<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kırıkkale Manşet Gazetesi - Kırıkkale Haber</title>
    <link>https://mansetgazetesi.net</link>
    <description>Kırıkkale'nin en doğru, en güvenilir, en cesur ve en tarafız haber sitesi. Kırıkkale haberlerini, son dakika Kırıkkale haberleri, hava durumu, namaz vakitleri, altın fiyatlarını, vefat edenleri haber sitesizden takip edebilirsiniz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://mansetgazetesi.net/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 01 Sep 2026 20:45:28 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yerli ve milli kalp-akciğer makinesi 'LIFELINE HLM' 15 başarılı ameliyat yaptı]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/yerli-ve-milli-kalp-akciger-makinesi-lifeline-hlm-15-basarili-ameliyat-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/yerli-ve-milli-kalp-akciger-makinesi-lifeline-hlm-15-basarili-ameliyat-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ASELSAN üretimi yerli kalp-akciğer makinesi 'LIFELINE HLM' 15 başarılı ameliyat gerçekleştirerek adından söz ettirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ASELSAN üretimi yerli kalp-akciğer makinesi 'LIFELINE HLM' 15 başarılı ameliyat gerçekleştirerek adından söz ettirdi.</p>

<p>Sağlıkta yerli ve milli teknolojiler üretilmeye ve kullanılmaya devam ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Milli Teknoloji Hamlesi' kapsamında ASELSAN tarafından üretilen Türkiye'nin ilk yerli ve milli kalp-akciğer makinesi LIFELINE HLM, 15 başarılı operasyon gerçekleştirerek adından söz ettirdi. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Başhekimi Levent Öztürk, sağlıkta yerli ve milli teknoloji hamleleriyle dışa bağımlılığın azaldığını ve LIFELINE HLM cihazının bu durumun en belirgin göstergelerinden biri olduğunu belirtti. Yapılan 15 ameliyatın sıfır hatayla sonuçlandığını belirten Öztürk, sağlıkta yerli ve milli teknolojilerin kullanılmaya devam edileceğini sözlerine ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Milli Teknoloji Hamlesi, bugün ameliyathanelerimizde can kurtaran bir gerçeğe dönüşmüştür'</p>

<p>LIFELINE HLM'in önemli ve tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirten Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Başhekimi Levent Öztürk, 'Cumhurbaşkanımızın sarsılmaz bir vizyonla liderlik ettiği 'Milli Teknoloji Hamlesi', bugün ameliyathanelerimizde can kurtaran bir gerçeğe dönüşmüştür. Tıbbi cihazlarda dışa bağımlılığımızı sona erdirmek için ortaya koyulan bu büyük adım, 'Sağlıkta Türkiye Yüzyılı' vizyonumuzun en somut ve en parlak göstergelerinden biridir. Hastanemizde başarıyla gerçekleştirilen operasyonlar göstermiştir ki, Türk mühendislerinin zekası ve Türk hekimlerinin üstün mahareti birleştiğinde aşamayacağımız hiçbir engel yoktur. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ailesi olarak, bu tarihi teknolojik dönüşümün klinik öncülüğünü yapmaktan ve insanımıza şifa dağıtırken milli bağımsızlığımıza katkı sunmaktan büyük gurur duyuyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'LIFELINE HLM, klinik güvenilirliğini ispatlamıştır'</p>

<p>Söz konusu gerçekleştirilen 15 ameliyatın sıfır hatayla sonuçlanmasından dolayı sonuçlardan gurur duyduğunu ifade eden Öztürk, 'Hastanemizi ve ülkemizi gururlandıran en önemli unsurlardan biri, projenin en başından beri klinik liderliğini ve tıbbi direktörlüğünü üstlenen kıymetli hocamız Prof. Dr. Ümit Kervan'dır. Kendisi hem hastanemizin çok değerli bir kalp damar cerrahı hem de Türkiye Sağlık Enstitüleri (TÜSEB) Başkanı sıfatıyla, akademi ve devlet vizyonunu birleştiren sarsılmaz bir köprü vazifesi görmüştür. Cihazın laboratuvar ortamındaki ilk sıvı ve kan çalışmaları hocamızın liderliğinde, hastanemiz ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi laboratuvarlarında gerçekleştirilmiş; en zorlu pre-klinik testleri ise TÜSEB'in İstanbul İDEA Hayvan Laboratuvarlarında başarıyla tamamlanmıştır. Hastanemizin bağrından çıkan bu ortak akıl, ülkemizin sağlık teknolojilerindeki geleceğini değiştirecek zaferin temel taşlarını döşemiştir. 15 başarılı operasyonla kanıtlanan klinik güvenilirlik açık kalp cerrahisinde hataya asla yer yoktur. Milli gururumuz ASELSAN üretimi yerli kalp-akciğer makinemiz LIFELINE HLM, ülkemizde toplam 15 açık kalp ameliyatında kullanılmış ve tüm operasyonları sıfır hata ve tam bir başarıyla tamamlayarak klinik güvenilirliğini ispatlamıştır. Bu başarılı operasyonlar Ankara Bilkent Şehir Hastanemiz ve Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesinde gerçekleştirilmiştir' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, SAĞLIK</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/yerli-ve-milli-kalp-akciger-makinesi-lifeline-hlm-15-basarili-ameliyat-yapti</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 21:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/agency/iha/yerli-ve-milli-kalp-akciger-makinesi-lifeline-hlm-15-basarili-ameliyat-yapti.jpg" type="image/jpeg" length="85620"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından uyarı: 'Menopozda baş ağrılarınız değiştiyse dikkat']]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/uzmanindan-uyari-menopozda-bas-agrilariniz-degistiyse-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/uzmanindan-uyari-menopozda-bas-agrilariniz-degistiyse-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Menopoz döneminde yaşanan hormonal değişimlerin migren ataklarının sıklığını ve şiddetini etkileyebildiğini belirten Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Dr. Songül Turğut, özellikle perimenopoz döneminde östrojen düzeylerindeki dalgalanmaların baş ağrılarını artırabileceğini, 50 yaşından sonra başlayan baş ağrılarının mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Menopoz döneminde yaşanan hormonal değişimlerin migren ataklarının sıklığını ve şiddetini etkileyebildiğini belirten Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Dr. Songül Turğut, özellikle perimenopoz döneminde östrojen düzeylerindeki dalgalanmaların baş ağrılarını artırabileceğini, 50 yaşından sonra başlayan baş ağrılarının mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menopozla birlikte baş ağrılarının karakterinde ve sıklığında değişiklik görülebileceğini belirten Medicana International Ankara Hastanesi Menopoz Wellness Komisyonu Nöroloji Uzmanı Dr. Songül Turğut, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>'Migren ile hormonlar arasında güçlü bir ilişki bulunuyor. Özellikle östrojen düzeyindeki hızlı değişimler, migren atağını tetikleyebiliyor. Bu nedenle menopoz öncesindeki geçiş dönemi olan perimenopozda, daha önce migren öyküsü bulunan kadınlarda atakların sıklaşması, uzaması veya daha şiddetli seyretmesi mümkün. Ancak her baş ağrısını menopozla ilişkilendirmek doğru değil. Baş ağrısının özellikleri mutlaka ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir.'</p>

<p>Uyku düzenindeki bozulmalar da etkileyebilir</p>

<p>Perimenopoz döneminde hormon seviyelerinin sabit kalmak yerine önemli dalgalanmalar gösterebildiğini vurgulayan Uzm. Dr. Songül Turğut, 'Özellikle östrojen hormonundaki dalgalanmalar, migren açısından önemli bir tetikleyici olabilir. Bunun yanında menopoz geçiş döneminde uyku düzeninin bozulması, stres, sıcak basmaları, gece terlemeleri, düzensiz beslenme ve sıvı tüketiminin azalması gibi faktörler de baş ağrılarını kolaylaştırabilir. Dolayısıyla bu dönemde ortaya çıkan baş ağrılarını yalnızca hormonal değişimlerle açıklamak yerine, kişiyi bir bütün olarak değerlendirmek gerekir' ifadelerini kullandı.</p>

<p>50 yaşından sonra yeni başlayan baş ağrısına dikkat</p>

<p>50 yaşından sonra ilk kez ortaya çıkan, alışılmışın dışında seyreden veya giderek şiddetlenen baş ağrılarının 'menopozdandır' denilerek geçiştirilmemesi gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Turğut, menopoz sürecinde başlayan baş ağrılarına ilişkin şöyle konuştu:</p>

<p>'Özellikle daha önce hiç baş ağrısı yaşamamış bir kişide menopoz sonrasında yeni başlayan baş ağrısı mutlaka değerlendirilmelidir. Baş ağrısının aniden başlaması, giderek şiddetlenmesi, daha önceki ağrılardan farklı bir karakter kazanması, nörolojik bulguların eşlik etmesi, görme veya konuşma bozukluğu, güç kaybı, bilinç değişikliği gibi belirtilerin ortaya çıkması durumunda gecikmeden nöroloji uzmanına başvurulmalıdır. Çünkü menopoz döneminde görülmesi, her baş ağrısının hormonal kaynaklı olduğu anlamına gelmez. Hayatında daha önce hiç migren öyküsü olmayan bir kadında da menopoz döneminde ilk kez migren benzeri baş ağrıları ortaya çıkabilir. Yeni başlayan baş ağrısının migren olup olmadığı, öncelikle diğer muhtemel nedenler dışlandıktan sonra değerlendirilmelidir. Özellikle ileri yaşta başlayan baş ağrılarında doğru tanı büyük önem taşır.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Migren atakları için nöralterapi desteği</p>

