Bugün, 15 Ağustos 2022 Pazartesi

Ahmet YEŞİL


FIRFIRİK AHMET!..

FIRFIRİK AHMET!..


Beş kız bir oğlan,

Derken,

Fırfırik Ahmet abiyi bulmuş uzun uğraşlar sonunda Yakup baba.

Hanesine şenlik olmuş,

Gönlüne eğlence.

Ağlamış onunla-gülmüş onunla dertleşmiş onunla.

Ahmet olmadan olmaz!..

Aş pişmez,

Tencere kotarılmaz, sofraya oturulmaz.

Ahmet her şeyi doğduktan sonra Yakup babanın kısaca,

Yaşam kaynağı-hayat pınarı.

Çocukluğumda hatırladığım, ki onun delikanlılığına denk geliyor,

Herkes için aynıydı kulakları çınlasın.

Ahmet olmadan mahalle olmazdı.

Paylaşımcıydı,

Sırdaş- gardaştı bir dilim ekmeğini bölüşen kadın kız bütün mahalleyle.

Yedi emindi.

Kimin neyi varsa kabul eder emanete,

Teslim edinceye kadar uykular girmezdi gözüne.

İşçi oldu makine kimya da.

Hatırlıyorum,

Ay başı akşamını iple çekerdik mahallenin çocukları mahallenin girişinde Ahmet abiyi beklerken. Bir eli Naciye ablanın ısmarladığı kese kağıtla doluyken diğer eliyle cebinden çıkardığı leblebi ve kınalı şekerleri avuç avuç dağıtırdı biz veletlere.

Yetmedi MKE´den kazandığı mahalleliye,

Turşu kurdu yaz boyu güzün satmak için mesai saati dışın da kalan zaman da.

Fırfırik dedi adına!..

Dört tekerlekli el arabasına yüklenir kazanlar çeşit çeşit turşuyla sabahtan,

Yola düşerdik bütün mahallenin çocukları avaz avaz bağıra-çağıra,

Fıııırrrfııriiik!..

Ve akşama bir şey kalmazdı tezgahta.

Turşu satardık sadece.

Satar,

Bölüşürdük.

Kimimize kınalı şeker,

Kimimize kırık leblebi,

Kimimize keçi boynuzu düşerdi.

Ve

Mutlu olurduk.

Su gibi aktı zaman.

Ne mahallenin sesi nefesi,

Ne bebesi ne ebesi,

Ne turşunun adı kaldı fırfırik,

Zamanın ruhu da yenik düştü tükenen ahir ömür de her şey gibi.

El bitti,

Ar bitti,

Haya bitti,

Şehir bitti,

Ülke bitti geçen zamanla.

Mahallenin delikanlısının peşine takılıp Fırfırik satan çocuklardan pudra şekeri niyetine “afyon çekip ülke satan bebelerin zamanına geldik.

Yazıklar olsun!..