İşsizin iş,
Evsizin ev,
Hastanın doktor,
Doktorun ilaç,
Öğrencinin öğretmen,
Öğretmenin öğrenci,
Yine öğrencinin yurt,
Şoförün yük,
Esnafın müşteri bulamadığı,
Bulsa bile alanın vermediği,
Verenin alamadığı bu günlerde,
Pahalılığı içinden çıkmadığı marketlere,
Enflasyonu dıjj güçlere,
Terörü kendi rehavetinden başka herkese maledip mutlu olan keleşlerin Memed dayının,
Bebeğine bez alamamış oğlu Kel Bekir’in “Türkiye ekonomisi”çok iyi,
Uçuyoruz,
Almanya bizi kıskanıyor,
Bak;
Herkesin altında araba,
Herkesin elinde cep telefonu,
Ayağında Adidas,
Sırtında Neslihan Yargıcı markalı,
Boynerin altınyıldızı,
Cemil ipekçi imzalı giysiler var demesi “AHMAKLIKTIR” bence.
Marketlerde her şey varken ben neden soğan kuyruğundayım,
Niye peynir alamıyorum,
Neden dünyanın en pahalı benzinini kullanıyor,
Fındığın,
Portakalın,
Zeytinin,
Buğdayın anavatanı olmamıza rağmen,
Neden ekmeğe en pahalı ben ulaşırken,
Az kazanan yine ben oluyor,
Ve
Kazanca göre en pahalı tüketen,
Hatta
Tüketiyormuş gibi yapıp bir anlamda yatağa aç giren benim diye sorgulamamak yine“AHMAKLIKTIR” bence.
Yani
Göbekli tepeye kadar 12 bin sene geriye gidebildiğimiz güzel coğrafyamızın üzerinde kurulmuş devletlerin bireylerinde “AHMAKLIK” aradıktan sonra her ay başında binlercesine rastlamak mümkün aslında…
Gel velakin kabak;
Sandıkta yenemedikleri, bundan sonrada yenemeyeceklerine yürekten inandıkları İstanbul büyük şehir belediye başkanı EKRAM İMAMOĞLUNUN” başında patladı.
Yada
Şimdilik öyle görünüyor!..