<p>Menopoz döneminde migren tedavisinin yalnızca ağrı kesici kullanmaktan ibaret olmadığını belirten Uzm. Dr. Songül Turğut tedaviye ilişkin, 'Menopoz döneminde artan baş ağrıları ve migren atakları için nöralterapi, otonom sinir sistemini düzenleyerek ve vücudun iyileşme mekanizmasını uyararak uygulanan tamamlayıcı ve bütüncül bir tedavi yöntemidir. Burada temel amaç, kadının hem migren ataklarını hem de menopoz dönemindeki yaşam kalitesini birlikte ele alan kişiselleştirilmiş bir yaklaşım oluşturmaktır. Tedavide kişinin atak sıklığı, ağrının özellikleri, eşlik eden menopoz yakınmaları ve yaşam tarzı birlikte değerlendirilmelidir. Uyku düzeninin sağlanması, yeterli sıvı tüketimi, düzenli beslenme, fiziksel aktivite ve migreni tetikleyen kişiye özel tetikleyicilerin belirlenmesi tedavinin önemli parçalarıdır' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, SAĞLIK</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/uzmanindan-uyari-menopozda-bas-agrilariniz-degistiyse-dikkat</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 17:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/agency/iha/uzmanindan-uyari-menopozda-bas-agrilariniz-degistiyse-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="17051"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırıkkale Türk Sağlık-Sen’de büyük başarı: 320 yeni üye]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/kirikkale-turk-saglik-sende-buyuk-basari-320-yeni-uye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/kirikkale-turk-saglik-sende-buyuk-basari-320-yeni-uye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Sağlık-Sen Kırıkkale Şube Başkanı Paşacan Cebeci, göreve geldiği günden bu yana yürüttüğü sendikal çalışmalarla dikkat çekmeye devam ediyor. Cebeci’nin çalışmaları kapsamında Türk Sağlık-Sen’e bir ay içerisinde 320 yeni üye kazandırılması, sendika teşkilatında önemli bir başarı olarak değerlendirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırıkkale’de sağlık çalışanlarıyla yürütülen çalışmalarını sürdüren Paşacan Cebeci, elde edilen üye artışının ardından Türkiye Kamu-Sen ve Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci’yi ziyaret etti. Ziyarette Kırıkkale’de gerçekleştirilen sendikal çalışmalar hakkında Kahveci’ye bilgi veren Cebeci, yeni üyelerin formlarını da Genel Başkan Kahveci’ye takdim etti.</p>

<p><strong>320 YENİ ÜYE GENEL BAŞKANIN DİKKATİNİ ÇEKTİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, Cebeci ve beraberindeki şube yöneticilerinin ziyaretinin ardından sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.</p>

<p>Kahveci, Kırıkkale Şube Başkanı Paşacan Cebeci ve şube yöneticilerinin bir ay içerisinde Türk Sağlık-Sen ailesine kazandırdığı 320 yeni üyenin formlarıyla kendisini ziyaret ettiğini belirterek, teşkilatın çalışmalarını tebrik etti.</p>

<p>Kahveci paylaşımında, “Kırıkkale Şube Başkanımız Paşacan Cebeci ve Şube Yöneticilerimiz, bu ay içerisinde ailemize kazandırdıkları 320 yeni üyemizin formlarıyla ziyaretimize geldiler” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“BAŞARILARININ DEVAMINI DİLİYORUM”</strong></p>

<p>Kırıkkale teşkilatının çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getiren Önder Kahveci, Paşacan Cebeci ve şube yöneticilerine başarı dileklerini iletti.</p>

<p>Kahveci, paylaşımının devamında Cebeci nezdinde Kırıkkale’de görev yapan tüm teşkilat mensuplarına sendikal çalışmalarında başarı ve kolaylıklar diledi.</p>

<p><strong>SAĞLIK ÇALIŞANLARIYLA TEMAS SÜRÜYOR</strong></p>

<p>Paşacan Cebeci’nin şube başkanlığı döneminde sağlık çalışanlarıyla temasını artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüğü belirtilirken, son olarak bir ay içerisinde 320 yeni üyenin sendikaya katılması dikkat çekti.</p>

<p>Kırıkkale’deki teşkilat çalışmalarının önümüzdeki dönemde de devam etmesi beklenirken, elde edilen üye artışının Türk Sağlık-Sen’in kentteki örgütlenmesi açısından önemli bir kazanım olduğu değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABERLER, Kırıkkale, SAĞLIK</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/kirikkale-turk-saglik-sende-buyuk-basari-320-yeni-uye</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/kirikkale-turk-saglik-sende-buyuk-basari-320-yeni-uye.jpg" type="image/jpeg" length="91056"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anne sütünün önemi anlatıldı]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/anne-sutunun-onemi-anlatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/anne-sutunun-onemi-anlatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlıklı Hayat Saatleri kapsamında, Eskişehir'de anne sütünün önemi hakkında bilgilendirme gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıklı Hayat Saatleri kapsamında, Eskişehir'de anne sütünün önemi hakkında bilgilendirme gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zübeyde Hanım Sağlıklı Hayat Merkezi'nde görev yapan Hemşire Zehra Ovalı tarafından yapılan bilgilendirmede, anne sütünün bebeğin büyüme ve gelişmesi için ihtiyaç duyduğu birçok besin öğesini içerdiği belirtildi. Aynı zamanda anne-bebek arasındaki bağı güçlendiren, doğal ve değerli bir besin olduğu vurgulandı. İlk 6 ay yalnızca anne sütünün bebeğin sağlıklı büyümesi için büyük önem taşıdığı anlatıldı. Anne sütü ve emzirme konusunda doğru bilgiye ulaşmanın hem anne hem de bebeğin sağlığı açısından önemli olduğu ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, SAĞLIK</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/anne-sutunun-onemi-anlatildi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/agency/iha/anne-sutunun-onemi-anlatildi.jpg" type="image/jpeg" length="13514"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nefes borusuna ekmek parçası kaçan kadını, polis Heimlich manevrasıyla kurtardı]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/nefes-borusuna-ekmek-parcasi-kacan-kadini-polis-heimlich-manevrasiyla-kurtardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/nefes-borusuna-ekmek-parcasi-kacan-kadini-polis-heimlich-manevrasiyla-kurtardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KONYA (İHA) - Konya'da boğazına yediği dönerin parçası kaçan kadın, polisin yaptığı Heimlich manevrasıyla kurtarılırken, o anlar bir iş yerinin güvenlik kamerasına anbean yansıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KONYA (İHA) - Konya'da boğazına yediği dönerin parçası kaçan kadın, polisin yaptığı Heimlich manevrasıyla kurtarılırken, o anlar bir iş yerinin güvenlik kamerasına anbean yansıdı.</p>

<p>Olay, geçen pazartesi günü merkez Karatay ilçesi Aziziye Mahallesi Aziziye Caddesi'ndeki bir dönercide meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yemek yediği sırada bir kadının nefes borusuna döner kaçtı. Nefes alamayan kadına, o sırada mekandaki sivil bir polis memuru Heimlich manevrası uyguladı. Nefes borusuna kaçan ekmek parçası çıkartılırken, o anlar iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde; yemek yiyen kadının nefes alamadığı, beraberindeki çocukların kadının sırtına vurduğu ardından durumu fark eden polis memurunun müdahale edip, Heimlich manevrası yaptığı yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dönercide çalışan ve olay anını anlatan Enver yavuz, 'Pazartesi günü ikindi saatlerinde burada müşteri olarak polis memuru ve bir kadın oturuyordu. Ablanın ekmek borusuna ekmek parçası kaçtı. Kendisi biraz çıkartmaya çalışırken durumu polis durumu fark ediyor. Heimlich manevrası yapmasıyla beraber polisimiz kadının hayatını kurtardı. Buradan polis memuruna çok teşekkür ediyoruz. Allah onların ayaklarına taş değdirmesin' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Konya, SAĞLIK</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/nefes-borusuna-ekmek-parcasi-kacan-kadini-polis-heimlich-manevrasiyla-kurtardi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/agency/iha/nefes-borusuna-ekmek-parcasi-kacan-kadini-polis-heimlich-manevrasiyla-kurtardi.jpg" type="image/jpeg" length="89894"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gençlerde kasık ve uyluk ağrısına dikkat]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/genclerde-kasik-ve-uyluk-agrisina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/genclerde-kasik-ve-uyluk-agrisina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel Ümit Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Onur Gök, femur başı avasküler nekroz hastalığına ilişkin önemli bilgiler verdi. Özellikle genç yaşlarda ortaya çıkan kasık ve uyluk ağrılarının dikkate alınması gerektiğini belirten Gök, hastalığın erken teşhis edilmesi halinde kalça eklemindeki ilerleyici hasarın önüne geçilebileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özel Ümit Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Onur Gök, femur başı avasküler nekroz hastalığına ilişkin önemli bilgiler verdi. Özellikle genç yaşlarda ortaya çıkan kasık ve uyluk ağrılarının dikkate alınması gerektiğini belirten Gök, hastalığın erken teşhis edilmesi halinde kalça eklemindeki ilerleyici hasarın önüne geçilebileceğini söyledi.</p>

<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Onur Gök, kalça eklemini etkileyen ve ilerleyen dönemlerde ciddi sorunlara yol açabilen femur başı avasküler nekroz hastalığı konusunda uyarılarda bulundu. Femur başının, kalça eklemine katılan uyluk kemiğinin en üst kısmı olduğunu belirten Op. Dr. Gök, bu bölgenin kanlanma açısından hassas bir yapıya sahip olduğuna dikkat çekti. Gök, 'Femur başı dediğimiz anatomik bölge, kalça eklemine katılan uyluk kemiğinin en üst kısmıdır. Kanlanması anlamında vücudun diğer kemiklerine göre biraz daha az kan çekebilen bir yer olduğu için hastalıklara sık maruz kalabilir' dedi.</p>

