<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kırıkkale Manşet Gazetesi - Kırıkkale Haber</title>
    <link>https://mansetgazetesi.net</link>
    <description>Kırıkkale'nin en doğru, en güvenilir, en cesur ve en tarafız haber sitesi. Kırıkkale haberlerini, son dakika Kırıkkale haberleri, hava durumu, namaz vakitleri, altın fiyatlarını, vefat edenleri haber sitesizden takip edebilirsiniz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://mansetgazetesi.net/rss/haberde-insan" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 18 Jul 2026 01:56:48 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/rss/haberde-insan"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de yükümlüler okulda boya, tadilat ve temizlik çalışması başlattı]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/eskisehirde-yukumluler-okulda-boya-tadilat-ve-temizlik-calismasi-baslatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/eskisehirde-yukumluler-okulda-boya-tadilat-ve-temizlik-calismasi-baslatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de denetimli serbestlik yükümlüleri, Cemal Mümtaz Sosyal Bilimler Lisesinde geniş kapsamlı boya, tadilat ve temizlik çalışması başlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'de denetimli serbestlik yükümlüleri, Cemal Mümtaz Sosyal Bilimler Lisesinde geniş kapsamlı boya, tadilat ve temizlik çalışması başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Okulların yaz tatiline girmesini fırsat bilen denetimli serbestlik yükümlüleri, Eskişehir'de bulunan Cemal Mümtaz Sosyal Bilimler Lisesinin tadilatı için kolları sıvadı. Kamu yararına çalışma yükümlülüğü kapsamında yürütülen faaliyetlerle, okulun yeni eğitim-öğretim dönemine en iyi şekilde hazırlanması hedefleniyor. Çalışmalarla okulun tüm sınıfları ve ihtiyaç duyulan diğer tüm kapalı alanları yükümlüler tarafından titizlikle boyanıyor. Boya ve tadilat işlerinin yanı sıra okulun dış görünümüne ve hijyenine de büyük önem veriliyor. Bu doğrultuda okul bahçesinin temizliği ve genel çevre düzenlemesi de yine yükümlüler tarafından gerçekleştiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/eskisehirde-yukumluler-okulda-boya-tadilat-ve-temizlik-calismasi-baslatti</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/eskisehirde-yukumluler-okulda-boya-tadilat-ve-temizlik-calismasi-baslatti.jpg" type="image/jpeg" length="70522"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tatile gideceklere doğal bronzlaşma reçetesi]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/tatile-gideceklere-dogal-bronzlasma-recetesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/tatile-gideceklere-dogal-bronzlasma-recetesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Deniz sezonunun açılmasıyla birlikte tatile gidecek vatandaşlara uyarılarda bulunan Eskişehirli aktar Koray Özkılıç, havuç, kakao ve jojoba yağlarıyla hazırlanan doğal karışımların cildi besleyerek sağlıklı ve kalıcı bronzlaşma sağladığını, aynı zamanda güneş yanıkları ile cilt kanseri riskini en alt seviyeye indirdiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Deniz sezonunun açılmasıyla birlikte tatile gidecek vatandaşlara uyarılarda bulunan Eskişehirli aktar Koray Özkılıç, havuç, kakao ve jojoba yağlarıyla hazırlanan doğal karışımların cildi besleyerek sağlıklı ve kalıcı bronzlaşma sağladığını, aynı zamanda güneş yanıkları ile cilt kanseri riskini en alt seviyeye indirdiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Deniz sezonunun açılmasıyla birlikte tatile gidecek olan vatandaşlar bronzlaştırıcı ürünlere yönelirken, Eskişehirli aktar sahibi Koray Özkılıç, sağlıklı ve kalıcı bronzlaşma ile ilgili konuştu. Yaz aylarında güneşin zararlı ışınlarına direkt maruz kalmanın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Özkılıç, kimyasal ürünler yerine doğal yağlardan hazırlanan özel terkiplerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>'Hazırlanan özel terkip kalıcı bronzlaşma sağlıyor'</p>

<p>Vatandaşların denize girmeden önce koruyucu faktörlü ürünler kullanabileceğini ifade eden aktar Koray Özkılıç, 'Deniz sezonunun açılmasıyla birlikte insanlar denize doğru, tatile doğru gitmeye başladı ama göremedikleri, dikkatlerinden kaçan bir olay var; denize girmeden önce faktörlü ürünleri kullanarak doğal güneşten korunma sağlayabilirler. Fakat bunun dışında havuç yağı, kakao yağı, jojoba yağı gibi yağlarla hazırlayacakları terkibi de eğer vücutlarına sürerlerse sağlıklı bir bronzlaşma, kalıcı bir bronzlaşma elde etmiş olurlar' dedi.</p>

<p>'Direkt güneşe maruz kalan cilt kansere hazır hale gelir'</p>

<p>Doğal yağların Afrika'da bile cildi korumak için kullanıldığına dikkat çeken Özkılıç, 'Bu yağlar aynı zamanda güneşin cilde verdiği zararı yok etmekte ve güneşe bağlı olarak yanıkların en alt seviyede oluşmasını sağlamaktadır, cildi beslemektedir. Afrika'da direkt güneşe maruz kalan vücutlar bu yağlar sayesinde rahatlıkla bronzlaşmakta ve ciltleri korunmaktadır çünkü bugün basite indirgediğimiz olay, ileri safhalarda cilt kanserine sebebiyet verebilmektedir. Çünkü direkt güneşe maruz kalan cilt kansere hazır hale gelir. Hele hele bizim gibi ciltleri beyaz olan toplum olduğumuz için özellikle üstüne basa basa vurguluyorum; havuç yağı, kakao yağı, jojoba yağı kullanılması gerekir' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Doğal terkipler 350 lira'</p>

<p>Piyasadaki koruyucu ürünler ile aktarlarda hazırlanan doğal karışımların fiyatlarını da karşılaştıran Özkılıç, son olarak şunları söyledi:</p>

<p>'Koruyucu faktörlü yağlar fiyatları 500 lira; havuç, kakao, jojoba yağından hazırlanan terkipler de 350 lira.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/tatile-gideceklere-dogal-bronzlasma-recetesi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/tatile-gideceklere-dogal-bronzlasma-recetesi.jpg" type="image/jpeg" length="37785"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çırak sıkıntısı ayakkabıcılarda gece mesaisini zorunlu kıldı]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/cirak-sikintisi-ayakkabicilarda-gece-mesaisini-zorunlu-kildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/cirak-sikintisi-ayakkabicilarda-gece-mesaisini-zorunlu-kildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas'ta yıllarını mesleğe adayan kunduracılar çırak bulamıyor. 40 yılı aşkın süredir kunduracılık yapan Gökhan Uygur, 'İşler arttı, çırak olmamasından gece geç saatlerde kadar çalışıyoruz. Sivas'ın geceleri nöbetçi kunduracısı oldum' diye konuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas'ta yıllarını mesleğe adayan kunduracılar çırak bulamıyor. 40 yılı aşkın süredir kunduracılık yapan Gökhan Uygur, 'İşler arttı, çırak olmamasından gece geç saatlerde kadar çalışıyoruz. Sivas'ın geceleri nöbetçi kunduracısı oldum' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Artan ayakkabı fiyatları sonrası ayakkabılarını tamir ettirmek isteyenlerin kunduracılara olan ilgisi arttı. Sivas'ta ayakkabıcılık mesleğinde yaşanan çırak sıkıntısı da atölyelerdeki iş yükünü her geçen gün artırıyor. Çırak bulunamaması nedeniyle ayakkabı tamircileri, yoğun tamirat taleplerini karşılayabilmek için mesailerini gece saatlerine kadar sürdürüyor. Bir dönem yaz tatillerinde çocukların çırak olarak meslek öğrenmek için geldiği atölyeler şimdi sessiz kaldı. Çırak eksikliği nedeniyle müşteri karşılamadan tamirat işlerine kadar tüm süreç tek usta tarafından yürütülürken, gündüz tamamlanamayan işler gece saat 00.00'a kadar süren mesailerle yetiştiriliyor.</p>

<p>Sivas'ta 40 yıldır ayakkabı tamiri yapan Gökhan Uygur, mesleğin kanayan yarasının çırak yetişmemesi olduğunu dile getirerek, 'İşleri yetiştirebilmek için Sivas'ın gece nöbetçisi ayakkabıcısı oldum' diye konuştu.</p>

<p>'Tek başımıza mücadele etmeye çalışıyoruz'</p>

<p>İnsanların artık çocuklarının zorlanmadan para kazanmalarını istediklerini dile getiren Uygur, '50 yaşındayım ve yaklaşık 40 yıldır bu işle uğraşıyorum. Ayakkabıcılık mesleği bize babadan gelme. Bizim mesleğin kanayan yarası çırak olmaması. Şu anda çocuğunu çırak olarak getirmek isteyen insanlar, çocuğun hiçbir şey bilmemesine rağmen çok iyi paralar talep ediyor. Her aile, çocuğumuz bir şeyler yapmadan, zorlanmadan çok iyi paralar kazansın, bir yerlere gelsin istiyor ama öyle bir şey yok. Şu anda da insanların düşünceleri maddiyat olduğu için çocuklarının alacakları para da tatmin etmediğinden dolayı bizler de çırak bulamıyoruz. Bu dönemde işlerimiz yoğun. Tek başımıza mücadele etmeye çalışıyoruz. Çırağın şu anki görevi bana çay söyleyecek, müşteriyle ilgilenecek ama maalesef şu anda bu işleri elimizdeki işi bırakıp ben yapıyorum. Biz de burada zamanla yarışarak müşterinin ayakkabısını yetiştirmeye çalışıyoruz' diye konuştu.</p>

