AK KOYUN AK BACAĞINDAN!

AK KOYUN AK BACAĞINDAN!

Abone Ol

Neredeyse:

 Haremlik selamlık mezarlık icat edenlerin,

Anasının diz kapağından tahrik olup,

Kendi öz kızına “şehvet” duyanların avratlarını erkeklerle lebalep dolu otobüslere bindirip meme mestan hoplata zıplata Ankara´ya gönderen kocalar suçlu değil korona virüsün Türkiye´yi kırmızıya boyamasından!..

Acılardan,

Ölümlerden,

Vaka ve ölü sayısı bakımından Avrupa şampiyonu olmamızdan,

Akrabanın-hısmın birbirine,

Babanın-ananın  evlada,

Torunun dedeye-ebeye hasretinden,

 lebalep miting meydanını dolduranlar suçlu değil!..

Suçlu,

Umudunu-semidini,

İkbalini-hayalini kaybedip,

 iflasın eşine gelmiş esnaf, öyle mi?

Artık bu dünya da misafirliği tescillenmiş,

Başta lütfü Dermut abim olmak üzere çoğu Atmış beş yaşını çoktan aşmış, ömrünün son demini huzur içinde tüketmek isteyen büyüklerimiz-atalarımız, öyle mi?

İşsiz gençler,

Sokağa çıkamayan bebeler,

Üç otuz paraya borcunu ödeyip evini geçindirmeye çalışan gündelikçi,

İşçi,

Memur,

Reçber (köylü demiyorum, köylü kalmadı bu memlekette çünkü)

Öğretmen suçlu öyle mi?

Pandeminin ilk günlerinde babacan tavırları,

Güven veren duruşu,

Bakışı ve hitabı ile seksen beş milyonun sevgilisi olan sayın sağlık bakanı,

Yine;

Aynı seksen beş milyonun vicdanında sevgisizliğe mahkum oldu milletin gözü önünde yaşananlara seyirci kalıp seksen beş milyonun tamamını suçlu ilan ederek.

Her kurala harfiyen uyduğum halde bir yılı aşkın süredir, (maske-mesafe-hijyen)

Tam dokuz gündür yorgan döşek canı başına bela,

Ağrıdan,

Sızıdan,

Nefes darlığından,

Takatsızlıktan beş parmağını bir araya getirememekten perme perişan bir halde yazmaya çalışıyorum bu makaleyi…

Ben suçlu değilim kardeşim.

Madem ak koyun ak bacağından, kara koyun kara bacağından asılacak diyorlar, öyle ise ben niye asılıyorum her halttan tahrik olan erkeklerin doldurduğu otobüse avradını bindirip hoplata zıplata diyar diyar gönderenlerin yerine?!