<p>Kortizon ve yoğun alkol kullanımı riski artırabiliyor</p>

<p>Femur başı avasküler nekrozunun farklı nedenlerle ortaya çıkabileceğini ifade eden Gök, özellikle travmalar, bazı metabolik hastalıklar, yoğun alkol tüketimi ve kortizon kullanımına dikkat çekti. Hastalığın görülme sıklığında son dönemde artış yaşandığını ifade eden Gök, COVID sonrası kortizon kullanımının da risk faktörleri arasında yer aldığını söyledi. Özellikle genç yaş grubundaki kişilerin kasık bölgesinde başlayan ve uyluğa yayılan ağrıları göz ardı etmemesi gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Onur Gök, bu tür şikâyetlerde ortopedi uzmanına başvurulmasını önerdi. Gök, 'Özellikle genç yaş grubunda kasık ve uyluğa vuran ağrı olduğu zaman mutlaka bir ortopedi muayenesi olunması gerekmektedir' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Erken teşhis tedavide büyük önem taşıyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Femur başı avasküler nekrozunun erken dönemde tespit edilmesinin tedavinin başarısı açısından önemli olduğunu kaydeden Gök, erken müdahaleyle kalça eklemindeki hasarın ve kireçlenmenin ilerlemesinin önüne geçilebileceğini belirtti. Günümüzde farklı tedavi seçeneklerinin uygulandığını aktaran Gök, 'Erken dönemde femur başı avasküler nekroz hastalığı yakalandığı zaman kalça kireçlenmesinin ilerlemesi engellenebilmektedir' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, SAĞLIK</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/genclerde-kasik-ve-uyluk-agrisina-dikkat</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/agency/iha/genclerde-kasik-ve-uyluk-agrisina-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="51015"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şekerli içecekler mide kanseri riskini 2,45 kat artırıyor]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/sekerli-icecekler-mide-kanseri-riskini-245-kat-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/sekerli-icecekler-mide-kanseri-riskini-245-kat-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yakın zamanda yayımlanan bir çalışmaya göre şekerli içeceklerin düzenli tüketimi mide kanseri riskini 2,45 kat artırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yakın zamanda yayımlanan bir çalışmaya göre şekerli içeceklerin düzenli tüketimi mide kanseri riskini 2,45 kat artırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şekerli içecekler obezite, diyabet ve kalp-damar hastalıkları riskini artırıyor. Son yıllarda bilim insanları, bu içeceklerin kanser üzerindeki etkilerini daha yakından araştırıyor. Yakın zamanda yayımlanan bir çalışma, şekerli içeceklerin düzenli tüketiminin mide kanseri riskini artırabileceğini ortaya koydu. Gastro Hep Advances dergisinde yayımlanan araştırmada, Mass General Brigham Kanser Enstitüsü'nden Dr. Andrew Chan ve ekibi, Nurses' Health Study ve Health Professionals Follow-Up Study adlı iki büyük kohorttan toplam 112 bin 284 kişinin uzun yıllara yayılan verilerini analiz etti. Araştırma sonuçlarını değerlendiren Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, bu çalışmanın ABD toplumunda şekerli içecek tüketimi ile mide kanseri arasındaki ilişkiyi gösteren ilk çalışma olması nedeniyle önemli olduğunu belirtti. Coşkun, 'Çalışmanın en dikkat çekici yönü, günde en az bir porsiyon şekerli içecek tüketen kişilerde mide kanseri riskinin ayda birden az tüketenlere kıyasla 2,45 kat daha yüksek bulunmasıydı. Bu ilişki hem kadınlarda hem erkeklerde gözlendi; kadınlarda risk artışı daha da belirgin çıktı ve günde birden fazla şekerli içecek tüketen kadınlarda risk 3 kata kadar yükseldi. İçeceklerdeki temel tatlandırıcı olan früktozun alımı arttıkça mide kanseri sıklığının da arttığı belirlendi. Buna karşılık yapay tatlandırıcılı (light/diyet) içeceklerde böyle bir risk artışı görülmedi' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, SAĞLIK</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/sekerli-icecekler-mide-kanseri-riskini-245-kat-artiriyor</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/agency/iha/sekerli-icecekler-mide-kanseri-riskini-245-kat-artiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="37674"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YİH Başhekimi Hakan Varol istifa dilekçesini sundu: Gözler İl Sağlık Müdürlüğü’nde]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/yih-bashekimi-hakan-varol-istifa-dilekcesini-sundu-gozler-il-saglik-mudurlugunde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/yih-bashekimi-hakan-varol-istifa-dilekcesini-sundu-gozler-il-saglik-mudurlugunde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi (YİH) Başhekimi Uzm. Dr. Hakan Varol, görevinden ayrılma talebini içeren istifa dilekçesini Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü’ne sundu. Beklenmedik gelişme kentte sağlık camiası ve kamuoyunda şaşkınlıkla karşılandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre, bir yıldır Yüksek İhtisas Hastanesi Başhekimliği görevini yürüten Hakan Varol, istifa dilekçesini İl Sağlık Müdürlüğü’ne iletti. Varol’un istifa gerekçesine ilişkin ise şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmadı. İstifanın kabul edilip edilmeyeceği ve Varol’un görevine devam edip etmeyeceği, ilgili makamların değerlendirmesinin ardından netlik kazanacak.</p>

<p>GÖREV SÜRECİNDEKİ ÇALIŞMALARIYLA DİKKAT ÇEKTİ</p>

<p>Temmuz 2025’te Yüksek İhtisas Hastanesi Başhekimliği görevine getirilen Varol, görev süresi boyunca hastanenin işleyişi, sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, fiziki şartların iyileştirilmesi ve hasta memnuniyetinin artırılmasına yönelik çalışmalarla gündeme geldi.</p>

<p>Varol, geçtiğimiz ay düzenlediği basın toplantısında göreve geldiği dönemden itibaren hastanede gerçekleştirilen değişim ve çalışmaları kamuoyuyla paylaşmış, yönetim anlayışında yaşanan değişime ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulunmuştu.</p>

<p>KIRIKKALELİLERDEN “GÖREVDE KALSIN” ÇAĞRISI</p>

<p>Varol’un istifa dilekçesini sunduğunun öğrenilmesinin ardından konu kısa sürede kent gündeminin öne çıkan konulardan biri oldu.</p>

<p>Sosyal medya platformlarında çok sayıda Kırıkkaleli, Varol’un görevine devam etmesi yönünde paylaşımlarda bulundu. Bazı vatandaşlar, başhekimin görev süresince hastanede gerçekleştirdiği çalışmaların devam etmesi gerektiğini belirterek, istifanın kabul edilmemesi yönünde çağrılar yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan gözler şimdi Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü’ne çevrildi. Varol’un istifasının kabul edilip edilmeyeceği ve Yüksek İhtisas Hastanesi Başhekimliği görevine devam edip etmeyeceği önümüzdeki süreçte belli olacak.</p>

<p>Haber Merkezi</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABERLER, Kırıkkale, SAĞLIK</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/yih-bashekimi-hakan-varol-istifa-dilekcesini-sundu-gozler-il-saglik-mudurlugunde</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/yih-bashekim-istifa.jpg" type="image/jpeg" length="45865"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından önemli uyarı: Çocuklarınızı enfeksiyonlardan koruyun]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/uzmanindan-onemli-uyari-cocuklarinizi-enfeksiyonlardan-koruyun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/uzmanindan-onemli-uyari-cocuklarinizi-enfeksiyonlardan-koruyun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memorial Kayseri Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Samet Özer; çocuklarda norovirüs enfeksiyonunun belirtileri, bulaşma yolları ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Norovirüs enfeksiyonu ile ilgili bilgiler veren Özer; "Yaz aylarında çocuklarda sık görülen norovirüs enfeksiyonu; aniden başlayan kusma, ishal, karın ağrısı ve bulantıyla kendini gösteriyor. Çok kolay ve hızlı bulaşabilen norovirüs, özellikle küçük çocuklarda kısa sürede ciddi sıvı kaybına neden olabiliyor. Yaz okulları, kreşler ve oyun alanları gibi çocukların bir arada bulunduğu ortamlarda hızla yayılan enfeksiyon, gerekli önlemler alınmadığında daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor" dedi.</p>

<p><strong>"Mide gribi sanılan hastalık akut gastroenterit olabilir"</strong><br />
Özer; "Norovirüs; ishal, bulantı, kusma, ateş ve karın ağrısı gibi belirtilerle ortaya çıkan akut gastroenteritin önde gelen nedenlerinden biridir. Norovirüs enfeksiyonu her yaş grubundaki insanı etkileyebilse de en sık çocuklarda görülmektedir. Halk arasında norovirüse "mide gribi" denilse de bu durumun grip hastalığıyla herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Norovirüsler, akut gastroenterite neden olan 'Caliciviridae' ailesindeki bir virüs grubunda yer alır. Genellikle sulu ve kanlı olmayan ishal görülür; karında başlayan kramplar, bulantı ve ateş de tabloya eşlik edebilir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Küçük çocuklarda sıvı kaybı hızla gelişebilir"</strong><br />
Enfeksiyonla birlikte çocuklarda hızlı sıvı kaybı olabileceğini söyleyen Özer; "Enfeksiyon kaynaklı bu sağlık sorunu çoğunlukla tamamen iyileşmeyle sonuçlansa da özellikle 5 yaşın altındaki çocuklarda, 65 yaşından büyük yetişkinlerde ve bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda hastaneye yatış gibi ciddi sonuçlara neden olabilir. Küçük çocuklarda ve yaşlılarda belirtiler ortaya çıktıktan sonra tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir. Virüsün en yüksek düzeyde yayılması enfeksiyondan sonraki 2-5 gün içinde gerçekleşir. Virüs öncelikle dışkıda bulunmakla birlikte kusmukta da bulunabilir" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Çocukların temas ettiği her yüzey bulaş kaynağı olabilir"</strong><br />
Samet Özer, çocukların temas ettiği yüzeylerin bulaş kaynağı olabileceğini söyleyerek; "Norovirüs; okul, kreş ve çocukların birbirleriyle yakın temas hâlinde olduğu oyun alanlarında kolaylıkla bulaşabilir. Mevsimsel olarak görülen birçok hastalığın aksine norovirüs yılın her döneminde ortaya çıkabilir. Aniden başlayan kusma, ishal ve mide kramplarıyla kendini gösteren norovirüs oldukça bulaşıcıdır. Çocukların çevrelerindeki nesnelere sık sık dokunması ve ellerini ağızlarına götürmesi, enfeksiyonun hızlı şekilde yayılmasına zemin hazırlayabilir. Enfeksiyon; hasta kişiyle yakın temas, enfekte yiyecek veya su tüketmek, tuvalet ve diğer ortak kullanım alanlarındaki kirlenmiş yüzeylere temas etmek ve temas sonrası ellerin yeterince yıkanmaması yollarıyla bulaşabilir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Aniden başlayan kusma ve ishal önemli bir uyarı"</strong><br />
Hastalığın önemli uyarılarının kusma ve ishal olduğunu söyleyen Özer; "Her norovirüs vakası aynı şekilde seyretmeyebilir. Belirtiler her çocukta farklı şiddette ortaya çıkabilir. Norovirüs belirtileri genellikle enfeksiyondan 12 ila 48 saat sonra görülür ve özellikle çocuklarda şunlar gözlenebilir; Mide bulantısı ve kusma, bazen şiddetli veya fışkırır tarzda, genellikle sulu ishal, mide ağrısı veya krampları, hafif ateş, kas ağrıları ve halsizlik ve tükenmişlik. Tablonun en şiddetli olduğu dönem genellikle 1 ila 3 gün sürer. Çocuklar 3. günden sonra kendilerini daha iyi hissetmeye başlayabilir. Ancak norovirüs, dehidrasyona yani vücudun aşırı sıvı kaybetmesine neden olabilir. Özellikle küçük çocuklarda sıvı kaybı hızlı gelişebileceğinden, gerekli müdahalenin geciktirilmesi ciddi sonuçlara yol açabilir. Elleri sık sık ve doğru şekilde yıkamak, yüzeyleri temizlemek, yiyecekleri iyice yıkamak, hasta kişilerden uzak durmak, hasta yetişkinlerin ve çocukların mümkün olduğunca evde kalması enfeksiyonun yayılmasını azaltacaktır" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABERLER, SAĞLIK</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/uzmanindan-onemli-uyari-cocuklarinizi-enfeksiyonlardan-koruyun</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/enfeksiyon.png" type="image/jpeg" length="43479"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: 'Sıcak yaz günleri böbrekleri sessizce zorluyor']]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/uzmani-uyardi-sicak-yaz-gunleri-bobrekleri-sessizce-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/uzmani-uyardi-sicak-yaz-gunleri-bobrekleri-sessizce-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medicana Sivas Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Elmır Alıyev, böbrek sağlığı açısından sıcak havalarda susamayı beklemeden su içilmesi gerektiğini belirterek yaz aylarında da aşırı tuz tüketimine karşı uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medicana Sivas Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Elmır Alıyev, böbrek sağlığı açısından sıcak havalarda susamayı beklemeden su içilmesi gerektiğini belirterek yaz aylarında da aşırı tuz tüketimine karşı uyardı.</p>

