Bugün, 15 Ağustos 2022 Pazartesi

Ahmet YEŞİL


GÜNAH KEÇİSİ!..

GÜNAH KEÇİSİ!..


“ Eşeğini dövemeyen kürtününe çalarmış sopayı” sözü,

Tam da bu iş için söylenmiş nerdeyse…

Malum;

Çinli´nin kedi-köpek,

Yarasa-kertenkele,

Sıçan-mıçan menüsünden çıktığı söylenen (öyle olmadığı açıklandı sonunda dünyanın en büyük provakatif ve iftiracı ülkesi Amerika tarafından.)

Ve

Dünyayı kasıp kavuran Covid-19´a karşı bilinen en önemli tedbirin,

Şimdilik, sosyal mesafe olduğu  herkesin uhdesinde.

İlk çıktığı andan itibaren konunun uzmanı,

aklı yetik,

Ehil,

Müdürü-danışmanı,

Bakanı,

Bakmayanı kim varsa,

“Eskiyi unutun kardeşim, yok öyle sarılmak, öpüşmek, sürtünüp-kucaklaşmak, bu namussuz dokunmakla bile geçebiliyor insandan insana” dedi…

Yine malum;

Almanya´da şu kadar ölüm,

İspanya´da bu kadar,

Çin şapa oturmuşken,

İtalya kökten “mafiş”  haberleri arasında biraz korkudan,

Biraz düşmanın seçilemeyişinden,

En çok da maskesizlikten hepimiz eve kapanmış,

Ve kimseye dokunamamıştık aylarca.

Hatta,

Öyle abarttık ki temassızlığı,

Akşam  koynuna aldığı nikahlısını sabah,

Nerdeyse arabasına almayacaktı adam, sanki azrailiymiş gibi.

Hal böyleyken,

Zenginlik ölçü birimimiz “buzdolabının” boş olduğunu gördü vatandaş.

Devlete baktı bir an,

Devlet maske dağıtmaktan bile aciz!..

Çıktı mecbur sokağa, buzdolabını  kullanım amacına uygun, doldurmak için.

Devlet de mealen bakamıyorum, “çıkın ama!” dedi, ‘´AMA´´sının ne olduğunu söylemeden,

Camileri açtı!..

 Otelleri açtı.

Pazar yerlerinde denetim kalmadı.

Tatil beldeleri full çekerken,

Seyahat özgürlüğü tanındı.

Ayasofya açıldı Ayasofya!..

Türkiye´nin her yerinden 350 bin insanın ıtış-tıkış,

Üst-üste,

Maskesiz-korunaksız katılımıyla üstelik…

 Geldi mi, bugün en fazla 150-200 kişinin her türlü tedbir alınarak yapmaya çalıştığı “DÜĞÜNLERİ” Covid-19´un yayılma sebebi gösteren gazeteci kardeşlerimin aklına…

Her gün,

Her saat, düğün de düğün, düğün de düğün diye yazıp-çizerken, birçok belediyenin organize edip İstanbul´a saldığı adamların dönüşte, “ karantinaya alınmaları gerekir” diye yazdıklarına rastladınız mı hiç?

Eşeğini dövemeyen kürtününe çalarmış sopayı misali,

Düğüncülere,

Düğün salonu sahiplerine yüklenmek,

Onları suçlamak, kolay!.. ( Şu an sadece ve sadece düğün salonları her gün ilaçlanıyor, her  türlü tedbirle birlikte denetimleri yapılıyor.)

Sıkıyorsa,

Bir de üçüncü havalimanı yapımında çalışan ve Corona´ya yakalanmış insanların karantinasız-testsiz tetkiksiz ve üstelik  valilik oluru ile Türkiye´nin her yerine dağıldığını yazsalar ya!..

Demem o ki,

Nusret “et” şovuna devam ederken, toplu taşıma paket,

Jet sosyete için tekne partisi moda,

Ve

Ayasofya mitingi, toplu ziyaretler, Cuma namazları, cenazeler, piknik alanları, tatil beldeleri-oteller ve Pazaryerleri ortalık yerde dururken,

 Ve

Bunlar tüm hızı ile sürgit devam ederken,  tek satır söz edemeyenlerin,  düğün salonu sahiplerini günah keçisi ilan etmesi ilginç,

Bir o kadar da manidardır!..