<p>'Gece arayıp 'Ayakkabıcı açık mı?' diye soruyorlar'</p>

<p>Müşterileri mağdur etmemek için geceleri de çalıştığını belirten Uygur, 'Yaptığımız işler ince işçilik gerektiren işler. Böylesi durumdan dolayı da yetiştiremiyorum ve gece saat 00.00'a kadar çalışıyorum. Önceden aileler, okullar tatil edildiği zaman çocuklarını çırak olarak yanımıza getiriyorlardı ancak artık getirmiyorlar. Bizler de bu durumdan dolayı işleri yetiştirebilmek için artık gece nöbetçisi ayakkabıcı olduk. Müşteriyi memnun edebilmek için gece 00.00'a kadar çalışıyorum. Sivas'ta gece nöbetçisi ayakkabıcı oldum. Gece arayıp 'Ayakkabıcı açık mı?' diye soruyorlar ve gece de ayakkabı gönderip tamir ettiriyorlar. İşlerimiz gündüzden yetişmiyor. Gündüz sadece ayakkabı tamiri yaptırmak için gelen müşterilerimiz de olmuyor. Bir müşteri geldiği zaman hemen hemen yarım saatimi alıyor. Böyle olunca da iş aksıyor. Gece çalışıp ertesi güne teslim edeceğin ürünü geceden yapman gerekiyor. Başka türlü de yetişmiyor' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABERLER, Haberde insan, Sivas</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/cirak-sikintisi-ayakkabicilarda-gece-mesaisini-zorunlu-kildi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/cirak-sikintisi-ayakkabicilarda-gece-mesaisini-zorunlu-kildi.jpg" type="image/jpeg" length="56225"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan yaz ayları öncesi araç sahiplerine klima uyarısı]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/uzmandan-yaz-aylari-oncesi-arac-sahiplerine-klima-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/uzmandan-yaz-aylari-oncesi-arac-sahiplerine-klima-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de araç kliması sektöründe faaliyet gösteren Alp Ege Alan, havaların ısınmasıyla birlikte artan klima arızalarına dikkat çekerek araç sahiplerini merdiven altı işlemlere ve yanlış gaz dolumlarına karşı uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'de araç kliması sektöründe faaliyet gösteren Alp Ege Alan, havaların ısınmasıyla birlikte artan klima arızalarına dikkat çekerek araç sahiplerini merdiven altı işlemlere ve yanlış gaz dolumlarına karşı uyardı.</p>

<p>Kış ayları boyunca kapalı kalan araç klimaları, havaların 30 derecelere ulaşmasıyla birlikte yeniden çalıştırılmaya başlandı. Uzun süre kullanılmayan sistemlerde en sık karşılaşılan sorunların başında ise gaz eksikliği geliyor. Kapalı bir sistem içinde devridaim yapan klima gazının normal şartlarda bitmeyeceğini belirten klimacı Alp Ege Alan, yaşanabilecek kaza durumları veya araç yaşına bağlı olarak o-ringler ile kompresör keçelerinde oluşan kaçakların gazın azalmasına neden olduğunu ifade etti. Sistemin çalışmaması için gazın tamamen bitmesine gerek olmadığını, seviyenin yarıdan aza inmesinin yeterli olacağını vurgulayan Alan, araç sahiplerine ortalama üç yılda bir klima gazı kontrolü yaptırmalarını tavsiye etti.</p>

<p>'Mühendisler yeni nesle göre tasarlıyor, içine eski nesil gaz basıyorlar'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Klima gazı çeşitleri ve maliyetleri hakkında teknik bilgiler paylaşan Alp Ege Alan, 'Eski nesil ve yeni nesil olmak üzere iki farklı gaz çeşidi bulunuyor. Çevreye zararlı salınım yaptığı ve ozon tabakasına zarar verdiği için 2016 yılından sonra bu gazların içeriği değiştirildi; doğal olarak fiyatları da arttı. R134a olarak geçen eski nesil gazların yağıyla birlikte maliyeti ortalama 2.000 ile 2.500 lira civarındayken, 1234yf olarak geçen yeni nesil gazların fiyatı 5.000 ile 6.000 lira arasında değişiyor. Geçtiğimiz günlerde kaza yapmış ve klima gazı kaçırmış 2023 model lüks bir otomobil servisimize geldi. Araca yeni nesil gaz basılması gerekirken eski nesil gaz basıldığını gördük. Mühendisler sistemi yeni nesil gaza göre tasarladığı için müşteri verim alamayıp bize başvurmuştu, biz de doğru olan yeni nesil gaz dolumunu gerçekleştirdik' dedi.</p>

<p>'Piyasada mutfak tüpü gazı basanlar bile var'</p>

<p>Sektörde yapılan hileli işlemlere karşı vatandaşların dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Alan, eksik dolumun maliyetli sonuçlar doğurabileceğini belirterek şunları söyledi:</p>

<p>'Piyasada mutfak tüpü gazı basanlar, yeni nesil yerine eski nesil gaz kullananlar veya bilerek eksik gaz basanlar bile var. Kompresörün çalışması için gazın tam doldurulmasına gerek yoktur; 50-100 gram eksik bassak bile klima kompresörü çalışır ancak gaz çok daha hızlı biter. Mesela katalogda aracın 400-450 gram gaz alacağı yazıyorsa ve ben tam 450 gram basarsam sürücü ancak üç sene sonra tekrar bakıma gelir. Fakat başka bir işletme 380-400 gram basarak 50 gram fire verirse, o gaz yaklaşık altı ay veya bir sene içinde biteceği için müşteri servise çok daha hızlı geri dönmek zorunda kalır.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/uzmandan-yaz-aylari-oncesi-arac-sahiplerine-klima-uyarisi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/uzmandan-yaz-aylari-oncesi-arac-sahiplerine-klima-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="83757"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[15 Temmuz şehitlerinin eşyaları müzede sergileniyor]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/15-temmuz-sehitlerinin-esyalari-muzede-sergileniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/15-temmuz-sehitlerinin-esyalari-muzede-sergileniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çankırı'da 15 Temmuz şehidi Ömer Halis Demir başta olmak üzere 100'den fazla şehidin eşyaları müzede sergileniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çankırı'da 15 Temmuz şehidi Ömer Halis Demir başta olmak üzere 100'den fazla şehidin eşyaları müzede sergileniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çankırı'daki Şehitler Müzesi'nde sergilenen şehit eşyaları ziyaretçileri duygulandırıyor. Müzede, 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında şehit edilen Ömer Halis Demir'in botları başta olmak üzere 100'den fazla şehide ait eşyalar sergileniyor. İlk olarak Çankırılı şehitlerin eşyalarının sergilenmeye başlanması ile kurulan müzeye, farklı şehirlerdeki şehitlerin eşyaları da ailelerinden teslim alınarak getirtildi.</p>

<p>'6 tane 15 Temmuz şehidimizin eşyaları da burada bulunmaktadır'</p>

<p>Müzenin vatandaşlardan yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Çankırı Şube Başkanı Mehmet Uçar, 'Burada tüm şehitlerimizin eşyaları sergilenmektedir. Türkiye'de Kültür Bakanlığı'na bağlı olan tek yerel müze burasıdır. Müzede sadece 15 Temmuz şehitlerimizin değil, diğer şehitlerimizin de eşyaları bulunmaktadır. Örneğin, Ömer Halisdemir, Cennet Yiğit ve Gülşah Güler'in eşyaları burada yer alıyor. Ömer Halisdemir'in, Semih Terzi'yi vurduğu sırada ayağında olan botları müzemizde sergilenmektedir. Özel harekat polisi Gülşah Güler'in ve Cennet Yiğit'in kişisel eşyaları ile üniformaları da burada yer almaktadır. Diğer şehitlerimizin üniformaları ile şehit oldukları esnada kullandıkları eşyalar da burada sergilenmektedir. Müzeyi gruplar, öğrenciler ve yerel halk ziyaret etmektedir. Şehir dışından gelen gruplar ve öğrenciler de müzeyi gezmektedir. Kahramanlıklarıyla tanınan şehir dışından şehitlerimizin ve Çankırılı kendi şehitlerimizin eşyalarının burada bulunması, ziyaretçilere oldukça duygusal anlar yaşatmaktadır' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çankırı, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/15-temmuz-sehitlerinin-esyalari-muzede-sergileniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/15-temmuz-sehitlerinin-esyalari-muzede-sergileniyor.jpg" type="image/jpeg" length="72150"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[FETÖ'nün hain darbe girişiminde 2 oğlu ve damadını şehit veren 100 yaşındaki Muzaffer Gülşen'in acısı 10 yıldır dinmiyor]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/fetonun-hain-darbe-girisiminde-2-oglu-ve-damadini-sehit-veren-100-yasindaki-muzaffer-gulsenin-acisi-10-yildir-dinmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/fetonun-hain-darbe-girisiminde-2-oglu-ve-damadini-sehit-veren-100-yasindaki-muzaffer-gulsenin-acisi-10-yildir-dinmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişiminde iki oğlu ve bir damadını şehit veren 100 yaşındaki Muzaffer Gülşen, aradan geçen 10 yıla rağmen acısının ilk günkü gibi taze olduğunu ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişiminde iki oğlu ve bir damadını şehit veren 100 yaşındaki Muzaffer Gülşen, aradan geçen 10 yıla rağmen acısının ilk günkü gibi taze olduğunu ifade etti.</p>