<p>Yaz aylarında artan hava sıcaklıklarıyla birlikte vücudun sıvı ihtiyacı da artarken, yeterli su tüketilmemesi böbrek sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Uzmanlar, özellikle sıcak havalarda terleme yoluyla oluşan sıvı kaybının böbrek taşı, idrar yolu enfeksiyonu ve böbrek fonksiyonlarında bozulma gibi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Medicana Sivas Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Elmır Alıyev, yüksek sıcaklıklarda vücudun daha fazla sıvı kaybettiğini belirterek, yeterince su tüketilmediğinde idrar miktarının azaldığını ve yoğunluğunun arttığını söyledi. Bu durumun idrardaki minerallerin kristalleşerek böbrek taşı oluşturmasını kolaylaştırabileceğini ifade eden Alıyev, özellikle daha önce böbrek taşı düşürenler ile ailesinde taş öyküsü bulunan kişilerin yaz aylarında daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>'Sıcak havalarda susamayı beklemeden su içilmeli'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplumda en sık yapılan hatalardan birinin yalnızca susadığında su tüketmek olduğunu söyleyen Op. Dr. Alıyev, 'Susama hissi ortaya çıktığında vücut aslında sıvı kaybı yaşamaya başlamıştır. Bu nedenle özellikle sıcak havalarda gün boyunca düzenli aralıklarla su içmek büyük önem taşır. Sağlıklı bireylerin günlük su ihtiyacı kişiye göre değişmekle birlikte, yaz aylarında bu miktarın artabileceği unutulmamalıdır. Sıcak havalarda susamayı beklemeden su içilmeli. Çay, kahve ve şekerli içeceklerin suyun yerini tutmaz, özellikle açık havada çalışanlar, spor yapanlar ve ileri yaş grubundaki bireylerin sıvı tüketimine daha fazla özen göstermesi gerekiyor' diye konuştu.</p>

<p>'Beslenme alışkanlıkları da böbrek sağlığını etkiliyor'</p>

<p>Yalnızca su tüketiminin değil, beslenme düzeninin de böbrek sağlığında önemli rol oynadığını ifade eden Op. Dr. Alıyev, aşırı tuz tüketiminin böbrek taşı riskini artırabildiğine dikkat çekti. 'İşlenmiş gıdalar, hazır yiyecekler ve aşırı tuzlu besinler hem böbreklerin yükünü artırır hem de taş oluşumunu kolaylaştırabilir. Beslenme alışkanlıkları da böbrek sağlığını etkiliyor. Yaz aylarında taze sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek, yeterli sıvı almak ve düzenli fiziksel aktiviteyi sürdürmek böbrek sağlığının korunmasına önemli katkı sağlar. Bel ve yan bölgede şiddetli ağrı, idrarda kan görülmesi, idrar yaparken yanma veya sık idrara çıkma, bulanık ve kötü kokulu idrar, yüksek ateşle birlikte idrar yolu şikâyetleri, nedeni açıklanamayan halsizlik ve ödem. Bu belirtilerin böbrek taşı, idrar yolu enfeksiyonu veya farklı ürolojik hastalıkların habercisi olabilir. Erken tanı tedavi başarısını önemli ölçüde arttır. Özellikle sıcak havalarda yeterli su tüketmek, aşırı tuzdan kaçınmak, idrar yapmayı ertelememek ve düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemek böbrek sağlığını korumanın en etkili yollarıdır. Böbrekler sessiz çalışan organlardır. Bu nedenle belirtiler ortaya çıkmadan önce koruyucu önlemler almak her zaman en doğru yaklaşımdır' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, Sivas</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/uzmani-uyardi-sicak-yaz-gunleri-bobrekleri-sessizce-zorluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/agency/iha/uzmani-uyardi-sicak-yaz-gunleri-bobrekleri-sessizce-zorluyor.jpg" type="image/jpeg" length="34521"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/kkkada-onemli-gelisme-asinin-ilk-fazi-tamamlanmak-uzere</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/kkkada-onemli-gelisme-asinin-ilk-fazi-tamamlanmak-uzere" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı aşısının çalışmalarında ilk fazın tamamlanmak üzere olduğunu söyleyerek, 'Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı aşısının çalışmalarında ilk fazın tamamlanmak üzere olduğunu söyleyerek, 'Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ERÜ bünyesinde çalışmalarına devam eden ve Turkovac'ı geliştiren Prof. Dr. Aykut Özdarendeli başkanlığındaki Aşı Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü'nde çalışmalar aralıksız devam ediyor. KKKA aşısı için çalışmalarını sürdüren ekip, aşıda ilk faz çalışmalarını tamamlamak üzere. Çalışmalar hakkında bilgiler veren ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, çalışmaların sürdüğü laboratuvarın daha kapsamlı bir hale geleceğini söyleyerek, 'Çok büyük bir laboratuvara kavuşuyoruz. Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu alanda stratejik araştırmalar yapabileceğimiz kapsamlı bir laboratuvar imkanının olması bizim için önemli. Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu laboratuvar imkanına sahip olabilmemiz sadece Kayseri için değil, ülkemiz ve tüm insanlık için de stratejik bir öneme sahip. Laboratuvarımızın da yıl sonu itibarıyla hazırlıklarımız bitmek üzere. İnşaatımız tamamlandı. Laboratuvarın teknik cihazlar anlamında son bağlantıları devam etmekte' dedi.</p>

<p>'Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz'</p>

<p>Çalışmalarına devam edilen KKKA aşısı hakkında bilgiler veren Altun, 'Aykut Özdarendeli hocamız çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle çalışmalarına Kırım Kongo Kanamalı Virüslü ateşli hastalığı dediğimiz kene ısırmasının sebep olduğu rahatsızlıkla ilgili aşı çalışmalarına devam ediyor. Birinci fazla ilgili ciddi mesafe almış durumdayız. Burada biz elimizden geldiği kadar bu aşı süreçlerini yönetirken de ulusal ve uluslararası boyutta bunun kabul edilmesi bizim için esastır. Biz hocamıza o süreçlerini de kolaylaştırmak için destek oluyoruz. Yaz aylarına başladığımızda hep gündemimize gelen bir rahatsızlık süreci olarak durmakta ama biz bu konularda Sağlık Bakanlığımızla ve Sağlık Müdürlüğümüzle koordineli bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Benim tahminim birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisinde olduğumuzu söylemek istiyorum' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kayseri, SAĞLIK</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/kkkada-onemli-gelisme-asinin-ilk-fazi-tamamlanmak-uzere</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/agency/iha/kkkada-onemli-gelisme-asinin-ilk-fazi-tamamlanmak-uzere.jpg" type="image/jpeg" length="10558"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Boğazına cisim kaçan kadını 'Heimlich' manevrasıyla kurtaran kuaför o anları anlattı]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/bogazina-cisim-kacan-kadini-heimlich-manevrasiyla-kurtaran-kuafor-o-anlari-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/bogazina-cisim-kacan-kadini-heimlich-manevrasiyla-kurtaran-kuafor-o-anlari-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da soluk borusuna yabancı cisim kaçan kadını 'Heimlich' manevrası uygulayarak kurtaran kuaför, 'Tanımadığım birinin boğazına bir şey kaçtığını gördüm. El kol hareketleriyle bir şey anlatmaya çalışıyordu. İlk denemede başarılı olamadım, üçüncü denememde başarılı oldum' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'da soluk borusuna yabancı cisim kaçan kadını 'Heimlich' manevrası uygulayarak kurtaran kuaför, 'Tanımadığım birinin boğazına bir şey kaçtığını gördüm. El kol hareketleriyle bir şey anlatmaya çalışıyordu. İlk denemede başarılı olamadım, üçüncü denememde başarılı oldum' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olay, dün akşam Altındağ ilçesi Battalgazi Mahallesi'nde bir kuaförde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, boğazına bir cisim kaçan kadın, çevredeki vatandaşlardan el hareketleriyle yardım istedi. Kadının nefes almakta zorlandığını fark eden kuaför Hasretcan Bolat, Heimlich manevrası ile cismin boğazından çıkmasını sağladı.</p>

