Bugün, 15 Ağustos 2022 Pazartesi

Ahmet YEŞİL


HDP´YE Mİ?!

HDP´YE Mİ?!


Yıl 1979,

Aylardan aralık..!

Son hafta falan sanırım.

Rahmetli Erbakan, rahmetli Türkeş ortaklığı ile Süleyman Demirel başbakanlığın da yeni hükümet kurulmuş, daha önce ki MC hükümetleri döneminde olduğu gibi ülke yine kan gölüne dönmüştü.

Mahalleler bölünmüş,

Şehirler kutuplaşmış,

Akraba-hısım birbirine gidip gelmeyi kesmiş durumdaydı.

Bu ahval ve şerait içerisinde kendisine vazife çıkaran Türkiye Sosyalist İşçi Partisinin gençlik örgütü Sosyalist Gençlik Birliği,

Sincan´dan başlattığı “faşizme geçit yok” yürüyüşünü,

Kırıkkale´de sonlandırmak istemişti,

Ve

Bizde bu eyleme cevaz vererek hazırlandık Kırıkkaleli demokrat- solcu-sosyalist güçler olarak.

Nokta mevkiin de karşıladık Ankara´dan gelenleri.

Beşerli sıralar halin de,

Tam bağımsız Türkiye…

Ne nato-ne cento, kahrolsun Amerika…

Yanki go home…

Faşizme geçit yok gibi sloganlar eşliğinde Cumhuriyet meydanına kadar yürüdük yaklaşık bin kişi.

 Bin kişi falandık ama arada polis ve diğer güvenlik güçleri olmasa, bizi param parça edecek en az beş bin kişi de sessiz bir yürüyüşle yan yollardan korteji takip ederek Cumhuriyet meydanının etrafını kuşattı.

Ancak,

Yıldız hamamının oradan gelip meydana açılan yolun solundaki tepede, yani Mustafa Keskin dayının evinin önündeki kalabalık, diğerlerine göre hem çok gürültülü, hem de çok hareketliydi.

Bir şeyler olacağı kesindi ama ne?!

Konuşmacıları dinlerken gözümüz de ordaydı.

Nitekim;

Konuşmalar bitmek üzereyken o tepeden kurşun yağmaya başladı üzerimize..!

HDP´nin isteği,

AKP ve MHP´nin çekimserliği ile seksen yıldır Türk´ün olan ve her okulda okutulmasından onur-gurur ve kıvanç duyulan “andımız” Danıştay kararı ile ilelebet yasaklandı bu topraklarda…

İyi parti kararı telin için Cuma günü cumhuriyet meydanın da eylem yaptı,

Ve ben de katıldım.

Andımızın sonun da “ ne mutlu TÜRKÜM diyene” diye avaz avaz bağırırken yanımda, 1979 yılın da Mustafa Keskin dayının evinin önünde biriken hareketli-gürültülü ve bize kurşun sıkan gurubun içerisinde bulunan ve hayatta kalan birkaç “eski ülkücü”  arkadaşım da vardı.

Ve

Ben bu durumu yarattıkları için  andımızın kaldırılmasını isteyen HDP´ye mi, destek olan AKP´ye mi, çekimser kalan MHP´ye mi teşekkür etmeliyim, bilmiyorum!..

Bildiğim,

Mevzuubahis vatan ve Türklük şuuru ise, gerisi teferruat oluyor.