<p>Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde yaşayan 100 yaşındaki Muzaffer Gülşen, 15 Temmuz hain darbe girişiminde iki oğlu ile bir damadını şehit verdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne vatan nöbeti tutmak için giden Mehmet Gülşen, Hakan Gülşen ve Lütfi Gülşen, sabaha karşı F-16 savaş uçağından atılan bombanın isabet etmesi sonucu şehit oldu. Evlatlarının şehit düştüğünü bir gün sonra öğrenen Muzaffer Gülşen, darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen acısının hala ilk günkü gibi taze olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'10 yıl oldu, ağlaya ağlaya acılarıyla günler geçiyor'</p>

<p>10 yıl geçmesine rağmen acısının hala ilk günkü gibi olduğunu söyleyen Muzaffer Gülşen, 'Damadım, Lütfi ve oğlum Hakan'la Mehmet şehit oldu. Şehitlerin acıları hiç tükenmiyor, git gide fazla oluyor. Mehmet ve Hakan gece çalıştıkları için gündüz uyuyorlardı. Uyanırlar diye telefon edemedim. Akşam olduğunda gelinlerim; anne yaraları çok ağır, geliyorlar dedi. Yavrum ağır yarayla gelinir mi dedim. Gelinim anne üçü de ölmüş dedi, o vakit öğrendim şehit olduklarını. 10 yıl oldu, ağlaya ağlaya acılarıyla günler geçiyor. Acılar tükenmiyor, giderek çoğalıyor. Allah bu acıyı kimseye göstermesin. 10 yıl oldu ama sanki bugün olmuş gibi. Üç tane şehide kim dayanır' dedi.</p>

<p>'Vatan kurtuldu, bayrağımız kurtuldu'</p>

<p>15 Temmuz hain darbe girişiminde eşi ve 2 kardeşinin şehit olduğunu aktaran Menzile Gülşen, 'Eşim ve kardeşlerim 15 Temmuz günü Cumhurbaşkanımızın çağrısını duyunca Ankara'ya kendi araçlarıyla gidiyorlar. Geç vakitlere kadar onlardan haber alamadık. Sonrasında ulaştığımızda biz tankın üstündeyiz, bizi aramayın dediler. Biz bugün durmayıp da ne zaman duracağız? Gelmeyeceğiz dediler. Sabah oldu yine öğrenemedik. Çocuklarım hastaneleri aradı ama yine öğrenemedik. Eşim ve kardeşlerim Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin önünde şehit olmuşlar. Kardeşim Hakan'ın iş arkadaşı bizim şehitleri görmüş öyle öğrendik şehit olduklarını. Vatan kurtuldu, bayrağımız kurtuldu' diye konuştu.</p>

<p>'Çocuklarının gelinlik giydiğini göremediler, diploma törenlerini göremediler'</p>

<p>Eşini ve iki kardeşini vatan uğruna şehit vermenin gururunu yaşadığını ifade eden Gülşen, 'Rabbim devletimize zeval vermesin. Belki bize çok zorluklar yaşattılar ama o gururu da bize yaşattılar. Devletimiz bize sahip çıktı Allah razı olsun. Her şeyimizi çaldılar, görecekleri daha çok şeyler vardı. Çocuklarının gelinlik giydiğini göremediler, diploma törenlerini göremediler. Hepsini o hainler çaldılar, Rabbim onları kahrı perişan etsin. Rabbim bir daha yaşatmasın öyle olayları. Rabbim devletimize zeval vermesin' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/fetonun-hain-darbe-girisiminde-2-oglu-ve-damadini-sehit-veren-100-yasindaki-muzaffer-gulsenin-acisi-10-yildir-dinmiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/fetonun-hain-darbe-girisiminde-2-oglu-ve-damadini-sehit-veren-100-yasindaki-muzaffer-gulsenin-acisi-10-yildir-dinmiyor.jpg" type="image/jpeg" length="37701"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Korucuyu ailesi olduğu 4 yaşındaki çocuğun hem annesi hem öğretmeni oldu]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/korucuyu-ailesi-oldugu-4-yasindaki-cocugun-hem-annesi-hem-ogretmeni-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/korucuyu-ailesi-oldugu-4-yasindaki-cocugun-hem-annesi-hem-ogretmeni-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da uzun yıllar anaokulu öğretmenliği yaptıktan sonra emekli olan ve Eskişehir'e yerleşen Zehra Keskin, çalıştığı dönemde ebeveyn yolu gözleyen çocukların hasretinden yola çıkarak koruyucu aile oldu ve kalbine bastığı 4 yaşındaki oğluna hem anne hem de öğretmenlik yaparak herkese örnek oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da uzun yıllar anaokulu öğretmenliği yaptıktan sonra emekli olan ve Eskişehir'e yerleşen Zehra Keskin, çalıştığı dönemde ebeveyn yolu gözleyen çocukların hasretinden yola çıkarak koruyucu aile oldu ve kalbine bastığı 4 yaşındaki oğluna hem anne hem de öğretmenlik yaparak herkese örnek oldu.</p>

<p>İstanbul'da öğretmenlik yaptığı dönemde, hayatı boyunca çalışan anne ve babaların çocuklarının ebeveynlerine duyduğu büyük özleme şahit olan Zehra Keskin, akşam saatlerinde çocukların ailelerine sarılırken yaşadığı hasreti görünce, hiç annesi babası olmayan çocukların duygusal ve gelişimsel ihtiyaçlarını derinden hissetti. Pandemi döneminde bu konuda bir adım atmaya karar veren fedakar öğretmen, durumu önce kızı Ceren ile ardından eşiyle paylaştı. Ailenin de büyük bir hevesle destek vermesi üzerine e-Devlet üzerinden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na Koruyucu Aile başvurusu yapıldı. Pandemi şartları nedeniyle yaklaşık 2 ay süren prosedürlerin ardından, Keskin ailesi 4 yaşındaki bir erkek çocuğuna kucak açtı.</p>

<p>İstanbul'da görev yaptığı anaokulunda oğlunu kendi çalıştığı kuruma başlatan Keskin, iş yeri sahiplerinin ve meslektaşlarının da büyük desteğini gördü. Okul yönetiminin küçük çocuğa eğitim bursu verdiğini belirten Keskin, oğlunun yakın bir öğretmen arkadaşının sınıfında çok mutlu bir okul dönemi geçirdiğini ifade etti. Emeklilik kararının ardından Eskişehir'in Tepebaşı ilçesine bağlı Çamlıca Mahallesi'ne taşınma kararı alan Keskin ailesi, ilk başlarda çocuklarının nakli konusunda endişe yaşasa da Keskin; Eskişehir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü sorumlularının rehberliği sayesinde hiçbir sorun yaşamadan kente taşındıklarını ve çocuklarının ilkokul birinci sınıfa burada başladığının altını çizdi.</p>

<p>'Kızımı karnımda, oğlumu kalbimde doğurdum'</p>

<p>Zehra Keskin, 4 yıldır hayatlarını paylaştıkları oğullarıyla olan bağını şu sözlerle aktardı:</p>

<p>'Öğretmenlik yaparken, anne ve babası çalışan çocuklarımızın, akşam ebeveynleri geldiğinde onlara ne kadar çok özlem duyduklarını ve hasret kaldıklarını gördüm. Sonra kendi kendime, 'Eğer anne ve babası olan çocuklar bile onlara bu kadar özlem duyuyorsa, hiç annesini babasını göremeyen çocuklar için ne yapabilirim?' diye sordum. Çünkü o çocukların gelişimsel ve duygusal olarak da bir aileye çok ihtiyaçlarının olduğunu hissediyordum. Pandemi dönemiydi; kızıma, 'Bir tane çocuk alalım, kendi ailemizde büyütelim, ona aile sevgisi gösterelim ve vatana millete hayırlı bir evlat olarak yetiştirelim' dedim. Kızım bu fikri çok olumlu karşıladı. Daha sonra eşime danıştık; meğer o bizden daha hevesliymiş, hemen işlemlere başladı. Başvurumuzu e-Devlet üzerinden yaptık ve yaklaşık iki ay sonra bize geri dönüş oldu. Pandemi dönemine denk geldiği için çocuğu yanımıza alma sürecimiz birazcık uzun sürdü ancak oğlumuz sonrasında, tam 4 yıldır bizimle beraber.'</p>

<p>'Oğlumu kalbimde doğurdum'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Devletin aynı durumdaki çocuklara imkanlar sağladığını fakat tek eksiklerinin aile olduğuna değinen Zehra Keskin, 'Elbette bazı zorlukları var ama güzellikleri çok daha fazla. Benim için bu çocuğun kendi öz çocuğumdan hiçbir eksiği yok. Kızımı karnımda doğurdum ve büyüttüm; bu oğlumu ise kalbimde doğurdum. Onun her anına şahit oldum, gelişimini gördüm ve yaşadığı ilklerin çoğunu beraber paylaştık. Bu gerçekten çok güzel bir duygu, herkese tavsiye ediyorum. Ben İstanbul'da çalışırken oğlumuzu yanımıza aldık. Orada ilk olarak anaokuluna başlattık; beraber aynı okula gittik ve geldik. Ben anaokulu öğretmeniyim, oğlum da tam anaokuluna başlama yaşındaydı. Bu durumu çalıştığım ortama; patronlarıma, müdürlerime ve iş arkadaşlarıma söylediğim zaman çok iyi karşıladılar. Hatta iş yeri sahibim, 'O zaman o bizim de oğlumuz, kesinlikle kendisine burs vermek istiyoruz' dedi. Sonrasında oğlum, samimi bir öğretmen arkadaşımın sınıfına kaydoldu. Oğlumla beraber aynı yollardan geçtik, aynı okula gittik ve orada çok güzel zaman geçirdik.</p>