<p>'İlk başta kadın nefes alamıyordu'</p>

<p>Yaşananları anlatan Hasretcan Bolat, 'Tanımadığım birinin boğazına bir şey kaçtığını gördüm. Kavga var sandım ilk başta. Kadının nefes alamadığını gördüm, müdahale ettim. Eğitimini almamıştım ama arada sırada videolarını izliyordum. O an çok heyecanlandım. Bunu yapabileceğimi düşünmüyordum ama başardığım için mutlu oldum. Bence herkesin bu tür şeyleri öğrenmesi gerekiyor. İlk kez birinde denedim bu hareketi. Her şeyin olabileceğini düşündüm o sırada. İlk denemede başarılı olamadım, üçüncü denememde başarılı oldum. Daha sonra esnaf arkadaşlar yardıma geldi, su verdiler. İlk başta kadın nefes alamıyordu. El kol hareketleriyle bir şey anlatmaya çalışıyordu. Ben de elimden geldiğince yardımcı olmaya çalıştım. 3 dakikaya yakın sürdü müdahale etmem. Daha sonra rahatladığını söyledi ve teşekkür etti. Bence okullarda bunun eğitimi verilmeli' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, SAĞLIK</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/bogazina-cisim-kacan-kadini-heimlich-manevrasiyla-kurtaran-kuafor-o-anlari-anlatti</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 15:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/agency/iha/bogazina-cisim-kacan-kadini-heimlich-manevrasiyla-kurtaran-kuafor-o-anlari-anlatti.jpg" type="image/jpeg" length="24847"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz aylarında su tüketimi, dengeli beslenme ve fiziksel aktivitelere dikkat]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/yaz-aylarinda-su-tuketimi-dengeli-beslenme-ve-fiziksel-aktivitelere-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/yaz-aylarinda-su-tuketimi-dengeli-beslenme-ve-fiziksel-aktivitelere-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artan sıcaklar nedeniyle yaz mevsiminde beslenmeye dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen uzmanlar, su içilmesi, dengeli beslenilmesi ve fiziksel aktiviteler yapılması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Artan sıcaklar nedeniyle yaz mevsiminde beslenmeye dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen uzmanlar, su içilmesi, dengeli beslenilmesi ve fiziksel aktiviteler yapılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Yaz aylarında sağlıklı beslenme ve yeterli su tüketiminin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Medicana Konya Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Merve Sena Nazlı, gün içinde yeterli miktarda su içilmesini, et ve balık gibi protein kaynaklarının dengeli şekilde tüketilmesini, fiziksel aktivitenin ihmal edilmemesini tavsiye etti. Artan sıcaklarla beraber iştahın kapandığını ama daha çok fresh yiyecek ve içecekler tüketilmek istendiğini belirten Nazlı, 'Bunlar neler oluyor? Asitli gazlı içecekler, şekerli içecekler, soğuk kahveler, dondurma ya da sürekli bir atıştırma ihtiyacında oluyoruz. Bu da uzun vadede maalesef aldığımız kaloriyi arttırıp, kilo artışına yol açabiliyor. Burada beslenme bizim açımızdan çok çok kıymetli. Neye dikkat edeceğiz? Öncelikle su tüketimimiz bizim açımızdan çok önemli. Terle beraber sıvı kaybımız çok fazla oluyor. Sıvı kaybımıza ek olarak sadece su kaybı değil, aynı zamanda vücudumuzdaki mineraller, sodyum, potasyum, magnezyum da azalıyor. Bu yüzden suda ölçümüz günlük 10-12 bardak kadar olsun ve günlük mutlaka maden suları içmeye dikkat edelim. Özellikle sade maden suyunu gün içerisinde yayabilirsiniz. Günlük bir şişe yeterli olacaktır bizim açımızdan. Bunu isterseniz içtiğiniz bir şişenin içerisine koyabilirsiniz ya da direkt kendisini de içebilirsiniz. Bunun dışında beslenmede dikkat edeceğimiz şeyler protein alımımızı azaltmayalım. Burada ne tüketebiliriz? Izgara grupları, et grubu olabilir, balık mutlaka tercih edebiliriz ve artık yaz aylarıyla beraber mevsim salatalarını bol miktarda tüketelim. Yemeklerimizin yanında bol miktarda yapacağımız sebze grupları, fırında ya da buharda pişirdiğimiz sebzeleri de ilave etmeye çalışalım' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dyt. Merve Sena Nazlı şöyle devam etti:</p>

<p>'Yaz aylarında soğuk içecekler içmek istediğimiz zaman şekerli içecekler tüketmek yerine evde kendi yapacağımız smoothieler olabilir. Sütümüzün içerisine meyve koyup blenderden geçirebiliriz. Evde kendi dondurmamızı kendimiz hazırlayabiliriz. Meyveyi püre haline getirip yoğurtla karıştırıp, hatta istersek bal koyup tatlandırarak dondurup daha sağlıklı alternatifler tercih edebiliriz. Yemek kısmımızda bunlara dikkat ederken, fiziksel aktiviteyi de ihmal etmememiz gerekiyor. Özellikle yaz akşamlarında mutlaka yürüyüşler ilave edebiliriz. Yüzme şansımız varsa mutlaka yüzelim. En azından yaz aylarında fiziksel aktivitemizi de arttırarak değerlendirelim. Soğuk bir şeyler tüketmek istediğimiz zaman meyve tüketimini de abartıyoruz. Meyvedir nasıl olsa sağlıklıdır diye düşünüp fazla miktarda tükettiğimizde bu da yağlanmalara yol açıyor. Çünkü meyvenin de kendi şekeri var. Günlük 2-3 porsiyon meyve tüketebiliriz ama bunu daha çok gün içerisinde tüketmeye çalışalım. Akşam yemek sonrasında çok yoğun miktarda meyve tabakları yapmamaya çalışalım. Yaz aylarında yine aynı zamanda mangal tüketimimiz de artıyor. Burada tabii ki mangal tüketebiliriz, sadece burada porsiyon kontrolümüze dikkat edelim. Ve yanında soğuk bir şey içmek istediğimiz zaman ayran ya da daha doğal probiyotik olması açısından şalgam suları da tercih edilebilir' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Konya, SAĞLIK</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/yaz-aylarinda-su-tuketimi-dengeli-beslenme-ve-fiziksel-aktivitelere-dikkat</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/agency/iha/yaz-aylarinda-su-tuketimi-dengeli-beslenme-ve-fiziksel-aktivitelere-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="92223"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırıkkale’de KETEM taramasıyla kolon kanserinden kurtuldu]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/kirikkalede-ketem-taramasiyla-kolon-kanserinden-kurtuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/kirikkalede-ketem-taramasiyla-kolon-kanserinden-kurtuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırıkkale'de Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi’nden (KETEM) gelen hatırlatma telefonu sonrası yaptırdığı kanser tarama testinin sonucu pozitif çıkan Hakan Ünver (50), yapılan ameliyatla kanserden kurtuldu. Kanserde erken teşhisin önemini vurgulayan Ünver, “Erken teşhisle benim gibi kurtuluyorsun, normal hayatına devam ediyorsun” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KIRIKKALE YİH’TE İLK KEZ KAPALI YÖNTEMLE AMELİYAT GERÇEKLEŞTİRİLDİ<br />
Kırıkkale’de yaşayan 50 yaşındaki Hakan Ünver, koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında KETEM’den gelen hatırlatma telefonu sonrası yaptırdığı taramada testinin pozitif çıkması üzerine Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi’ne sevk edildi. Daha sonra yapılan endoskopi ve kolonoskopi sonrası kalın bağırsağında şüpheli lezyon tespit edilmesi üzerine biyopsi alındı. Patolojik değerlendirme sonucunda Ünver için cerrahi tedavi planlandı. Hastanın tedavi süreci, Genel Cerrahi Uzmanları Op. Dr. Safa Özaydın ve Op. Dr. Burak Arıkan tarafından yürütüldü. Yaklaşık üç saat süren operasyonla, Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi’nde ilk kez laparoskopik (kapalı yöntem) kalın bağırsak cerrahisi başarıyla uygulandı. Ameliyatın ardından Hakan Ünver sağlıklı şekilde taburcu edildi.<br />
<img height="674" src="https://mansetgazetesinet.teimg.com/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/image-4003.png" width="1033" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“KETEM’E GİTMEK HAYATIMDA BİR DÖNEMEÇ OLDU”<br />
KETEM’e başvurmasının hayatında bir dönemeç olduğunu dile getiren Hakan Ünver, “Kırıkkale KETEM’den arandım, ‘45 yaş üstünü arıyoruz veya sms gönderiyoruz müsait olduğunuz bir gün gelin tahlilinizi yapalım’ dediler. Ben de o gün öğleden sonra gittim. Aynı gün tahlilimi yaptılar, 10 dakika sonra sonuç verdiler ve sonucum pozitif çıktı. 2 gün sonra Yüksek İhtisas Hastanesi’ne geldim. KETEM’in görevlisi beni karşıladı, Genel Cerrah Safa hocamıza yönlendirdi. Hocamız da ileri tetkik için endoskopi ve kolonoskopi yaptı ve kitle olduğunu söyledi. Kitle olduğunu söyleyince tabi yıkıldık, moralimiz bozuldu. Hocam, ‘Hiç moralini bozma, patoloji sonucuna göre tedavi uygulayacağız. Ameliyatla bu işi halledeceğiz’ dedi. Ameliyattan sonra 6 gün hastanede ilaç tedavisi gördüm. 6 gün sonra taburcu oldum. Şu anda sağlığım gayet yerinde. KETEM’in önemi burada çok büyük. Benim için hayatta bir dönemeç oldu. O gün oraya gitmesem, o tanı konulmasaydı belki şu anda farklı bir durumda olacaktım. Onun için belli bir yaşa gelen herkesin KETEM’e gitmesini öneririm”<br />
<img height="679" src="https://mansetgazetesinet.teimg.com/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/image-4004.png" width="1024" /></p>

<p>“DEVLETİN ÇOK GÜZEL BİR HİZMETİ”<br />
KETEM’in devletin çok güzel bir hizmetini olduğu ifade eden Ünver, “Bu noktada devletimizin KETEM’i kurması, KETEM’in Sağlık Bakanlığı ile koordineli çalışması, herkese SMS atması, bizzat araması, insanlara böyle ilgi ve alaka göstermesi beni mutlu etti. Onlar aramasa ben zaten gelmeyecektim. Burada hastaneye sevk edildim, hastanede beni iyi karşıladılar. Genel cerraha yönlendirdiler. Devletin çok güzel bir hizmeti. Bu hizmeti belli bir yaşa gelen insanların kullanması çok faydalı” dedi.<br />
<img height="678" src="https://mansetgazetesinet.teimg.com/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/image-4007.png" width="1024" /></p>

