Bugün, 15 Ağustos 2022 Pazartesi

Ahmet YEŞİL


GÖSTER BAKIYIM!..

GÖSTER BAKIYIM!..


Adam! elleri kıçında,

Maskesi bıyığının altında,

Süklüm-püklüm,

Ağzı açık ayran delisi gibi yanaşıyor röportaj yapan muhabirin yanına.

Sormuş spiker,

Muhatabı bahsediyor geçinememekten,

İşsizlikten,

Hayat pahalılığından,

Ekmekten-aştan falan…

Tam o esna da,

Dalıyor araya mıy mıy bir sesle kıçındaki elini indirmeden…

-cep telefonuna bi bakayım hele!..

-hayır mı ne yapacaksın benim telefonumu?

-bakıyım-bakıyım!..

-aha bak!

- yav hayat pahalı diyon, on bin liralık cep telefonu taşıyon, bak benim telefonum eski model bazen heç çalmıyo bile!..

Geldiğimiz nokta da Türkiye´nin durumu ve özeti bu!..

Zenginliğin ve refahın,

Huzur ve rahatın,

Dindarlığın ve milliyetçiliğin göstergesi yine gavurun! Yaptığı eski tip cep telefonu!..

Yenisi,

Yani akıllı olanı,

Görsellik taşıyanı,

Çocukların ders aleti,

İş adamlarının olmazsa olmazı,

İş adamı olmayanın arkadaşı,

Hayatı basitleştiren elemanı,

İletişimi ve her türlü bilgiyi arşivleyen ve sunan,

Bir anlam da insanın ikinci hafızası olanı ise, savurganlığın ve israfın,

Doların artmasının,

İnsanların işsiz kalmasının,

Eve ekmek götürülememesinin,

Boşanmaların,

Kadın cinayetlerinin,

Hırsızlığın,

Yolsuzluğun,

Erkandan olanın çift maaşının,

Merkez bankası başkanının değişmesinin,

Osman Öcalanın TRT´ye çıkarılmasının,

Apo´nun mektubunun Diyarbakır meydanında okutulmasının,

18 adanın Yunana kaptırılmasının,

Türk´üm demenin kafatasçılık sayılmasının,

TC ibaresinin resmi dairelerden kaldırılmasının,

Hatta

Pudra şekeri ile kafa bulmayı icat etmenin tek ve biricik sebebi..!

Ağzı açık ayran delisi gibi yanaştığı muhabire, derdini anlatanlara “göster bakıyım telefonunu” diyen zıbıdık haklı bence…

Zor olanı yapıp,

Yurt dışın da yüz-iki yüz lira olan telefonlar neden biz de on bin lira diye sormak yerine, ona sahip olmak için ekmeğinden aşından kesmek zorunda kalan insanlarımızı anlamasını da beklemiyorum tabi ki…

Çünkü,

Adamın niyeti kendi halinde karnını doldurup, sağa-sola bakınıp, tavşan boku gibi akıp kokmadan geçip gitmek bu dünyadan…

Ne ilgilendirir onu dünyayı kiminle paylaştığı, kimin nasıl ne ile yaşayıp geçindiği…

Karnını dolduruyor ya sen ona bak!..

Göster bakıyım telefonunu! Hepsi bu!