Bugün, 15 Ağustos 2022 Pazartesi

Ahmet YEŞİL


MUSKAYSA MUSKA!..

MUSKAYSA MUSKA!..


 

Sonradan olma “ŞIH” olursan,

Kerametin de sorgulanır elbet…

Malum,

Çağımızın vebası korona tedavisi için başta Adıyaman´ın şıh´ı! olmak üzere,

Antep,

Konya,

Bursa,

En çok İstanbul,

Ankara şıh´ları  bir şeyler önerdi sumak gibi,

Sarımsak gibi,

Limon,

Zencefil gibi, hepsinin fiyatı da tavan yaptı bir anda…(cüppeli adaşımı muaf tutuyorum, o henüz ağzını açıp laa demedi bu konuda, zaten yanmaz kefen ve cennete transit götüren terlikle zirve yapmıştı kerametinde, zirvede yatıyor şu an yorgan-döşek!)

Patlıcandan başladım!..

Hıyar belki ancak,  renginin ve tadının çekiciliğinden havuç da olabilirdi…

Ama

Kesin,

Keçiboynuzu, dedim!..

Keçi boynuzunu alacaksın,

Hakiki Akçay ezmesi sızma zeytinyağının içinde yirmi dört saat bekletip iyice yumuşattıktan sonra, bir iki damla limon, mini minnacık sirke, bir iki diş ezilmiş sarımsak az birazda nar ekşisi ile harmanladıktan sonra elini başına koyarak bildiğin dua eşliğinde “Yeşil baba kehanet ve kerametinden sual olunmaz” deyip hatur hutur yiyeceksin bir ay boyunca,  bak bakalım korona dahil ceza evinden salıverilen  tecavüzcü, katil, tahsilatçı, sübyancı, rüşvetçi, haramzade, bide tosuncuk yanına yakınına yaklaşabiliyor mu, dedim di:

Dediğimle kaldım!..

Başta kanatlandırıp uçuracaklarına inandığım müritlerim sorguladı,

-olur mu şeyhim diye,

Önerdiklerim de taban yaptı zaten sarımsak hariç!.. (Allah müridin şeyhini sorgusuz sualsiz uçuranından versin, amin!)

Adı Mücahit, efendi hazretlerinin!..

Her gün dandik bir televizyon kanalında kerametlerini sıralıyor müritleri, kendiside hastalık dahil neyi varsa talep edenin, sorgulayıp şahsına sadık üç harfliler (cin!) vasıtası ile sorunu kökten hallediyor yüz otuz dokuz lira yetmiş beş kuruş karşılığında. ( yüz kırk yada yüz otuz beş gibi yuvarlak bir rakamın neden kullanılmadığını, kırk yıl ticaret yapmış biri olarak biliyorum ki,  küsurat, alıcı üzerinde en önemli inanç ve güven  aracıdır!)

Televizyondan anons edilen telefon numarasını arayan Ümit abi, başındaki çıbanla ilgili sorunu anlatıyor muhatabına…

 iki gün sonra dönüyorlar,

Ve

“Şeyh mücahit hazretleri sizin derdinizle ilgili iki gün istihareye yattı ve eviniz de size  yapılmış en tehlikeli ve hayati önem de olan,  yani basiretinizi-kısmetinizi ve sağlığınızı bağlayan kilit! Muskası yapılmış olduğunu gördü. Size  musibetlerden korunmanız, başınızdaki ve evinizdeki belaları def etmeniz  için, bir muska yazdı az sonra kargoya vereceğiz… hediyesi yüz otuz dokuz lira yetmiş beş kuruştur…

Demem o ki kısaca,

İstihareyse istihare,

Muskaysa muska,

Okuyup-üflemekse dik alası bende!..

Mücahit gibi şekil ve şikir kaygınını da gördükten sonra,

Sorgulamayacak mürit arıyorum kendime!!