<p>“ERKEN EVRE OLARAK YAKALADIK”<br />
Ameliyatı gerçekleştiren doktorlardan Genel Cerrah Op. Dr. Safa Özaydın, 45-50 yaşlarından itibaren tarama önerildiğini belirterek, “Kolon kanseri, hem dünyadan hem ülkemizde en sık görülen üçüncü kanser. Kansere bağlı ölüm sebepleri arasında da ikinci sırada. Tarama yaşı tüm kanserlerde olduğu gibi bayağı bir düşmüş durumda. Şu an Toplum Sağlığı Merkezlerimiz ve KETEM, hastalarımıza ulaşıp 45-50 yaşlarında tarama öneriyor. Hakan Bey de bize böyle başvurdu. Dışkıda gizli kan testi sonucu pozitifliğiyle. Biz sonrasında hem ileri tetkik olarak endoskopi, kolonoskopi hem görüntülemelerini yaptık. Kısa bir süre içerisinde gerçekleştirdik bunları. Erken evre olarak yakaladık. Başvurduğunda kendisinde hiçbir semptom yoktu. Sadece tarama amaçlı 50 yaşında başvurdu. Daha sonra kapalı olarak gerçekleştirdik ameliyatını” dedi.<br />
<img height="685" src="https://mansetgazetesinet.teimg.com/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/image-4006.png" width="1033" /></p>

<p>“ERKEN TANI HAYAT KURTARIR”<br />
Beş dakikalık KETEM taramasının bir hayatı kurtarmak adına önemli bir adım olabileceğini ifade eden Kırıkkale Yüksek İhtisas Başhekimi Hakan Varol, “İlimizde birinci basamak sağlık hizmetleri ile ikinci basamak sağlık hizmetlerinin entegrasyonu sağlamış vaziyette. Sağlık Bakanlığı’mızın ‘Sağlıklı Türkiye’ vizyonunda üç hedefi bulunmaktadır, ‘Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık Modeli’ amaçlanmaktadır. Koruyan sağlık hizmetlerinde ise hastalıkların ilerlemeden erken evrede tanı alınması önem arz etmektedir. Bu hususta İl Sağlık Müdürlüğümüz koordinasyonunda birinci ve ikinci basamak sağlık hizmetlerinin entegrasyonu sağlanmış olup, KETEM biriminden hastanemize gelen hastaların, erken zamanda endoskopi ve kolonoskopi işlemleri yapılmakta, hastanemizde onkoloji birimi bulunmaktadır. Bu hastamızda da erken tanı alıp, kemoterapi, radyoterapi gibi başka bir şeye gerek olmadan kür sağlanmıştır. Ayrıca hastanemiz Onkoloji Tanı Tedavi Merkezi onayı almıştır. Yakın zamanda gelecek radyasyon onkolojisiyle artık Kırıkkale’de yaşayan, tanı almış kanser hastaları için de il dışına gitmeden tedavilerinin tamamını burada devam ettirmek ana hedefimizdir. Toplumumuzda kanser rahatsızlıkları sık görülmekte. Hem hasta yakınlarını hem de hastayı yıpratıcı bir süreç yaşanmakta. Bunların önüne geçmek adına hastalarımızın KETEM birimine başvurması, beş dakikasını ayırması onlar için bazen bir yaşamı kurtarmak adına önemli bir adım olacaktır. Hastalara buradan aile hekimliklerine, KETEM birimlerine ve kanser tarama birimlerine gitmelerini öneriyorum. Erken tanı hayat kurtarır” dedi.<br />
<img height="670" src="https://mansetgazetesinet.teimg.com/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/image-4005.png" width="1029" /><br />
<img height="676" src="https://mansetgazetesinet.teimg.com/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/image-4008.png" width="1024" /><br />
<img height="679" src="https://mansetgazetesinet.teimg.com/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/image-4009.png" width="1030" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Burak Çalışkan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABERLER, Kırıkkale, SAĞLIK</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/kirikkalede-ketem-taramasiyla-kolon-kanserinden-kurtuldu</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/kirikkalede-bir-ilk-2.png" type="image/jpeg" length="56286"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahşılı’da kurum amirleri ve muhtarlara ilk yardım eğitimi]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/bahsilida-kurum-amirleri-ve-muhtarlara-ilk-yardim-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/bahsilida-kurum-amirleri-ve-muhtarlara-ilk-yardim-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bahşılı Kaymakamlığı koordinesinde, kurum amirleri, kurum personeli ve mahalle ile köy muhtarlarına yönelik ilk yardım eğitimi düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bahşılı Kaymakamlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşıma göre, Kaymakam Elif Yazıcıoğlu Kazanasmaz'ın koordinesinde gerçekleştirilen eğitim, Yusuf Alsancak Konferans Salonu'nda yapıldı. Eğitimde, İl Sağlık Hizmetleri Sağlık Memuru Özgür Akbal tarafından katılımcılara temel ilk yardım uygulamaları, acil durumlarda doğru müdahale yöntemleri ve hayati önem taşıyan ilk yardım kuralları hakkında bilgi verildi. Kamu kurumlarında görev yapan personel ile muhtarların ilk yardım konusunda bilgi ve farkındalıklarını artırmayı amaçlayan eğitimin sonunda, katkı sunan kurum ve görevlilere teşekkür edildi.</p>

<p>Haber Merkezi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="762715438 17974817712084947 729848709964594518 N" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://mansetgazetesinet.teimg.com/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/762715438-17974817712084947-729848709964594518-n.jpg" width="1200" /><img alt="762433349 17974817703084947 6831212403984632571 N" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://mansetgazetesinet.teimg.com/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/762433349-17974817703084947-6831212403984632571-n.jpg" width="1200" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kırıkkale, SAĞLIK</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/bahsilida-kurum-amirleri-ve-muhtarlara-ilk-yardim-egitimi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/bahsili-ilk-yardim-egitimi.jpg" type="image/jpeg" length="61872"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anne sütü alan bebekler daha az obezite ve diyabetle karşılaşıyor]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/anne-sutu-alan-bebekler-daha-az-obezite-ve-diyabetle-karsilasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/anne-sutu-alan-bebekler-daha-az-obezite-ve-diyabetle-karsilasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anne sütü bebekler için büyük önem arz ederken, anne sütü alan bebekler uzun vadede daha az obezite ve diyabetle karşı karşıya kalıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anne sütü bebekler için büyük önem arz ederken, anne sütü alan bebekler uzun vadede daha az obezite ve diyabetle karşı karşıya kalıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünya Sağlık Örgütü'nce her yıl 1-7 Ağustos tarihlerinde kutlanan Dünya Emzirme Haftası kapsamında konuşan Medicana Konya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Fatma Yıldırım, 0-2 yaş döneminde anne sütü alan bebeklerin anneden bebeğe geçen immünoglobülinler sayesinde daha az hastalandığını ifade etti. Bütün anne olan kadınları kutladığını belirten Uzm. Dr. Fatma Yıldırım, 'Bir kadın için hayatın en önemli tecrübesi ve deneyimini yaşıyorlar. Tabii bu süreçte biraz zorlanacaklar ister istemez ama bebek açısından anne sütü çok önemli. İlk başta bana göre uzun vadeli faydalarından bahsetmek istiyorum. Anne sütü alan bebekler uzun vadede daha az obez, daha az diyabetle karşı karşıya kalıyor. Bu açıdan çok önemli. Ayrıca astım gibi hastalıklar daha az görülüyor. Bunun haricinde özellikle ilk 0-2 yaş döneminde anne sütü alan bebekler anneden bebeğe geçen immünoglobülinler sayesinde daha az hastalanıyor. Özellikle pnömoni, otit gibi hastalıklara daha az maruz kalıyorlar. Bu açıdan çok önemli. Şimdi daha bilinen kısımlarına gelelim. Hazırlaması çok kolay, her an her yerde hazır. Ulaşımı kolay, maliyeti yok. Maliyet açısından baktığımız zaman oldukça ekonomik. Özellikle emzirme anne ve bebeğin bağlanması açısından çok büyük bir faaliyet. Emzirme sırasında salgılanan oksitosinden dolayı hem anne hem bebek ikisi de bağlanma duyguları arttığı için anne ve bebeğin ilişkileri uzun vadede daha iyi olabiliyor. Anne açısından söyleyecek olursak emzirme sırasında salgılanan oksitosinden dolayı rahmin daha çabuk toparlanması ve lohusalık dönemindeki kanama miktarının daha az olmasını sağlıyor' dedi.</p>

<p>'Anne sütünün içindeki yağ asitleri bebeğin sinir ve beyin gelişimini daha pozitif yönde etkiliyor'</p>

<p>Özellikle sütün içerisindeki immünoglobülinler sayesinde bebeğin ilk 6 ay ve 1 yaşında dışarıdan alacağı bakteri ve virüslere karşı da otomatik bir koruması olduğunu söyleyen Fatma Yıldırım, 'Anne sütü alan bebeklerde içindeki proteinlerin emilimi daha kolay, bebeğin sindirimi daha kolay ve bu bebeklerde özellikle ilk 6 ayda karşılaştığımız gaz sancısı, kolikler daha az oluyor. İkinci olarak da anne sütünün içindeki yağ asitleri özel formundan dolayı bebeğin sinir ve beyin gelişimini daha pozitif yönde etkiliyor. Bu yüzden anne sütü bizim için çok önemli ve nasıl emzirmeyi arttırabiliriz ona bakalım. Emzirmeyi nasıl arttırabiliriz; birincisi annenin sütünün miktarının yeterli olması, burada en önemli faktör annenin yeterince bol su alabilmesi. Kaliteli proteinden yüksek beslenebilmesi, üçüncü olarak da dinleniyor olabilmesi. Bu çok önemli. Çünkü prolaktin hormonu en çok uyku sırasında özellikle de gece uykusu sırasında salgılanıyor ve benim buradan annelere önerim şu; ilk 40 gün her fırsatta uyuyun, bebeğinizle beraber uyuyun. Özellikle anne ve bebeğin aynı odada uyuyor olması bizim için çok önemli. Bebeklerin anneyle bağlanması ve emme isteği daha fazla. O yüzden her fırsatta annelere uyumalarını öneriyorum. Ziyarete giden yakınlarına da diyorum ki annenin işleriyle ilgilenin, bebekle ilgilenmeyin. Annenin hayatını kolaylaştırın, ona fırsat alanları açın' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Konya, SAĞLIK</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/anne-sutu-alan-bebekler-daha-az-obezite-ve-diyabetle-karsilasiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/agency/iha/anne-sutu-alan-bebekler-daha-az-obezite-ve-diyabetle-karsilasiyor.jpg" type="image/jpeg" length="67089"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırıkkale'de 6 ayda 14 bin 541 kişiye ücretsiz kanser taraması yapıldı]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/kirikkalede-6-ayda-14-bin-541-kisiye-ucretsiz-kanser-taramasi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/kirikkalede-6-ayda-14-bin-541-kisiye-ucretsiz-kanser-taramasi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırıkkale Valiliği, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen ücretsiz kanser tarama programları kapsamında 2026 yılının ilk altı ayında 14 bin 541 vatandaşa kanser tarama hizmeti sunulduğunu açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Valiliğin paylaşımına göre, Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Ocak-Haziran 2026 döneminde yürütülen ücretsiz kanser taramaları kapsamında 14 bin 541 kişi taramadan geçirildi. Açıklamada, erken teşhis amacıyla gerçekleştirilen taramalar sayesinde ileri değerlendirmeye ihtiyaç duyan vatandaşların ilgili sağlık kuruluşlarına yönlendirildiği, gerekli tanı ve tedavi süreçlerinin de planlandığı belirtildi.</p>