<p>Daha sonra oğlumuz birinci sınıfa başlayacağı sırada Eskişehir'e taşınma sürecimiz oldu ve okul naklini aldık. İlk başlarda çok korktum; onun da bizimle beraber gelmesine izin vermeyebilirler diye düşündüm. Ancak sosyal hizmet sorumlumuza danıştığımızda, bunun mümkün olabileceğini söyledi. Bu modeli kesinlikle herkese öneriyorum. Çünkü devletimizin bakmakla sorumlu olduğu pek çok çocuk var. Devletimiz onlara maddi olarak her konuda destek oluyor, en güzel kıyafetleri giydiriyor ve en güzel okullara gönderiyor. Ancak tek eksik; onlara sarılabileceğimiz, onları bir aile sıcaklığında yetiştirebileceğimiz sıcak bir ortam ayarlayabilmektir. Bunu da ancak koruyucu ailelerle başarabiliriz' dedi.</p>

<p>'Yıllardır beklediğim kardeş özlemi son buldu'</p>

<p>Konuyla alakalı annesinin kararını destekleyen Ceren Keskin, 'Ben küçüklüğümden beri tek çocuktum ve hep bir kardeş istiyordum ama o zamana kadar nasip olmamıştı. Annem bu fikrini benimle paylaştığında çok mutlu oldum; ailede bu süreci en çok isteyen ve en hevesli olan kişilerden biri bendim. İşlemlerimizin bir an önce tamamlanmasını ve kardeşimin evimize gelmesini sabırsızlıkla istedim. Aramızda hiçbir zaman kıskançlık yaşanmadı. Ben, elimden gelen bütün imkanları ona daha çok vermek için uğraştım. Onun gelişiyle birlikte sorumluluklarım arttı ama birlikte geçirdiğimiz keyifli zamanlar bütün bu yorgunluğu alıp götürdü. Onunla her zaman bowlinge gittik, çeşitli aktiviteler yaptık, birlikte kitap okuyoruz ve çok güzel zaman geçiriyoruz. Onun gelişiyle eve adeta bir neşe ve enerji geldi. Hayatım boyunca her zaman dostum olacak bir insan hayatımıza dahil oldu. Burada artık bir derdimi rahatça anlatabileceğim, birlikte konuşabildiğim, dışarı çıkıp gezebildiğim en yakın arkadaşım o oldu' diyerek duyduğu mutluluğu anlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/korucuyu-ailesi-oldugu-4-yasindaki-cocugun-hem-annesi-hem-ogretmeni-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/korucuyu-ailesi-oldugu-4-yasindaki-cocugun-hem-annesi-hem-ogretmeni-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="47048"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Konya'da üç kuşaktır desen desen gömlek dikiyorlar]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/konyada-uc-kusaktir-desen-desen-gomlek-dikiyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/konyada-uc-kusaktir-desen-desen-gomlek-dikiyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konya'da terzilik yapan Mustafa Gücüman, babasından öğrendiği gömlekçiliği oğlu Sadrettin Gücüman ile birlikte sürdürüyor. Üç kuşaktır devam eden aile mesleğinde kişiye özel gömlek diken baba-oğul, artan talebe rağmen yetişmiş eleman bulamadığını belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konya'da terzilik yapan Mustafa Gücüman, babasından öğrendiği gömlekçiliği oğlu Sadrettin Gücüman ile birlikte sürdürüyor. Üç kuşaktır devam eden aile mesleğinde kişiye özel gömlek diken baba-oğul, artan talebe rağmen yetişmiş eleman bulamadığını belirtiyor.</p>

<p>Konya'da kişiye özel gömlek diken Mustafa Gücüman (52), babasından öğrendiği mesleği oğlu Sadrettin Gücüman (27) ile birlikte Fatih Çarşısı'nda üçüncü kuşak olarak sürdürüyor. Babasının asıl mesleği kunduracılık olmasına rağmen gömlekçiliği tercih ederek 1958 yılında başladığı meslek, 1992 yılındaki vefatının ardından aile tarafından yaşatılmaya devam etti. Baba-oğul, müşterilerin ölçü ve taleplerine göre tamamen kişiye özel gömlek üretirken, bir gömleğin hazırlanması kesim, dikim, ütü ve diğer işlemlerle birlikte en az 2,5 saat sürüyor. Uzun ömürlü ve kaliteli kumaşlardan üretilen gömlekler, özellikle özel dikim tercih eden müşterilerden yoğun ilgi görüyor. Artan siparişlere rağmen yetişmiş eleman bulmakta zorlanan baba-oğul, mesleği gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Z kuşağı bunu pek bilmese de, eski nesil özel dikim gömlek diktirmeyi sürdürüyor</p>

<p>Babasının asıl mesleğinin kunduracı olduğunu ama gömlekçilik mesleğini sevdiği için 1958 yılında bu mesleğe başladığını ve 1992 yılına kadar devam ettiğini belirten terzi Mustafa Gücüman, 'Babam 1992'de vefat etti. Ondan sonra da biz devam ettirdik. Bir gömleğin süresi en az 2,5 saat sürer. Kesim, ütü, dikim aşaması, düğme, ilik, tekrar ütü aşaması 2,5 saatten aşağı bitmez. Gömlek tabii önce müşterimize kumaşını seçtiriyoruz. İstediği şekilde ölçüsünü, ebatını alıyoruz. Yani özel dikim olduğu için her istenilene göre gömlek dikiyoruz. Tabii şu anda yani eskiden beri geldiği için Z kuşağı dediğimiz daha şu anda bunu pek bilmiyor ama eskiden beri büyüklerimiz hala diktiriyor. Yani biz de eski kumaşları bulamıyoruz ama tabii şu anda diktiğimiz kumaşlar hazırda zor bulunur. Uzun ömürlü olduğu için herkes bunları tercih ediyor. Gömlekçilik çok temiz ve çalışmayı sevenin yapması lazım. Çünkü bu meslekte sabah 8, akşam 5'te gidemezsiniz. Devamlı çalışmamız lazım. Aile olduk iyice artık. Yani aile gibiyiz yani çok severek yapıyoruz. İnşallah elimiz, ayağımız tutuncaya kadar yapacağız. Ben pantolon, gömlek yani hepsini diktiririm özel dikim. Kumaşları sağlam olduğu için, dikimler sağlam olduğu için, uzun ömürlü olduğu için müşterimiz de ekseriyetle onları seviyor. Tabii kendi giymediğimizi, kendi üretmediğimizi müşterimize iletmiyoruz' dedi.</p>

<p>'Babamla ben günde aşağı yukarı 8-10 gömlek çıkartıyoruz'</p>

<p>Bu mesleğe babasının sayesinde başladığını söyleyen Sadrettin Gücüman, 'Baba mesleği olarak devam ediyoruz. Lise ve üniversitede okudum. Bu mesleği de yaptım. Artık kendi işimi yapmak istedim. Uzun zamandır da bu işi yapıyoruz. 5-6 senedir de devamlı gelip gidiyorum babamın yanına. İnşallah bundan sonra da yapacağız babamla beraber. Tabii ilkokuldan beri geliyorum ama 5-6 senedir net geliyorum. Üniversite bittiğinden beri 22-23 yaşından beri geliyorum. Uygun oluyor, bedenlerine göre oluyor. Yani herkes nasıl istiyorsa cepli, cepsiz, kapaklı mesela yakası, düğmeli, hakim yaka onlara göre yapıyoruz. İsteyenin istediğine göre yapıyoruz. Talepler şu anda iyi, yoğun bir talep var, yetiştiremiyoruz. Hatta eleman ihtiyacımız da var. Kimse çocuğunu şu anda bizim yanımıza vermiyor. Yani terziliği biraz eski meslek olarak görüyorlar. Herkes çocuğu okusun istiyor. Ama şu anda adam olsa iş çok. İşten yana sıkıntımız yok. Babamla ben günde aşağı yukarı 8-10 gömlek çıkartıyoruz. Biraz daha fazla mesai yaparsak bu biraz daha artar ama bir gömleğin süresi 3 saatten aşağı pek sürmüyor. Tabii gündüz vakti de gelen müşterilerle ilgileniyoruz. Siparişlerini, ölçülerini alıyoruz, onlarla uğraşıyoruz biraz daha. Akşamları biraz daha çalışmaya çalışıyoruz tabii ama ortam müsait olmuyor, çarşı kapanıyor. Bu şekilde yapmaya çalışıyoruz. Mesela kolları, yakası farklı kumaş isteyenler var. Mesela göğsünün biri farklı, biri farklı, arkası farklı isteyenler var. Onları da yapıyoruz. Tabii isteyenin istediğine her şekilde bir şeyler yapıyoruz, uydurmaya çalışıyoruz' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABERLER, Haberde insan, Konya</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/konyada-uc-kusaktir-desen-desen-gomlek-dikiyorlar</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/konyada-uc-kusaktir-desen-desen-gomlek-dikiyorlar.jpg" type="image/jpeg" length="54367"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sokak hayvanı sahiplenirken dikkat edilmesi gerekenler]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/sokak-hayvani-sahiplenirken-dikkat-edilmesi-gerekenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/sokak-hayvani-sahiplenirken-dikkat-edilmesi-gerekenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de Uzm. Veteriner Hekim Tuğçe Kara, sokak hayvanı sahiplenirken bir veteriner kliniğinde ön kontrol yaptırılmasının önemli olduğunu belirterek, 'İnsana da bulaşabilen paraziter enfeksiyonların elimine edilmesi gerekiyor' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'de Uzm. Veteriner Hekim Tuğçe Kara, sokak hayvanı sahiplenirken bir veteriner kliniğinde ön kontrol yaptırılmasının önemli olduğunu belirterek, 'İnsana da bulaşabilen paraziter enfeksiyonların elimine edilmesi gerekiyor' dedi.</p>

