Bİ ELLİLİK ATSAN YA!..

Bİ ELLİLİK ATSAN YA!..

Abone Ol

İptal edilen Keskin belediye başkanlığı seçimi yapılıyordu o sene Türkiye´de sekiz-on ilçe ve belde ile birlikte.

İktidarın büyük ortağı Doğruyol partisi,

 Anap,

Ve

Küçük ortak SHP (CHP henüz açılmamıştı) en popüler isimlerini aday çıkarmış,

Tüm güçleri ile asılıyorlardı seçime.

Köyler bölünmüş,

Mahalleler bölünmüş,

Sokak sokak kimin kime oy vereceği belliydi.

Sonucu Abdalların yoğunluklu yaşadığı mahalle belirleyecekti aslında,

Ama

Onlar da ser veriyor sır vermiyordu gelene-gidene.

Öyle ya!..

Siyasetle- düzenle, politika, molitikayla işi olmazdı onların.

Sanatçıydılar,

Sağcının da-solcunun da ortada gezinenin de dostu,

Arkadaşıydılar.

Solcu- sağcı demeden parti-pırtı ayırt etmeden kimini evermiş, kimini sünnet ettirmiş, kimini askere gönderirken, kiminin de kınasını yakmıştılar.

Belirleyiciydiler,

Anahtar onlardı bu seçimde.

Ve

SHP en ağır topunu sürdü sırf Abdalları tavlayabilmek için sahaya bu esnada.

Kültür bakanı Fikri Sağlar!..

Tüm mahalle davulu zurnayı sırtlamış karşıladı bakanı…

Türküler,

Şarkılar,

Halaylar bozlaklar derken Fikri Sağlar aldı mikrofonu eline…

“Kütüphane yapacağım” dedi!..

“Hepiniz kültür bakanlığı sanatçısı olacak,  Yazın biriktirdiğinizi, kışın  yemeyeceksiniz endişe ile bundan sonra, daimi maaşınız ve sigortanız olacak, gönül rahatlığı ile hastanede muayeneniz yapılacak,  ilacınızı alacaksınız” dedi.

“Hacı Taşan´nın heykelini dikeceğim aha şuraya… Yanı başına kültür ve sanat evi yapıp, kültür ve sanatınızın gelecek kuşaklara aktarılmasına, ve gelecek neslin sizi en iyi şekilde tanımasına katkı sağlayacağım” dedi….

Bir çok şey daha dedi,

 Ve

Alkışlar, varol-nurol-çok yaşa nidaları arasın da kürsüden indi.

Az sonra yardıra yardıra bir davulcu geldi bakanın önüne

Ve

Güm diye vurduktan sonra davula,

“ağam bu dediklerinin hepsini yapacağından adım gibi eminim, iyi de olur amma, sen önce bir ellilik atsan ya hele şu davulun üstüne!..”

O misal:

Geçtiğimiz hafta on kadar CHP milletvekili, kültür müdürlüğünde aralarında lokantacılar ve bakkallar oda başkanı da olduğu halde kalabalık bir topluluğa ülkede yapılan hırsızlığı, yolsuzluğu ve yağmayı anlattı. Devri  iktidarların da, adaleti yeniden tesiz edeceklerini, toplumu huzura kavuşturacaklarını, kindar nesli sevgi ve hoşgörü nesline dönüştüreceklerini, ve bir daha toplumu gerip birbirine hasım olacak politikalara asla müsaade etmeyeceklerini, Türkiye´yi dünya ölçeği içerisinde hak ettiği yere taşıyacaklarını falan ifade ettiler.

Çıkışta önümde yürüyen iki kişiden biri diğerine,

 “ konuşmasına iyi konuşuyorlar hatta, bu dediklerinin hepsini yapacaklarından eminim iktidara gelseler ama yardım kolisi dağıtmayı bilmiyorlar. Ne vardı şu konuşmanın ardından birer de koli verseler de evimize öyle gitseydik ya!”

O misal!..

Ali ağam sadece konuşuyor,

Ne işe yarayacaksa öylesi milletin nezdinde!..