden bakan gördüğünü,
Arkadan bakan gördüğünü,
Yandan,
Aşağıdan,
Tepeden bakan da kendi gördüğünü tek tek anlatırdı,
Lakin,
Aynı nesneye,
Aynı maddeye,
Veya
Aynı insana baktığı halde aynı açıdan bakmadığı için hiç kimse aynı şeyi anlatmazdı...
Oysa ki herkes,
Gösterilen aynı şeye bakar olurdu.
Bu örnekten hareketle,
On iki yaşından itibaren katıldığım CHP ilçe, devamında il kongreleri ile kıyasladım geçen hafta katıldığım İYİ parti il kongresini ve gerçekten takdire şayan, demokrasi şöleni diye yazıp bırakmıştım gözlemlerimi.
Değer verip çalışmalarını takdirle izlediğim güzel insan, meslektaşım Özlem Özcan, bu tesbit ve görüşüm için “Ahmet Yeşil herhalde İYİ parti kongresine katılmadı” mealinde birkaç cümle etti çok enteresan ve ilgi ile takip ettiğim canlı yayınında.
İlk yirmi dakika sahneyi sağımıza alacak şekilde yanyana oturduk Özlem’le Ümit Nuri Kocaballı ve Cengiz Selci yanımızda olduğu halde.
Sonra,
Büroya misafir gelecek mazereti ile kalktı, yarım saat sonra tekrar gelip sahneyi soluna alacak şekilde ilk oturduğu masanın, yani bizim, tam karşımızda ki masaya oturdu.
Doğal olarak,
Görüş açısı değişti,
Açı değişince gördüğü herşey de değişti bit tabi…
Yalan değil,
Yanlış değil anlattıkları bana göre,
Çünkü o açıdan bakınca gördüğü o diye düşünüyorum.
Benim açımdan da görünen,
Benim anlattığım gibiydi.
Yalan demem Özlem’e, yanlış demem, iftira-karalama-hasetlik, kızgınlık veya şahsi hesaplaşma demem,
Çünkü,
Farklı açılardan bakınca nesnelerin-insanların elle tutulur gözle görülür, uzay boşluğunda yer kaplayıp hacmi olan bilumum maddelerin farklı göründüğünü üç yıl en devamlı öğrencisi olduğum pisikolojici “DELİ BİRSEN’den” öğrendim, biliyorum.
Özlem bilmez,
Nedeni;
Hem Deli Birsen’i tanımaz öğretmeni değildi,
Hemde onun döneminde pisikoloji dersleri angarya diye kaldırıldı, yerine belki bir yeni çeri geçerken adres sorarda cevap veremez çocuklarımız diye “Osmanlıca” dersleri kondu. ( )))) burda hafif bir tebessüm var)
Demem o ki;
Bulunduğun açı
Ve
Baktığın pencere çok önemli dünyayı görmek ve tanımak için.