<p>Sokak hayvanlarına yönelik hayata geçirilen kanuni düzenlemenin ardından, sahipsiz sokak hayvanlarının toplanmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştı. Yurt genelinde bu çalışmalar devam ederken, bazı hayvanseverler, düzenli besledikleri ve barınağa alınan sokak hayvanlarını sahiplenmeye başladı. Uzm. Veteriner Hekim Tuğçe Kara, sokaktan ve barınaktan hayvan sahiplenirken nelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda uyarılarda bulundu. Kara, hayvanlara bir veteriner kliniğinde ön kontrol yaptırılmasını tavsiye ettiklerini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Satın alma, sahiplen'</p>

<p>Konuyla ilgili açıklamada bulunan Uzm. Veteriner Hekim Tuğçe Kara, 'Hayvanseverler son düzenlemelerin ardından tanıdığı, sokakta bildiği hayvanları sahiplenme yoluna gittiler. Biz de aslında bunu öneriyoruz. 'Satın alma sahiplen' çok sık kullandığımız bir cümle var. Bizim de tavsiyemiz, bu barınaktaki ya da sokakta yaşayan muhtaç hayvanların sahiplenilmesi, satın alınması değil. Süreç nasıl işliyor derseniz, dışarıdan ya da barınaklardan hayvan sahiplenirken ilk etapta barınaklarda zaten genelde yetişkin bir hayvansa kısırlaştırma işlemi yapılıyor, ilk aşılara başlanıyor ve mikroçip takılıyor. Siz barınağa gidip, 'Sahiplenmek istiyorum' dediğinizde o mikroçipi sizin üzerinize tahsis ediyorlar ve sizin hayvanınız olmuş oluyor. Bundan sonraki kalan süreçte de tüm aşılarına özel bir veteriner kliniğinden devam edebiliyorsunuz' dedi.</p>

<p>'İnsana da bulaşabilen paraziter enfeksiyonların elimine edilmesi gerekiyor'</p>

<p>Uzm. Veteriner Hekim Kara, sözlerinin devamında, 'Eğer ki hiç barınağa düşmemiş, mikroçip olmamış bir hayvan sahiplenilecekse de hayvanı sahiplendikten sonra ya özel bir klinikte ya da Tarım İl Müdürlüklerinde yine mikroçip uygulamasını yapıp, rutin aşı programına başlayıp, genel kontrolleri, evde insana bulaşabilecek paraziter enfeksiyonu var mı, yok mu diye onu zaten veteriner hekimleri mutlaka kontrol eder. Bu gibi aşıları yapıldıktan sonra sahiplenme işlemi tamamlanmış oluyor. İlk kontrolleri barınak hekimleri tarafından yapılıyor. Yetişkin bir köpekse zaten kısırlaştırma işlemi de olmuş oluyor ama sonrasında eğer ki varsa tanıştığınız, çalıştığınız, güvendiğiniz bir veteriner kliniği, mutlaka zaten bundan sonraki süreçte de ihtiyacı olacağı için bir ön kontrolü tavsiye ederiz. Hayvan dışarıda yaşadığı için insana da bulaşabilen paraziter enfeksiyonların elimine edilmesi gerekiyor. Yani önce bir veteriner kliniğine uğramak, eve gitmeden önce daha doğru bir adım olarak düşünüyorum' diye belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/sokak-hayvani-sahiplenirken-dikkat-edilmesi-gerekenler</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/sokak-hayvani-sahiplenirken-dikkat-edilmesi-gerekenler.jpg" type="image/jpeg" length="69266"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Boşanmasını lokma dağıtarak kutladı]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/bosanmasini-lokma-dagitarak-kutladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/bosanmasini-lokma-dagitarak-kutladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de, 7 yıllık evliliğini sonlandıran Kerem Soran, boşanma kararını kutlamak için cami çıkışında cemaate bin 500 kişilik lokma dağıttı. Seyyar lokmacı aracındaki led tabelaya 'Boşandım kurtuldum' yazdıran Soran, Yeni Yargı Paketi'ndeki düzenlemelerden dolayı Adalet Bakanı Akın Gürlek'e de teşekkürlerini iletti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'de, 7 yıllık evliliğini sonlandıran Kerem Soran, boşanma kararını kutlamak için cami çıkışında cemaate bin 500 kişilik lokma dağıttı. Seyyar lokmacı aracındaki led tabelaya 'Boşandım kurtuldum' yazdıran Soran, Yeni Yargı Paketi'ndeki düzenlemelerden dolayı Adalet Bakanı Akın Gürlek'e de teşekkürlerini iletti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tepebaşı ilçesine bağlı Sazova Mahallesi'nde sıra dışı bir boşanma kutlaması yaşandı. Yaklaşık 10 ay önce 7 yıllık evliliğini resmi olarak sonlandıran Kerem Soran, yaşadığı süreci geride bırakmanın mutluluğunu lokma dağıtarak paylaştı. Sazova Camii'nde kılınan öğle namazının ardından, cami çıkışında kiraladığı seyyar lokma tezgahının başına geçen Soran, cemaate lokma ikramında bulundu. Lokma aracının üzerinde yer alan led tabeladaki 'Boşandım kurtuldum' yazısı ise çevredeki vatandaşların şaşkın bakışlarına neden oldu.</p>

<p>Yeni yargı paketinden dolayı Adalet Bakanı Gürlek'e teşekkür etti</p>

<p>Boşanma sürecinde çocuklarını görememekten ve nafakaya bağlı icra takiplerinden dert yanan Kerem Soran, boşanma/nafaka süreçlerine dair yeni düzenlemeleri içeren yargı paketine de değindi. Yeni yargı paketinde özellikle uzun süren boşanma davalarını, nafaka mağduriyetlerini ve aile hukuku süreçlerini hızlandırmayı amaçlayan yapısal değişikliklerin kendisi gibi birçok erkeğe umut olduğunu belirten Soran, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e destek ve teşekkür mesajı gönderdi.</p>

<p>'Çok mutluyum'</p>

<p>Boşandığı için çok mutlu olan Kerem Soran şöyle konuştu:</p>

<p>'Yaklaşık 10 ay önce eşimden boşandım. Çocuklarımı göremiyorum. Nafakalarımı ödüyorum. Ben kurtuldum. Kurtulamayan tüm erkeklerimizin Allah yardımcısı olsun. 12. Yargı Paketi'nde de devletimizin ve Adalet Bakanımız Akın Gürlek'in de destekçisiyiz. Boşanamayan tüm erkeklerin Allah yardımcısı olsun. Teşekkür ederim. 7 yıllık, evliydim. Çok mutluyum'</p>

<p>Soran'ın talebi üzerine cami önünde tezgah açan 20 yıllık lokma ustası Ali Tamer ise meslek hayatında ilk kez bir boşanma kutlaması için lokma döktüğünü ifade etti. Müşterilerinin talebini yerine getirdiklerini söyleyen Tamer, durum karşısında şaşkınlıklarını gizleyemediklerini belirtti. Konuyla alakalı Ali Tamer, '20 yıldır yapıyoruz, baba mesleği bizimki. İlk defa da böyle bir şey başımıza geldi. Geçmiş olsun mu diyelim, hayırlı olsun mu diyelim artık... Evet, şaşırdık. Ama müşteri ne derse onu yapmak zorundayız. Bin-bin 500 kişilik lokma dağıtacağız' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/bosanmasini-lokma-dagitarak-kutladi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/bosanmasini-lokma-dagitarak-kutladi.jpg" type="image/jpeg" length="67977"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Asırlık gelenek damadın yakınlarına zor anlar yaşattı]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/asirlik-gelenek-damadin-yakinlarina-zor-anlar-yasatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/asirlik-gelenek-damadin-yakinlarina-zor-anlar-yasatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[zurna eşliğinde inşaat küreği ile tıraş edilip, otomobil yıkar gibi yıkandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>zurna eşliğinde inşaat küreği ile tıraş edilip, otomobil yıkar gibi yıkandı.</p>

<p>Anadolu'nun ilginç ve unutulmaya yüz tutan düğün gelenekleri, Sivas'ın köylerinde yaşatılıyor. Altınyayla ilçesinde Öznur ve Batuhan Subaşı çiftinin düğünü ilginç bir geleneğe sahne oldu. Davetliler düğün sahiplerine tıraş cezası verdi. Sandalyelere bağlanan düğün sahiplerinin yüzleri otomobil yıkama fırçaları ile köpüklendi. Daha sonra temsili olarak inşaat küreği ile tıraş edildiler. Davetliler tarafından damadın yakınlarının fırça ve köpüklü su ile otomobil yıkar gibi yıkanmalarının ardından hep beraber davul zurna eşliğinde oyunlar oynandı.</p>