<p>Kanserde erken teşhisin hayati önem taşıdığına dikkat çekilen paylaşımda, vatandaşların ücretsiz kanser taramalarından faydalanmaları çağrısında bulunuldu. Ücretsiz kanser tarama hizmetlerinin Kırıkkale Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM), Aile Sağlığı Merkezleri ile Sağlıklı Hayat Merkezleri aracılığıyla sunulduğu belirtilirken, vatandaşların ayrıntılı bilgi almak için 0318 233 98 89 numaralı telefondan yetkililere ulaşabilecekleri ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haber: Yasemin Can</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Yasemin Can</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kırıkkale, SAĞLIK</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/kirikkalede-6-ayda-14-bin-541-kisiye-ucretsiz-kanser-taramasi-yapildi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/kirikkalede-6-ayda-14-bin-541-kisiye-ucretsiz-kanser-taramasi-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="21185"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şekerli yiyecekler ve çiçekli kıyafetler arı sokması riskini artıyor]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/sekerli-yiyecekler-ve-cicekli-kiyafetler-ari-sokmasi-riskini-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/sekerli-yiyecekler-ve-cicekli-kiyafetler-ari-sokmasi-riskini-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilkent Şehir Hastanesi Acil Tıp İdari Sorumlusu Uzmanı Doç. Dr. Ferhat İçme, yaz aylarında çiçek desenli kıyafetlerin ve şekerli yiyeceklerin arıları daha çok çektiğini belirterek bu konuda dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilkent Şehir Hastanesi Acil Tıp İdari Sorumlusu Uzmanı Doç. Dr. Ferhat İçme, yaz aylarında çiçek desenli kıyafetlerin ve şekerli yiyeceklerin arıları daha çok çektiğini belirterek bu konuda dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yaz aylarında artan arı popülasyonu ve açık havada geçirilen sürenin uzamasıyla birlikte arı sokması vakalarında da artış yaşanıyor. Bilkent Şehir Hastanesi Acil Tıp İdari Sorumlusu Uzmanı Doç. Dr. Ferhat İçme, özellikle ağustos ve eylül aylarında vakaların zirveye ulaştığını belirterek, arı sokmalarının çoğunda hafif belirtiler görüldüğünü ancak bazı durumlarda hayatı tehdit eden alerjik reaksiyonlar gelişebileceği konusunda uyarıda bulundu. İçme, nefes darlığı, boğazda şişlik ve bilinç değişikliği gibi belirtilerin acil müdahale gerektirdiğini vurgulayarak, arı iğnesinin de doğru yöntemle çıkarılması gerektiğinin altını çizdi. İçme, ayrıca, çiçekli kıyafetler ve şekerli yiyeceklerin arıları daha fazla çektiğini ifade etti.</p>

<p>'Ağustos, eylül aylarında bu sayılar pik seviyelere çıkmaya başlıyor'</p>

<p>İçme, arı sokmalarının son dönemlerde doğal olarak arttığını belirterek yaz aylarında arıların popülasyonunda artış yaşandığını ifade etti. İçme, 'Özellikle ağustos, eylül aylarında bu sayılar pik seviyelere çıkmaya başlıyor. Bu dönemlerde arıların kendi besinlerini bulmada zorlanmaları sebebiyle de ister istemez diğer taraflardan besin bulmaya çalışıyorlar. İnsanlar da bu dönemde dış mekanlarda, doğada daha çok zaman geçirmeye başladığı için biraz daha rahat kıyafetler, biraz daha kısa kollu kıyafetler de giyildiği için arı sokmaları vakaları ister istemez bu dönemlerde artıyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'yüzde 2 gibi gerçekten ciddi alerjik reaksiyonlar olabiliyor'</p>

<p>Arı sokması vakalarında hayati risklerin nadir görüldüğünü aktaran İçme, 'Arı sokmaları vakalarının aslında çok büyük oranında kızarıklık, kaşıntı, şişlik gibi çok ciddi olmayan semptomlar oluşuyor. Ama yüzde 2 gibi gerçekten ciddi alerjik reaksiyonlara da bu sebep olabiliyor' diye konuştu.</p>

<p>Ciddi semptomlarda hemen sağlık kuruluşuna başvurulmalı</p>

<p>Alerjik bünyeye sahip kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan İçme, 'Burada kişilerin daha önceden alerjik bir yapısının olması veya arı sokması veya başka bir şeye karşı ciddi alerjik reaksiyon vermiş olması çok önemli. Böyle bir şey varsa arı sokmalarında doğrudan 112 acil yardım aranıp gelinmeli. Onun dışında ciddi semptom diye sayabileceğimiz ağız içinde, dil gibi, boğaz gibi bir yere arı soktuysa veya boynundan soktuysa, şişmeye bağlı solunum sıkıntıları olabileceği için bu bizim için önemli bölgeler. Hastada nefes darlığı oluşmaya başladıysa, boğazında kaşıntı hissi, boğazında şişlik hissi, bu hastaların kendi yutkunmayla ilgili problemlerinin olması, şuur değişikliğinin olması, bayılmasının veya bayılayazmalarının olması da ciddi bir alerji ön semptomu olabileceği için bu hastaların da kesinlikle bir acil yardım alması gerekir' açıklamasında bulundu.</p>

<p>'İğne, kredi kartının ucuyla hafif sıyırarak alınabilir'</p>

<p>İçme, vatandaşların arı sokması sonrasında iğneyi kendilerinin çıkarabileceğini söyleyerek 'Arının iğnesinin ucunda bir zehir kesesi vardır. Siz çıkarırken o keseyi patlatırsanız zehrin yayılmasını arttırırsınız. Ama oradaki soktuğu bölgenin de temizlenmesi gerekir. Bunu yaparken keseyi patlatmadan, kredi kartının ucuyla böyle hafif sıyırarak alınabilir. Alınmasında da fayda var. Ama cımbızla sıkarak veya elinizle sıkarak aldığınız zaman keseyi patlatırsanız bu daha ciddi semptomlara sebep olabilir' şeklinde konuştu.</p>

<p>Çiçekli kıyafetler ve şekerli yiyecekler arıları çekiyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arıların şekerli yiyeceklere ve çiçekli kıyafetlere daha fazla geldiğini dile getiren İçme, 'Çiçek diye gördükleri için çiçek desenleri olan şeylere daha çok gelirler. Onun dışında doğal olarak bu dönemlerde biraz daha rahat kıyafetler giyildiği için, kısa kollu kıyafetlerimiz olduğu için bu risk daha da fazla olur. Ayrıca şekerli yiyecekler, içecekler yerken buna dikkat etmemiz lazım. Çünkü ağız içi sokmalarında genellikle kişi bir şeyleri, özellikle de şekerli bir şeyleri yerken arı eş zamanla ağzına girip bunu sokar. Bunlara dikkat etmek lazım' ifadelerine yer verdi.</p>

<p>'Antihistaminik kremler burada işe yarayabilir'</p>

<p>İçme, birden fazla arının soktuğu kişilerde alerjik reaksiyonların daha fazla olacağını anlattı. İçme, 'Su ve sabunla o bölgeyi temizleyip enfeksiyon kapmasını önlemek, buz uygulayarak o ödemin çok fazla artmasını önlemek genellikle yeterli. Belki antihistaminik kremler burada işe yarayabilir. Ödeme, kaşıntıyı, ağrıyı alması açısından bazı kremler kullanılabilir' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, SAĞLIK</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/sekerli-yiyecekler-ve-cicekli-kiyafetler-ari-sokmasi-riskini-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/agency/iha/sekerli-yiyecekler-ve-cicekli-kiyafetler-ari-sokmasi-riskini-artiyor.jpg" type="image/jpeg" length="48508"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emzirme sadece bebeği değil, annenin sağlığını da koruyor]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/emzirme-sadece-bebegi-degil-annenin-sagligini-da-koruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/emzirme-sadece-bebegi-degil-annenin-sagligini-da-koruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emzirme sadece bebeklerin sağlıklı büyümesine katkı sağlamıyor, annelerin de fiziksel ve ruhsal sağlığını destekliyor. Uzmanlar, emzirmenin birçok hastalığa karşı koruyucu etkisi bulunduğunu vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emzirme sadece bebeklerin sağlıklı büyümesine katkı sağlamıyor, annelerin de fiziksel ve ruhsal sağlığını destekliyor. Uzmanlar, emzirmenin birçok hastalığa karşı koruyucu etkisi bulunduğunu vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Emzirme; meme, rahim ve yumurtalık kanseri riskini azaltıyor, doğum sonrası iyileşmeyi hızlandırıyor ve annenin psikolojik dayanıklılığını artırıyor. Anne sütü, bebeklerin sağlıklı büyüme ve gelişimi için en değerli besin kaynağı olmasının yanı sıra, annelerin uzun vadeli sağlıklarını koruyan önemli bir biyolojik süreç olarak da öne çıkıyor. Medicana Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nadir Cömert, emzirmenin hem fiziksel hem de ruhsal açıdan anneye çok yönlü katkılar sunduğunu belirterek, emzirmenin yalnızca bebeğin değil, annenin yaşam kalitesini de olumlu yönde etkilediğini söyledi.</p>

