Bir ülke vatandaşının yaşadığı yoksulluğun,
Sefaletin,
Açlığın,
İşsizliğin,
Perişanlığın tek nedeni,
Kendisini yönetenlerin uçsuz bucaksız,
Sınırsız doyumsuz ihtiraslarıdır.
Bırakın peynirin fiyatı şu olmuş!..
Zeytin böyle,
Domates uçmuş,
Et kaçmış,
Yağ kaymış,
Yoğurt maya tutmamış hikayelerini…
Üretimin durması da,
Üretilene ulaşılamaması da,
Hayati olan ne varsa bulunamaması,
Bulunsa da alınamaması da bu türlü yöneticilerin yüzündendir.
Nereyi tutsan ülkede,
Neyin üstünü açsan,
Hangi karanlığa bir mum yakıp,
Gölgeye fener tutsan,
Her taraftan,
Her yönden,
Her yerden bu yöneticilerin yaptığı yolsuzluk söylentileri fışkırıyor!..
Bakan atıyorsun kadını,
En fahişinden fiyatla kendi firmasından ürün alıyor milletin gözünün içine baka baka!..
Danışman atıyorsun adamı,
İş adamlarının tahsilat memuru çalışıyor adeta..!
Müdür yapıyorsun,
Müsteşar yapıyorsun,
Vekil yapıyorsun kadın erkek kim varsa,
İmza yetkisi veriyorsun devlet adına,
Asli vazifesi içinde olanlar başta olmak üzere,
İnisiyatif kullanma hakkı da dahil,
Bedava hiçbir yere imza atmıyor!..
Aha Sedat Peker bu konuda gölgede kalmış birilerinin daha üzerine fener tuttu.
Abi, sermaye kurulu başkanı,
Kardeş vekil!..
Söylediklerinin içerisin de rüşvet var.
Görevi kötüye kullanma var.
Haysiyet cellatlığı var.
Haksız kazanç var.
Bu konuda organize olma var,
Pay var-pey var!..
Var var var oğlu var..!
Doğru mudur,
Yalan mıdır,
Hakaret, iftira,
Sadece sözden ibaret midir organize suç örgütü lideri olduğu söylenen şahsın iddiaları, bunu bizim bilmemiz mümkün değil tabiki de!..
Ama kulaklarımız duydu söylediklerini,
Gözlerimiz gördü okudu,
Beynimizde anladı, aptal değiliz!..
Peynir alamıyoruz,
Yumurta bulamıyoruz,
Sucuğa hasret,
Pastırma rüyamıza bile girmiyor artık…
Eeee!
Biz bu haldeysek,
Sosyolojik olarak nedeni de hırsız, arsız, doyumsuz yöneticilerse, ki, öyle,
Yahu bizim savcılarımız nerde!?
Adalet nerde!?