<p>'Geleneğimizi yaşatıyoruz'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Damadın babası İskender Subaşı, benzer cezalandırmaların düğün geleneklerinde yer aldığını belirterek, 'Bu tür etkinlikler bizim Anadolu geleneğimizdir. İlçemize has bu tür oyunların yanında yemekler ikram edilir. Şehir dışından gelen misafirler en iyi şekilde ağırlanır. Gelenler düğünümüze neşe katıyorlar. O yüzden biz de bunu yaşatıyoruz. Bu geleneği nesilden nesile taşıyoruz. Düğünlerde Anadolu'nun çoğu yerinde olduğu gibi ilçemizde de bazı oyunlar düzenlenir. Bizim düğünümüzde de gelen akraba, eş, dost düğüne bir neşe katmak için farklı etkinlikler yaparlar. Halk oyunları oynanır. Özellikle da damadın akrabaları herhangi bir hata yapmamak için dikkatli olmak zorundadır. Düğün kahyası bin düşünüp bir konuşmakla sorumludur. Biri hata yaptığı zaman toplumda mahkeme kurulur ve mahkemede suçun ne olacağına karar verilir. Cezanın ağırlığına göre, örneğin suya basma cezası verilir. Cezaya razı olmazlarsa topluma ikramda bulunurlar. Cezayı kabul ederlerse damadın yakınlarının üzerine tıraş oluyormuş gibi köpüklü su eline ve yüzüne uygulanır. Sonrasında kürekle tıraş edilirler. Bu gelenekler uzun süreli birlik ve beraberlik olunması için yapılan oyunlardır. İlçede herkes birbirinin düğününe katılarak bu tür oyunlar oynanır ve cezalar verilir' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABERLER, Haberde insan, Sivas</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/asirlik-gelenek-damadin-yakinlarina-zor-anlar-yasatti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/asirlik-gelenek-damadin-yakinlarina-zor-anlar-yasatti.jpg" type="image/jpeg" length="74733"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kıbrıs Gazisi askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/kibris-gazisi-askeri-torenle-son-yolculuguna-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/kibris-gazisi-askeri-torenle-son-yolculuguna-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aksaray'da 73 yaşında hayatını kaybeden Kıbrıs Gazisi İlyas Çal düzenlenen askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aksaray'da 73 yaşında hayatını kaybeden Kıbrıs Gazisi İlyas Çal düzenlenen askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir süredir Belçika'da kanser tedavisi gören 73 yaşındaki Aksaraylı Kıbrıs Gazisi İlyas Çal hayatını kaybetti. Dün Belçika'dan Aksaray'a getirilen Çal'ın cenazesi bugün Somuncu Baba Külliyesinde kılınan cenaze namazının ardından 21'inci Ana İkmal Merkezi Komutanlığı tarafından gerçekleştirilen askeri törenle Bedir Muhtar Mezarlığına defnedildi. Törene Aksaray Valisi Murat Duru, İl Emniyet Müdürü Bekir Demir, askeri heyet ve yakınları katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Aksaray, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/kibris-gazisi-askeri-torenle-son-yolculuguna-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/kibris-gazisi-askeri-torenle-son-yolculuguna-ugurlandi.jpg" type="image/jpeg" length="93050"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dökülen dutlar için ağlı önlem]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/dokulen-dutlar-icin-agli-onlem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/dokulen-dutlar-icin-agli-onlem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Akcami Mahallesi'nde bulunan Ak Cami'nin bahçesindeki dut ağacından dökülen meyvelerin çevreyi kirletmemesi ve vatandaşların faydalanması amacıyla ağlı düzenek kuruldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir Akcami Mahallesi'nde bulunan Ak Cami'nin bahçesindeki dut ağacından dökülen meyvelerin çevreyi kirletmemesi ve vatandaşların faydalanması amacıyla ağlı düzenek kuruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaz mevsimiyle birlikte olgunlaşan dutların kaldırım ve bahçeye dökülmesini önlemek amacıyla ağacın altına yeşil file çekildi. Ahşap desteklerle kurulan düzenek sayesinde dallardan düşen dutların ağ üzerinde toplanması hedeflenirken, hem çevrenin temiz tutulması hem de vatandaşların düşen meyvelerden faydalanması amacıyla kurulan düzenek dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/dokulen-dutlar-icin-agli-onlem</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/dokulen-dutlar-icin-agli-onlem.jpg" type="image/jpeg" length="53996"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anadolu topraklarının ilk Kabe minyatürü 752 yaşındaki bu camide]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/anadolu-topraklarinin-ilk-kabe-minyaturu-752-yasindaki-bu-camide</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/anadolu-topraklarinin-ilk-kabe-minyaturu-752-yasindaki-bu-camide" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinde bulunan ve Anadolu topraklarının ilk minyatür Kabe'sini barındıran Haznedar Camii, 752 yıllık tarihi ile dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinde bulunan ve Anadolu topraklarının ilk minyatür Kabe'sini barındıran Haznedar Camii, 752 yıllık tarihi ile dikkat çekiyor.</p>

<p>Anadolu Selçuklu Devleti döneminde, 1274 yılında Maliye Nazırı (Haznedar) Necipettin Mustafa Efendi tarafından kendi adına yaptırılan tarihi cami, asırlara meydan okuyor. Yapıldığı dönemde hem mescit hem de medrese olarak kullanıldığı için minaresi bulunmayan bu eşsiz yapı, içerisinde fresk tekniğiyle sulu kireç üzerine işlenmiş Kabe minyatürü ile öne çıkıyor. Orijinal yapısını koruyarak günümüze kadar ayakta kalmayı başaran cami, sahip olduğu bu nadide eserle hem ilçe sakinlerinin hem de dışarıdan gelen ziyaretçilerin yoğun ilgisini görüyor.</p>

<p>'Minaresinin olmamasının sebebi medrese olarak da hizmet etmesi'</p>

<p>Sivrihisar'da 13 yıldır imamlık yapan Mustafa Öztürk, caminin tarihi ve mimari dokusu hakkında bilgiler verdi. Yapının çift fonksiyonlu kullanımına dikkat çeken Öztürk, 'Camimiz Anadolu Selçuklularından kalma. Haznedar, yani Maliye Nazırı diye bilinen Necipettin Mustafa Efendi zamanında kendi adına yaptırmış olduğu bir cami, aynı zamanda mescit. Camimizin minaresi yok. Olmamasının sebebi de o dönemlerde hem cami, mescit olarak hizmet etmiş hem de medrese olarak hizmet etmiş. O yüzden minaresi bulunmuyor' dedi.</p>

<p>'Anadolu topraklarında Kabe minyatürü olan ilk cami'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cami içerisindeki motifin önemine ve ziyaretçiler üzerindeki etkisine değinen Öztürk, 'Caminin içerisindeki Kabe motifine gelince, zaten Anadolu topraklarında Kabe minyatürü olan ilk cami diye bilinir. Burada da fresk tekniği ile yapılmış, sulu kireç üzerine motiflenmiş bir Kabe minyatürümüz mevcut. Gelen misafirlerimiz, camimizi görenler burada bir hayret içerisinde kalıyor. Aynı zamanda bizim için, hem ilçemiz için gurur verici bir tablo. Burası, bu cami yaklaşık 1274 yılında inşa edilmiş. Günümüze kadar halen orijinal haliyle insanlara hizmet etmekte. Sivrihisar'ımızın güzide eserlerinden bir tanesi' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/anadolu-topraklarinin-ilk-kabe-minyaturu-752-yasindaki-bu-camide</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/anadolu-topraklarinin-ilk-kabe-minyaturu-752-yasindaki-bu-camide.jpg" type="image/jpeg" length="89633"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcaktan bunalan gençler serinlemek için su savaşı yaptı]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/sicaktan-bunalan-gencler-serinlemek-icin-su-savasi-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/sicaktan-bunalan-gencler-serinlemek-icin-su-savasi-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de sıcaktan bunalan ve serinlemek için su savaşı yapan gençler renkli görüntüler oluşturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'de sıcaktan bunalan ve serinlemek için su savaşı yapan gençler renkli görüntüler oluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eskişehir'de dün hava sıcaklığı 40 dereceye kadar çıktı. Bunaltıcı sıcaklar zaman zaman günlük yaşamı olumsuz yönde etkilerken, Kırmızıtoprak Mahallesi Atak Sokak'ta gençler serinlemek için eğlenceli bir etkinlik gerçekleştirdi. Plastik şişelere su dolduran gençler, kendi aralarında su savaşı yaparak serinlediler. Gençlerin üzerlerindeki kıyafetler kısa süre içerisinde sırılsıklam olurken, ortaya çıkan bu renkli görüntüleri bir vatandaş cep telefonu kamerası ile kayıt altına aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/sicaktan-bunalan-gencler-serinlemek-icin-su-savasi-yapti</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 10:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/sicaktan-bunalan-gencler-serinlemek-icin-su-savasi-yapti.jpg" type="image/jpeg" length="34706"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[10 yıllık hobi nostalji dükkanına dönüştü]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/10-yillik-hobi-nostalji-dukkanina-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/10-yillik-hobi-nostalji-dukkanina-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri'de hobi olarak yaklaşık 10 yıldır eski eşyaları toplayan Murat Renklikol, hobisini nostalji dükkanına dönüştürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri'de hobi olarak yaklaşık 10 yıldır eski eşyaları toplayan Murat Renklikol, hobisini nostalji dükkanına dönüştürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kayseri'de 10 yıl önce eski eşyalara merak saran Murat Renklikol, hobisini nostaljik eserlerden oluşan bir dükkana dönüştürdü. İşini severek yaptığını dile getiren Renklikol, eskiyi hatırlamanın ona doktorlardan bile daha iyi geldiğini söyledi. Renklikol, 'Ben 10 yıl önce bu işe hobi olarak başladım. Antika ürünler birike birike evimde yer kalmadığından dolayı, eskiyi yad etmek adına nostaljik bir dükkan açtım. Şu anda alıp satıyorum. Ben bu işi yaparken çok zevk alıyorum. İnsanlar bu nostaljik ürünleri gördüklerinde mutlu oluyorlar, ben de onları gördükçe mutlu oluyorum. Çok sevdiğim bir iş. Nostalji bana 10 tane doktordan bile daha iyi geliyor. Eskiyi yad etmek her şeyden güzel. Çünkü buradaki çoğu ürünün dönemini ben yaşadım ve gördüm. O zamanlar daha mutluyduk, daha güzel hatıralarımız vardı. Burada o günleri yad etmeye çalışıyoruz. Çok güzel ürünlerimiz var, bakımlarını hem yapıyoruz hem de yaptırıyoruz. Bu iş benim mutlulukla yaptığım bir iş, severek yaptığım bir iş. Dükkanda zaman geçiriyoruz, misafirlerimizi ağırlıyoruz, gelen müşterilerimiz ile eskiyi yad ediyoruz. Osmanlı zamanından, 1950'li yıllardan ve çok daha eski olan eşyalar var. Eskiden her şey çok daha güzeldi, o günlerin özlemini çekiyoruz' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABERLER, Haberde insan, Kayseri</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/10-yillik-hobi-nostalji-dukkanina-donustu</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 15:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/10-yillik-hobi-nostalji-dukkanina-donustu.jpg" type="image/jpeg" length="67056"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Evde oturmak yerine boncuklara hayat veriyor]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/evde-oturmak-yerine-boncuklara-hayat-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/evde-oturmak-yerine-boncuklara-hayat-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emekli olduktan sonra evde oturmaktan sıkılan Gülçin Ceylan, Eskişehir'de gittiği bir takı kursuyla hayatına yeni bir yön vererek ürettiği el emeği ürünleri stantlarda satmaya başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emekli olduktan sonra evde oturmaktan sıkılan Gülçin Ceylan, Eskişehir'de gittiği bir takı kursuyla hayatına yeni bir yön vererek ürettiği el emeği ürünleri stantlarda satmaya başladı.</p>