<p>Medicana Sivas Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nadir Cömert Op. Dr. Cömert, 'Emzirme, anne ile bebek arasında güçlü ve güven temelli bir bağ kurulmasını sağlar. Bunun yanında annenin doğum sonrası toparlanmasını hızlandırır, birçok hastalığa karşı koruyucu etki gösterir ve psikolojik iyilik halini destekler. Bu nedenle emzirme, hem bebek hem de anne sağlığı açısından vazgeçilmez bir süreçtir' dedi.</p>

<p>Emzirme, annenin ruh sağlığını da destekliyor</p>

<p>Doğum sonrası dönemin anneler için hem fiziksel hem de duygusal açıdan hassas bir süreç olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Nadir Cömert, emzirmenin stres yönetimine de önemli katkılar sağladığını belirtti. 'Yapılan araştırmalar, emziren annelerde stres hormonları olarak bilinen kortizol ve adrenalin düzeylerinin emzirmeyen annelere göre anlamlı ölçüde daha düşük olduğunu göstermektedir. Bu hormonal değişim, annenin stres karşısında daha sakin tepkiler vermesine, kendini daha huzurlu hissetmesine ve bebeğiyle kurduğu duygusal bağın güçlenmesine katkı sağlar' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Kanser riskini azaltıyor, kemikleri koruyor'</p>

<p>Emzirmenin uzun vadede kadın sağlığı üzerinde önemli koruyucu etkileri bulunduğunu vurgulayan Op. Dr. Cömert, özellikle bazı kanser türlerine karşı sağladığı koruyucu etkiye dikkat çekti: 'Emzirme döneminde östrojen hormonunun düşük seviyelerde seyretmesi, meme kanseri gelişme riskini azaltmaktadır. Araştırmalar, özellikle 30 yaşından önce doğum yapan ve en az bir yıl emziren kadınlarda yumurtalık kanseri görülme riskinin belirgin şekilde azaldığını ortaya koymaktadır. Ayrıca emzirme sürecinde kemik yapımını destekleyen biyolojik mekanizmalar aktive olurken, kemik yıkımını gösteren belirteçlerde azalma görülmektedir. Bu durum ilerleyen yaşlarda kemik erimesi riskinin düşmesine katkı sağlamaktadır.'</p>

<p>'Doğum sonrası iyileşmeyi hızlandırıyor'</p>

<p>Emzirmenin doğum sonrasında annenin vücudunun toparlanmasını da desteklediğini belirten Op. Dr. Cömert, şu bilgileri paylaştı, 'Emzirme sırasında salgılanan oksitosin hormonu rahmin kasılmasını sağlayarak doğum sonrası kanamayı azaltır ve rahmin daha kısa sürede eski haline dönmesine yardımcı olur. Kanamanın azalması, uzun vadede kansızlık, halsizlik, çarpıntı ve çabuk yorulma gibi sorunların daha az görülmesini sağlar. Bu nedenle emzirme, doğum sonrası iyileşme sürecinin doğal bir parçası olarak değerlendirilmelidir.'</p>

<p>'Hamilelik kilolarının verilmesini kolaylaştırıyor'</p>

<p>Emzirmenin metabolizma üzerindeki olumlu etkilerine de değinen Op. Dr. Nadir Cömert, emziren annelerin günlük enerji ihtiyacının yaklaşık 500 kalori arttığını belirterek şöyle konuştu,'Bu enerji ihtiyacının bir bölümü besinlerden karşılanırken, önemli bir kısmı gebelik döneminde depolanan yağlardan sağlanır. Böylece anneler doğum sonrası dönemde gebelikte aldıkları kiloları daha kolay verebilir. Düzenli emzirmenin, uygun şartlar sağlandığında doğumdan sonraki ilk haftalarda doğal aile planlamasına da katkı sağlayabileceği bilinmektedir. Ancak gebelikten korunma konusunda mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanına danışılması gerekir.'</p>

<p>'İlk altı ay yalnızca anne sütü öneriliyor'</p>

<p>Op. Dr. Nadir Cömert, Dünya Sağlık Örgütü'nün önerilerine de dikkat çekerek, bebeklerin yaşamın ilk altı ayında yalnızca anne sütüyle beslenmesinin, sonrasında ise uygun ek gıdalarla birlikte emzirmenin iki yaş ve üzerine kadar sürdürülmesinin hem anne hem de bebek sağlığı açısından önemli faydalar sağladığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, Sivas</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/emzirme-sadece-bebegi-degil-annenin-sagligini-da-koruyor</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/08/agency/iha/emzirme-sadece-bebegi-degil-annenin-sagligini-da-koruyor.jpg" type="image/jpeg" length="96826"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Her cilt lekesi güneşten kaynaklanmıyor]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/her-cilt-lekesi-gunesten-kaynaklanmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/her-cilt-lekesi-gunesten-kaynaklanmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüzde ya da ellerde ortaya çıkan kahverengi lekelenmelerin sık karşılaşılan cilt sorunlarından biri olduğunu belirten Acıbadem Eskişehir Dermatoloji Uzmanı Dr. Hatice Parlak Subaşı, 'Sıklıkla kahverengi lekelerde ilk olarak güneşin etkisi olduğu düşünülür. Ancak güneş ışınlarının yanı sıra hormonal değişiklikler, gebelik, yaşlanma, genetik yatkınlık ve bazı cilt hastalıklarının da leke oluşumuna neden olabilir. Bu nedenle her leke aynı değildir. Doğru tedavi için öncelikle lekenin neden oluştuğunun belirlenmesi gerekir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüzde ya da ellerde ortaya çıkan kahverengi lekelenmelerin sık karşılaşılan cilt sorunlarından biri olduğunu belirten Acıbadem Eskişehir Dermatoloji Uzmanı Dr. Hatice Parlak Subaşı, 'Sıklıkla kahverengi lekelerde ilk olarak güneşin etkisi olduğu düşünülür. Ancak güneş ışınlarının yanı sıra hormonal değişiklikler, gebelik, yaşlanma, genetik yatkınlık ve bazı cilt hastalıklarının da leke oluşumuna neden olabilir. Bu nedenle her leke aynı değildir. Doğru tedavi için öncelikle lekenin neden oluştuğunun belirlenmesi gerekir' dedi.</p>

<p>'Tedavi, lekenin tipine göre planlanıyor'</p>

<p>Lekenin oluşmasının temel nedeninin cilde rengini veren melanin pigmentinin bazı bölgelerde normalden fazla üretilmesi olduğunu söyleyen Subaşı, 'Her cilt lekesi farklı özellikler gösterir. Yüzde simetrik olarak görülen kahverengi lekeler ekseriya melazma dediğimiz hormonal kaynaklı lekelerdir. El sırtı ve yüzde zamanla ortaya çıkan lekeler daha çok güneş hasarına bağlı yaşlılık lekeleridir. Sivilce, yanık veya yara sonrasında oluşan koyu renk değişiklikleri ise postinflamatuvar hiperpigmentasyon olarak adlandırılır. Görüldüğü gibi her lekenin nedeni farklı olduğu için tedavi yaklaşımı da farklıdır' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Kişiye özel tedavi planı oluşturuluyor'</p>

<p>Leke tedavisine başlamadan önce ayrıntılı değerlendirme yapıldığını söyleyen Subaşı, 'Tedavide öncelikle lekenin tipi, derinliği, yaygınlığı ve oluşum nedeni değerlendirilerek kişiye özel bir planlama yapılır. Leke açıcı kremler, kimyasal peeling, PRP ve mezoterapi uygulamaları ile uygun hastalarda çeşitli lazer sistemleri tedavide başarıyla kullanılabilmektedir' dedi.</p>

<p>'Tek seansta süpriz beklenmemeli'</p>

<p>Tedavinin ilk basamağını çoğu zaman leke açıcı kremlerin oluşturduğunu belirten Subaşı, 'Bu ürünler düzenli kullanıldığında zamanla lekelerde açılma sağlayabilir. Tedavi süresince cildin tahriş olmaması ve doktor kontrolünde kullanılması oldukça önemlidir. Bazı hastalarda mezoterapi gibi yöntemlerle leke tedavisini desteklemek mümkündür. Bu uygulamalar, aktif maddelerin cildin daha derin tabakalarına ulaşmasını sağlayarak tedavinin etkinliğini artırabilir. Lazer tedavileri de uygun hastalarda oldukça başarılı sonuçlar verdiğimiz yöntemlerden biridir. Lazer ışığı, ciltte fazla miktarda bulunan melanin pigmentini hedef alarak bu pigmenti parçalar. Özellikle güneş ve yaşlılık lekelerinde etkili seçenekler arasında yer alır' diye konuştu.</p>

<p>'Güneşten korunmazsanız lekeler tekrar edebilir'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Leke tedavisinde sabırlı olunması gerektiğine dikkat çeken Subaşı, 'Hiçbir yöntem tek seansta süpriz sonuç sağlamaz. Leke tedavisi sabır gerektiren, düzenli takip ve uygun cilt bakımıyla desteklenmesi gereken bir süreçtir. Tedavi ne kadar başarılı olursa olsun, güneşten korunma ihmal edilirse lekelerin tekrar etme riski yüksektir. Bu nedenle en az SPF 50 içeren geniş spektrumlu güneş koruyucuların yıl boyunca, hava bulutlu olsa bile düzenli kullanılması büyük önem taşır. Ayrıca şapka kullanmak, güneşten fiziksel olarak korunmak ve yoğun güneş maruziyetinden kaçınmak da tedavi başarısını artırır' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Geçmeyen lekeler mutlaka değerlendirilmeli'</p>

<p>Ciltte yeni ortaya çıkan ya da giderek koyulaşan lekelerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Subaşı, 'Eğer cildinizde yeni ortaya çıkan, giderek koyulaşan veya uzun süredir geçmeyen lekeler varsa öncelikle bir dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmeniz gerekir. Doğru tanı, kişiye özel tedavi planı ve düzenli takip ile lekelerde belirgin düzelme sağlamak mümkündür' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, SAĞLIK</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/her-cilt-lekesi-gunesten-kaynaklanmiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/her-cilt-lekesi-gunesten-kaynaklanmiyor.jpg" type="image/jpeg" length="47842"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