<p>Eskişehir'in tarihi Odunpazarı ilçesinde yaşayan emekli Gülçin Ceylan, evde oturmanın kendisine yabancı gelmesi üzerine bir takı kursuna başladı. İki yıldır bu etkinliklere düzenli olarak katılan Ceylan, ürettiği el emeği göz nuru takıları stantlarda hem sergiliyor hem de satarak ev ekonomisine katkıda bulunuyor. Takı yapmanın kendisi için adeta bir tutkuya dönüştüğünü belirten Ceylan, bu uğraşın zamanı unutturduğunu ifade etti.</p>

<p>'Boncuklara hayat veriyorsunuz'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Emeklilik hayatının getirdiği boşluğu takı tasarımıyla doldurduğunu dile getiren Gülçin Ceylan, 'Evde boş oturmaktansa buradaki etkinliklere katılmak benim için çok keyifli bir hobiye dönüştü. Çok zevkli bir iş, herkese tavsiye edebilirim. Takı yaparken zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyorsunuz. Boncuklarla adeta ruhunuzu okşuyor, kendinizi değiştiriyorsunuz. Boncuklara yeniden hayat veriyorsunuz ve bir nevi boncukların dili oluyorsunuz. Emekli olduktan sonra evde oturmak bana çok yabancı geldi. Bu yüzden kursa katıldım ve şimdi açılan stantlarda hem yaptıklarımızı sergiliyoruz hem de satış yaparak değerlendiriyoruz' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Doğal taşlar ve dorika modeller yoğun ilgi görüyor'</p>

<p>Stantta her yaş grubuna hitap eden geniş bir ürün yelpazesi bulunduğunu belirten Ceylan, tasarımları ve işçilik süreleri hakkında şu bilgileri verdi:</p>

<p>'Tezgâhımızda çocuklara yönelik bileklikler ve kolyeler, anne bileklikleri, örgü modeller, inciler ve doğal taşlar yer alıyor. Herkesin zevki ve tarzı farklı olduğu için ürünler çeşitlilik gösteriyor ancak en çok doğal taşlar ve dorika modeller tercih ediliyor. Bir takının yapımı, kullanılan işçiliğe göre değişiklik gösteriyor; bir günde biten ürün de var, yapımı bir haftayı bulan model de var.'</p>

<p>'Malzeme fiyatları maliyeti etkiliyor'</p>

<p>Ürünlerin fiyat aralığının modeline ve kullanılan gramaja göre değiştiğini söyleyen takı tasarımcısı Ceylan, 'En çok satılan dorika modellerinin fiyatları 200 lira ile 500 lira arasında değişiyor. Örneğin, ince bir dizim dorika bileklik 200 lirayken, dolama model dediğimiz ve gramajı daha fazla olan ürünler 500 liradan alıcı buluyor. Malzemeler pahalı olduğu için fiyatlar da buna göre şekilleniyor. Ayrıca çocukların çok sevdiği miyoki modeller ve taraftar bileklikleri de stantta yoğun ilgi gören diğer ürünler arasında yer alıyor' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/evde-oturmak-yerine-boncuklara-hayat-veriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/evde-oturmak-yerine-boncuklara-hayat-veriyor.jpg" type="image/jpeg" length="30871"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trafik kazasında hayatını kaybeden genç gazeteci mezarı başında anıldı]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/trafik-kazasinda-hayatini-kaybeden-genc-gazeteci-mezari-basinda-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/trafik-kazasinda-hayatini-kaybeden-genc-gazeteci-mezari-basinda-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Sivaslı gazeteci Burak Erdoğmuş, vefatının 18. yıl dönümünde anıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Sivaslı gazeteci Burak Erdoğmuş, vefatının 18. yıl dönümünde anıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sivas'ta 2008 yılında geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden genç gazeteci Burak Erdoğmuş, mezarı başında anıldı. Garipler Mezarlığı'nda düzenlenen anma programına, genç gazetecinin ailesi, Şarkışla ilçe protokolü ve çok sayıda gazeteci katıldı. Kur'an-ı Kerim tilaveti sonrası dualar edildi. Katılımcılar, Burak Erdoğmuş'un kabrine karanfil bırakarak merhum gazeteciyi rahmet ve özlemle andı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABERLER, Haberde insan, Sivas</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/trafik-kazasinda-hayatini-kaybeden-genc-gazeteci-mezari-basinda-anildi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/06/agency/iha/trafik-kazasinda-hayatini-kaybeden-genc-gazeteci-mezari-basinda-anildi.jpg" type="image/jpeg" length="92774"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklar Yaza Merhaba ve Karne Şenliğinde doyasıya eğlendi]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/cocuklar-yaza-merhaba-ve-karne-senliginde-doyasiya-eglendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/cocuklar-yaza-merhaba-ve-karne-senliginde-doyasiya-eglendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2025-2026 eğitim öğretim dönemini tamamlayan öğrenciler Konya'nın merkez Selçuklu ilçe Belediyesi'nin düzenlediği 'Yaza Merhaba ve Karne Şenliği'nde tüm yılın yorgunluğunu attı. İki gün boyunca coşkunun eksik olmadığı şenliğe 198 bin 317 kişi katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2025-2026 eğitim öğretim dönemini tamamlayan öğrenciler Konya'nın merkez Selçuklu ilçe Belediyesi'nin düzenlediği 'Yaza Merhaba ve Karne Şenliği'nde tüm yılın yorgunluğunu attı. İki gün boyunca coşkunun eksik olmadığı şenliğe 198 bin 317 kişi katıldı.</p>

<p>Selçuklu Belediyesi, eğitim öğretim yılının sona ermesi ile birlikte yorucu bir dönemi geride bırakan çocuklar için 'Yaza Merhaba Karne Şenliği' düzenledi. Kelebekler Vadisi Parkı'nda 27-28 Haziran tarihlerinde gerçekleşen ve 198 bin 317 kişi katıldığı şenlik ile çocuklar eğitim yılının tüm yorgunluğunu birbirinden eğlenceli etkinliklerle attı.</p>

<p>Çocuklar yaz tatiline keyifli bir başlangıç yaptı</p>

<p>İki gün süren şenlikte çeşitli eğlence alanları, sahne gösterileri, müzik etkinlikleri ve çocuklara özel aktiviteler tüm katılımcıların hafta sonuna renk kattı. Şenlik kapsamında çocukların televizyonlardan severek izledikleri çizgi film müzikallerinin yanı sıra yarışmalar ve çeşitli oyunlar çocuklara keyifli anlar yaşattı. Çocuklar kendileri için özel olarak hazırlanan; şişme oyun parkı etkinlikleri, interaktif oyunlar, oryantiring yarışmaları, atölye çalışmaları, animatörler ile geleneksel oyunlar, akrobasi gösterileri ve daha birçok eğlenceli etkinlikler ile yaz tatiline muhteşem bir başlangıç yaptı. Şenliğin akşam kısmında ise Selçuklu Belediyesi Güzel Sanatlar Lisesi ve Gedavet Sesler Topluluğu konserleri katılımcılara müzik ziyafeti sundu. Çocukların doyasıya eğlendiği 'Yaza Merhaba ve Karne Şenliği'nde Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı da onların bu coşkusuna ortak oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başkan Pekyatırmacı: 'Çocuklarımıza imkan verdiğimizde onların başaramayacakları hiçbir şey yok'</p>

<p>Karne şenliğine katılan tüm öğrenciler ve velilere katılımları sebebiyle teşekkür eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, 'Burada binlerce gencimizle, çocuğumuzla, ailelerimizle birlikte olduk ve onlarla birlikte hoşça vakit geçirdik. İnşallah tatil süresince her gününüz bugünkü gibi sevinçle, mutlulukla, huzurla dolu olsun. Gençlerimiz çocuklarımız bizim her şeyimiz onlar için ne yapsak az. Eğitim, spor, kültürel faaliyetler anlamında gençlerimizin çocuklarımızın kendilerini ifade edebilmesi ilgi, yetenek kabiliyetlerini keşfedebilmeleri bizim için çok çok önemli. Bu anlamda Selçuklu Belediyesi olarak her zaman çocuklarımızla, gençlerimizle birlikteyiz. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzle birlikte atölye faaliyetleri yapıyoruz. Sille Tabiat Okulumuzda, Ahmet Keleşoğlu Sanat Tasarım Atölyemizde, Selçuklu Gelişim Teknoloji Akademimizde, yine Selçuklu Belediyesi Sanat Akademimizde, çocuklarımızın her alanda kendilerini ifade edebilecekleri, kendilerini keşfedebilecekleri ortamlar oluşturuyoruz. Bu anlamda gururla ifade etmek istiyorum çok sayıda sporcuyu, sanatçıyı ve kültür insanını da inşallah bu atölye faaliyetlerinde hep birlikte yetiştiriyoruz. Belediye olarak sadece altyapı, park, bahçe ve imar faaliyetleri yapmıyoruz. Sadece çevre temizliğiyle ilgili çalışmaları yürütmüyoruz. Şehirlerimizi imar ederken neslimizi ihmal edersek bir gün ihmal ettiğimiz o nesil imar ettiğimiz şehirleri yıkar, yok eder. Şehirlerimizi imar ederken bir taraftan da neslimizi ihya etmek için çalışıyoruz. Bu konuda çalışmalarımızı yaparken hiçbir zaman bu iş bizim görevimiz veya değil diye bakmıyoruz. Gençlerimizi, çocuklarımızı yetişkinlerimizi ilgilendiren her konuda her alanda elimizi taşın altına koyuyoruz. Bu çalışmaların neticesini de çok güçlü bir şekilde alıyoruz. İnşallah bugün ilkokulda, ortaokulda, lisede okuyan ve bu faaliyetlere katılan gençlerimizle gelecekte gururlanacağız. Gelecekte onlar hem şehirlerimizi bizden daha iyi yönetecekler hem de toplum içerisinde üstlendikleri görevleri, vazifeleri en iyi şekilde yerine getirecekler. Önemli olan gençlerimizin, çocuklarımızın mutlu olmaları, kendilerini iyi hissetmeleri ve kendilerini doğru bir şekilde tanımaları. Bu anlamda bu yaz döneminin de çok önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum. İnşallah yaz döneminde gençlerimiz hep aileleriyle birlikte güzel vakit geçirecekler. Oynayacaklar, eğlenecekler ama bunun yanında mutlaka sevecekleri, keyif alacakları farklı alanlarda da kendilerini geliştirmek için faaliyet yapsınlar. Bu alanlar spor, resim, müzik, kültürel faaliyetler ve tiyatro faaliyetleri olabilir. Farklı alanlarda çocuklarımızın mutlaka ilgi duydukları alanlar vardır. Bu alanlara çocuklarımızı yönlendirelim. Onların kendilerini geliştirmelerine fırsat verelim ve inşallah ülkemize, milletimize, hayırlı insanlar olarak onları yetiştirelim. Çocuklarımızın karne döneminin hayırlı olmasını diliyor, sağlıklı, sıhhatli, güzel bir tatil dönemini aileleriyle birlikte geçirmelerini temenni ediyorum' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABERLER, Haberde insan, Konya</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/cocuklar-yaza-merhaba-ve-karne-senliginde-doyasiya-eglendi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/06/agency/iha/cocuklar-yaza-merhaba-ve-karne-senliginde-doyasiya-eglendi.jpg" type="image/jpeg" length="68753"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[12 metrekarelik dükkanda iğne ile dokuyarak geçen ömür]]></title>
      <link>https://mansetgazetesi.net/12-metrekarelik-dukkanda-igne-ile-dokuyarak-gecen-omur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://mansetgazetesi.net/12-metrekarelik-dukkanda-igne-ile-dokuyarak-gecen-omur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konya'da 12 metrekarelik dükkanda başladığı terzilikte 55 yılı geçiren Hasan Hüseyin Şenyıl, 40 yıldır da iğne ile bir bir dokuyarak el örgüsü tamir ustalığının son temsilcisi olarak hizmet veriyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konya'da 12 metrekarelik dükkanda başladığı terzilikte 55 yılı geçiren Hasan Hüseyin Şenyıl, 40 yıldır da iğne ile bir bir dokuyarak el örgüsü tamir ustalığının son temsilcisi olarak hizmet veriyor</p>

<p>Babasından devraldığı terzilik mesleğini 1971 yılından bu yana sürdüren 68 yaşındaki Hasan Hüseyin Şenyıl, yaklaşık 40 yıldır el örgüsüyle yırtık, güve yeniği ve sigara yanığı oluşan kıyafetleri tamir ediyor. Tarihi Bedesten Çarşısı'nda bulunan 12 metrekarelik dükkanında mesleğini sürdüren Şenyıl, iş yerinin 8 metrekaresinin kendisinin, 4 metrekaresinin ise kiralık olduğunu belirtti. Kaybolmaya yüz tutan mesleğin son temsilcilerinden biri olduğunu ifade eden Şenyıl, işi sürdürecek çırak yetişmemesi nedeniyle el örgüsü mesleğinin son temsilcilerinden olduğunu söyledi.</p>

<p>'Bu el örgüsünü makine değil fabrika dahi hiç kimse yapamaz'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mesleğe 1971 yılında başladığını anlatan terzi Hasan Hüseyin Şenyıl, 'Babam terziydi. Babam bu dükkanı 1955 yılında açmış. 1971'den beri bilfiil çalışmaktayım. Eskiden tüccar terziydik. Ceket, pantolon, pardösü, yelek, şalvar, her şeyi dikerdik. 86-87 yıllarında ben bu örgü işine başladım. Onu da arkada bir ustam vardı, ondan öğrendim. O da Allah rahmet eylesin rahmetlik oldu. Şimdi biz 86-87'den bu tarafa örgü işine devam ediyoruz. 71'de terziye başladım. 86-87'de bu örgüye başladım. İki sene sıkıntı çektim. Hakikaten bu örgü işi daha bir sıkıcı iş, sabır işi. Bunu iğne ile bir bir dokuyoruz. Bu sabır işi. Bu el örgüsünü makine değil fabrika dahi hiç kimse yapamaz. Ufak, parça, delik olduğu için. Fabrika büyük başlı dokur. Ama böyle sigara yanığı, güve yeniği gibi yerleri biz kendi ipliğimizle 10-15 santimetre ufak ipliklerle iğneyle elde dokuyoruz. Ceket, pantolon, gömlek, süveter, yelek, hatta ayakkabı, spor ayakkabının dahi örgüsünü yaptık. Adam kıymetli diye getirmiş. Ben de 'değmez bunu yapmaya' dedim. 'Arkadaş al bu kıymetli bir şey, al paranı yap' dedi. Biz de yaptık. Fileli ayakkabısını dahi dokuduk' dedi.</p>

<p>'Kolay para kazanmak yok, emek ister'</p>

<p>Bugün kaliteli elbiselerin örmeye değer olduğunu ama ucuz elbiseleri örmeye gerek olmadığını söyleyen Hasan Hüseyin Şenyıl, 'Atsın onun yenisini alsın. Şu anda ben tek kaldım ama bunu da öğrenecek kimse yok. Biz de yaşlandık, rahmetlik olursak bundan sonra bu iş Konya'da biter. Türkiye'de 20-30 kişi, 40-50 kişi belki çıkar. Başka yerlerde de bana iş gönderenler oldu. 'Bizim burada yok böyle bir iş yapan' diye. Mesela bana Kütahya'dan iş gönderdiler. Ben burada yaptım kargo ile tekrar gönderdim. Mersin'den geldi yaptım gönderdim. Az iş de bu örgü işi, zor iş, sabır işi. Hemen şipşak olsun, hemen para kazanayım öyle bir şey yok. Kolay para kazanmak yok, emek ister' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Burası 12 metrekare, 4'ü kira 8'i benim kendi dükkanım'</p>

<p>Gençlerin bu mesleğe sabretmesi durumunda örgücü olabileceğini ifade eden Şenyıl, 'Ama başta bir terzi olmalı. Terzi olmazsa olmaz. İlla terzi olacak. Terzi olduktan sonra bu örgüyü öğrenmesi lazım. Bu iş terzi olmazsa yapılmaz. Muhakkak temelde terzilik şart. Biz alıştık, ömrümüz burada geçti. Burası maneviyatı çok yüksek bir yer. Bedesten içi, Kapu Camisi, Aziziye Camisi yanımızda. Yani ezan okunuyor hemen camiye koşuyoruz, bulunmaz bir nimet bizim için bu. Burası 12 metrekare, 4'ü kira 8'i benim kendi dükkanım. Benim çok işime yarıyor. Burayı benden başkası kullanamaz. Çünkü çıkacak yeri yok. Emekliyim, burada böyle vakit, ömür geçiriyoruz. Eski işlerimiz de kalmadı şu anda, işler çok durgun' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABERLER, Haberde insan, Konya</category>
      <guid>https://mansetgazetesi.net/12-metrekarelik-dukkanda-igne-ile-dokuyarak-gecen-omur</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/06/agency/iha/12-metrekarelik-dukkanda-igne-ile-dokuyarak-gecen-omur.jpg" type="image/jpeg" length="89108"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
